Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/719 E. 2023/12645 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/719
- Karar No
- 2023/12645
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/162-2021/161 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun usulden reddi/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2018 tarihinde davacının idaresindeki araç ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 20.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 41.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dosyaya sunulan Servergazi Devlet Hastanesinin epikriz formu incelendiğinde, davacının karaciğer ve safrakesesi yaralanması nedeniyle hastane yatışının yapıldığı ve bu nedenle ameliyata alındığı, davacının özgeçmiş kaydında daha önce mide delinmesi nedeniyle operasyon geçirdiği, servikal bt de travmaya bağlı pataloji olmadığı, vertebra btlerinde T8 yükseklik kaybının eski olduğu, cerrahi girişim gerektirir patolojisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Aydın Devlet Hastanesinin 02.12.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda T8 nedeniyle verilen % 23’lük engel oranı tesit edilmiş ise de; uyuşmazlık konusu 10.08.2018 tarihli trafik kazası sonrası davacının “akut batın” nedeniyle opere edildiği, servikal bt de travmaya bağlı patoloji olmadığı, vertebra bt lerinde T8 yükseklik kaybının eski olduğu, cerrahi girişim gerektirir patolojisi bulunmadığı hastane epikriz formu ile sabit olduğundan, sunulan engelli sağlık kurulu raporunda belirlenen engel oranı ile trafik kazası arasında illiyet bağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçelerle aleyhine başvuru yapılan sigorta kuruluşuna “maluliyetin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunu” gösteren gerekli belgelerle ve geçerli başvuru yapılmadığından davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmasında hukuki yararın bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı..." gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan Aydın Devlet Hastanesinin 02.12.2019 tarihli raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde ise dava şartı eksikliğinin tamamlanması için taraflarına usulüne uygun hazırlanmış yeni bir rapor almaları için süre verilmesi gerektiğini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hakem heyetinin ara kararı ile, davacının maluliyeti ile uyuşmazlığa konu 10.08.2018 tarihli kaza arasındaki illiyet bağının tespiti ve maluliyet durumunun değerlendirilmesi için adli tıp uzmanı bilirkişinin görevlendirilmesine karar verildiği, ara karar uyarınca alınan adli tıp bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.02.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlenmesinin davalının sorumluluğu açısından zorunlu olduğu, davacının maluliyeti ile uyuşmazlığa konu trafik kazası arasında illiyet bağı tespit edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan 02.12.2019 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, İtiraz Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca alınan adli tıp bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.02.2020 tarihli raporun tek hekim tarafından hazırlanması sebebiyle usulüne uygun olmadığı, dosyadaki maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, aksi kanaate olunması halinde ise İtiraz Hakem Heyetince yeni bir maluliyet raporu alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının dosyaya sunduğu Aydın Devlet Hastanesi'nin 02.12.2019 tarihli raporunun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılamamış olup, bu nedenle söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür. 10.08.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının dosyaya sunduğu Aydın Devlet Hastanesi'nin 02.12.2019 tarihli raporunda belirlenen maluliyetin davaya konu trafik kazası ile illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, söz konusu karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin ara kararı uyarınca alınan adli tıp bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.02.2020 tarihli rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmış olup, İtiraz Hakem Heyetince alınan 25.02.2020 tarihli raporun davacı muayene edilmeksizin ve tek hekim tarafından hazırlanmasına göre bu raporun da hükme esas alınamayacağı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davacının dosyaya sunduğu Aydın Devlet Hastanesinin 02.12.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen T8 çökme fraktürünün davaya konu 10.08.2018 tarihli trafik kazası ile illiyet bağının sabit olup olmadığı, söz konusu rahatsızlığın davacıda kazadan önce de olup olmadığı hususu dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenerek ve davacı bizzat muayene edilerek, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, özellikle davacıda mevcut T8 çökme fraktürünün davaya konu trafik kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun da değerlendirilmesi suretiyle, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, varsa maluliyetin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyetin süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.