Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9912 E. 2023/12650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9912
- Karar No
- 2023/12650
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/756 E., 2021/755 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.10.2019 tarihinde davacı yayaya kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini 102.097,92 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza soruşturma dosyasında alınan 13.01.2020 tarihli kusur raporuna göre sigortası olmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapordaki % 5,1 maluliyet oranı üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davacının davalıya 16.11.2019 tarihinde başvuru yaptığı, davalının 8 işgünü sonrası olan 27.11.2020 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 102.097,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 13.649,22 TL tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının belirlenen hakem hastaneye başvuru yapmadan tahkim başvurusunda bulunduğunu, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde 12 yaşında olduğunu, davacının anne babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dosya kapsamında kusur raporu alınmadan ceza soruşturması aşamasında alınan kusur raporunda belirtilen %100 kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, faize hükmedilecekse bile faizin dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulünce hazırlandığı, davacı muayene edilmek suretiyle illiyet bağı kurularak davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespit edildiği, ceza soruşturma dosyasında alınan 13.01.2020 tarihli kusur raporuna göre sigortası olmayan aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, dosyada mübrez deliller ile söz konusu raporun uyumlu olduğu, kusur tespitinde hata olmadığı, progresif rant yöntemine göre tazminatın hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, temerrüt tarihinin doğru olarak tespit edildiği, davacı lehine AAÜT'ye göre tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda kaza tarihi 26.10.2019 olup; 16.07.2007 doğumlu olan davacı, kaza tarihinde 12 yaşındadır. Kaza tarihi itibariyle davacı çocuğun maluliyet oranının Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmekle birlikte, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelikte maluliyet oranının rakamsal olarak belirlenmediği görülmektedir. Anılan Yönetmeliğin 14 üncü maddesine göre 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılacağı, kaza tarihinde erişkinler için geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesine göre 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine erişkin açısından yapılan atıfların da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılacağı anlaşılmaktadır. Kaza tarihi 26.10.2019 olup, bu tarihte Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, kaza tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin geçerli olduğu anlaşılmasına göre, davacı çocuğun maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde yapılan atıf uyarınca kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.11.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti kaza tarihinde yürürlükte olmayan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre % 5,1 olarak belirlenmiş, yine aynı raporda Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti % 5 olarak belirlenmiştir. Raporun yukarıda açıklandığı şekilde Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Yönetmelik kapsamında yapılan atıflar uyarınca Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir. Rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli kabul edilmemiştir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içinde nöroloji uzmanı doktorun da bulunduğu heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.