Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6717 E. 2024/1141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6717
- Karar No
- 2024/1141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/216 Değişik İş, 2022/216 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4658 DAVA TARİHİ : 27.07.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Kabulü ile Başvurunun Usulden Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/179565 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.06.2014 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracı yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı için 100,00 TL ve tedavi gideri için ödediği 6.156,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini, 26.10.2021 tarihinde toplam 68.136,23 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usule aykırı olduğunu, maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, 13.06.2014 tarihli kazaya bağlı yaralanmasının davacıda sürekli maluliyete sebebiyet vermediğinin alınan medikal rapor ile tespit edildiğini, müvekkili şirketin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılmasını ve emniyet kemeri takılı değilse müterafik kusur indirimi uygulanması gerekeceğini ve temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araç sürücüsünün tek taraflı kazada %100 kusurlu olduğunun trafik kazası tespit tutanağı ile belirlendiği; davacının sunduğu raporda, davacının maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiği ve bu raporun karara esas alındığı; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle tazminatın hesaplandığı aktüer raporunun benimsendiği davacının talep ettiği tedavi giderinin makul görülen 2.000,00 TL'lik kısmının kabulünün uygun değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 63.980,23 TL tazminatın 21.05.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hakem heyetine başvurudan önce müvekkiline usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, 13.06.2014 tarihli kazaya bağlı yaralanmasının davacıda sürekli maluliyete sebebiyet vermediğinin alınan medikal rapor ile tespit edildiğini, kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri takılı değilse müterafik kusur indirimi uygulanması, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve vekalet ücretinin hesaplanacak nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini belirterek kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile itiraz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlendiği kaza tarihinde Maluliyet Tespiti İşleri Yönetmeliği yürürlükte olduğundan raporun Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığı, hakemlerin Sigortacılık Kanunu 15. maddeye göre sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verebileceği gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile başvurunun usulden karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından hastaneye başvuru yapıldığını ve hastane tarafından yürürlükte bulunan yönetmeliğe göre rapor düzenlendiğini, düzenlenen raporun kaza ile ilgili olduğunun raporda belirtildiğini, İtiraz Hakem Heyetince kararda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor alınması gerektiği belirtilmişse de bu Yönetmelik'in yürürlükten kalktığını, ayrıca İtiraz Hakem Heyeti'nin kesin süre vererek usuli eksikliğin tamamlanmasını sağlayabileceğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 ila 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının davalı ... şirketine başvurusu sırasında ibraz ettiği ve maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu 06.04.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranını %5 olarak belirlediği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve gerekiyor ise bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıyı bizzat muayene ederek bağlı oldukları mevzuat uyarınca, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları veya Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu nedenle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.