Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6986 E. 2023/10066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6986
Karar No
2023/10066
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/634 E., 2022/927 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kesinleşen hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.10.2009 tarihinde davacının aracı ile seyir halinde iken araç arızası nedeni ile yolda duran davalı ...’ın sürücüsü ve davalı müflis şirketin işleteni olduğu aracın yola akıttığı yağ nedeni ile davacı sürücünün kayarak bariyerlere çarptığını, araçtan indikten sonra arkadan gelen davalı ...’un sürücü, davalı ...’ün maliki ve davalı ... şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın yaya haldeki davacıya çarpması ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 07.12.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 723.598,74 TL’ye yükseltmiş, ıslah dilekçesinde davalıların kusur durumlarına göre davalı sürücü ... idaresindeki araç yönünden bu davalıların kusuruna göre 103.371,20 TL ve diğer aracın kusuruna göre diğer davalıların 620.227,24 TL'den sorumlu tutulmaları talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... Sigorta A.Ş. şirketi vekili, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, kusurlarının olmadığını, istenen tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2011/826 Esas, 2016/177 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat talebinin kabulü ile 723.598,44 TL maddi tazminatın tüm davalılardan (davalı ... poliçe limiti ile ve kaza tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak şartı ile) kaza tarihi olan 23.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın davalıların kusur oranına göre ayrı ayrı sorumlu tutulması talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve Carer Motorlu Araçlar Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından; süre aşılarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 25.02.2021 gün 2020/2691 E 2021/1962 K sayılı ilamı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olup, davalı ... vekilince süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Dairenin 24.02.2022 tarihli 2021/19027 esas 20223335 karar sayılı ilamıyla;'' Her ne kadar, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce düzeltilerek onanmış ise de;davacı tarafın ıslah dilekçesinde davalıların kusurları oranında sorumlu tutulmaları yönünde talepleri olduğu görülmekle toplam maddi zarardan tüm davalıların müşterek müteselsilen sorumlu tutulmaları yönünde hüküm kurulması isabetli görülmediğinden, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.02.2021 gün 2020/2691 2021/1962 E-K sayılı düzelterek onama ilamı ortadan kaldırılarak davalılar ... Sigorta,..., ..., ... vekillerinin temyiz nedenlerinin incelenmesine geçilmiştir; 2-Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece 17/03/2020 tarihli ek kararda davalı tarafından kesin süre içinde eksik harcın (13.211,13 TL nispi harç) yatırılmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine karar verilmiş; bu ek karar da, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin, hükmü temyiz eden davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 17.03.2020 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın onanması gerekmiştir. 3-Gerekçeli karar davalı ... vekiline 27.06.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ... vekili, kararı 01.08.2019 tarihinde maktu harç yatırarak 11.07.2019 tarihinde temyiz etmiştir. Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi, süresinde olmadığından davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 4-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 5-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı dava dilekçesinde maddi tazminat olarak (fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle) 50.000 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de, yargılama sırasında kusur raporları alınmış, davacı vekili 07.12.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 723.598,74 TL’ye yükseltmiş, ancak ıslah dilekçesinde; davalıların kusur durumlarına göre davalı sürücü ... idaresindeki araç yönünden bu davalıların kusuruna göre 103.371,20 TL ve diğer aracın kusuruna göre diğer davalıların 620.227,24 TL den sorumlu tutulmaları talebinde bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece davacı tarafın ıslah dilekçesi dikkate alınarak davalı (sürücü) ... yönünden kusuru oranında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde talep aşılmak suretiyle toplam zarardan davalı ...'un müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına dair yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 6- Davalı ... Sigorta A.Ş kazaya neden olan karşı aracın trafik sigortacısıdır. a)2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları’nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Somut olayda; dosya içerisinde davalı ... şirketine başvuru yapıldığına ilişkin belge bulunmamasına göre, davalı ... Sigorta A.Ş’nin dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden hükmedilen tazminatın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken, kaza tarihinden faiz yürütülmesi hukuk ve yasaya uygun değildir. b) Davalı ... Sigorta A.Ş, harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olunan poliçe limitinin toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumludur. Mahkemece, harç vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri belirlenirken davalı ... şirketinin sorumlu olduğu limitin gösterilmesi gerekirken bu giderlerin tamamından sorumlu tutulması isabetli değildir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak bozma kapsamında yapılan yargılama neticesinde maddi tazminat davasında, davalılar ..., ..., Carer Motorlu Araçlar San. ve Dış Tic. A.Ş. Yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden bu taraflar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davalılar ... ve sigorta şirketinin kusur oranına göre hesaplanan maddi tazminat miktarından sorumlu bulundukları gerekçesiyle , maddi tazminat davasında, davalılar ..., ..., Carer Motorlu Araçlar San.ve Dış Tic. A.Ş. Yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden verilen ilk karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. Yönünden maddi tazminat davasında davacı tarafın ıslah dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kabulü ile 103.371,20 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den (davalı ... poliçe limiti ile ve dava tarihi olan 21.10.2011 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olmak şartı ile) kaza tarihi olan 23.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde ve tüm yargılama sürecinde davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının istenildiğini, diğer davalılarla birlikte davalı ...'un da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ...Ş. yönünden kararın faiz ve yargılama masrafları yönünden bozulduğunu, davalı ... aleyhine hükmedilen tazminat miktarı yönünden bozma olmamasına karşın bozma sonrası mahkemece davalı ...Ş.'nin de davalı ... gibi 103.371,20 TL'den sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozulan ilk karar verildikten sonra davacı tarafından müvekkili aleyhine açılmış olan İstanbul 32. İcra Müdürlüğü 2016/19666 Esas sayılı dosyasına da müvekkille birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olan diğer davalı ... tarafından ilamda yazılı borcun ödendiğini, icra dosyasına davalı ... Sigorta tarafından 23.06.2016 tarihinde 254.363,14 TL ve 14.07.2016 tarihinde 2.653,97 TL ödendiğini, bu hususta mahkemeye bilgi verildiyse de bu durumun gözardı edildiğini, dolayısı ile ilamda müvekkilinin sorumlu tutulduğu borç miktarı icra dosyasına sigorta şirketi tarafından ödendiğinden dolayı yerel mahkeme tarafından müvekkili hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 nci ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bozma ilamında, davalı ...'ün temyiz dilekçesinin süresinde olmaması nedeniyle reddine karar verildiği, bozma sonrası verilen kararı temyiz etmekte davalı ...'ün hukuki yararı olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının zarara uğramasına neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı olan davalı ... (...) Sigorta A.Ş. hakkında mahkemece kurulan ilk hükmün adı geçen davalıya yüklenen yargılama giderleri ile davalı aleyhine temerrüt tarihinin hatalı belirlendiği gerekçesiyle bozulmasından sonra yapılan yargılamada davalının 103.371,20 TL maddi tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacı vekilinin bu davalı için tazminatın eksik belirlendiğine ilişkin itirazlarını da kapsayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı trafik sigortacısının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacının maddi zararının 723.598,74 TL olarak hesap edildiği, mahkemece tüm davalıların müteselsilen sorumluluğuna dair verilen ilk kararın kusur oranında sorumluluğa karar verilmesi yönünden bu davalı yararına bozulmadığı, davalı sigortacının yargılamanın devamı sırasında (23.06.2016 ve 14.07.2016 tarihlerinde) 257.000,00 TL civarında tazminat ve fer'ilerine ilişkin ödeme yaptığı dikkate alınarak davalı sigortacının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekeceği açıktır. Bu itibarla; davalının ödeme yaptığı icra dosyası ilgili yerden getirtilerek ödenen tutarın ne kadarının asıl alacağa ne kadarının tazminatın fer'ilerine ilişkin olduğunun saptanması gerekir. Bu araştırma yapılmadan karar verilmesi, eksik inceleme niteliğindedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; ilgili icra dosyası getirtilmek suretiyle davalı sigortacının ödediği tutarın poliçe teminat limiti olan 150.000,00 TL ve bu limite göre belirlenen fer'ilere ilişkin olduğunun saptanması halinde, davalının limitle sınırlı sorumlu olması nedeniyle aynı hükmün kurulması; davalının ödediği tutarın 103.371,20 TL asıl alacak ve bu alacağa göre belirlenen fer'ilere ilişkin olduğunun saptanması halinde ise davalının 150.000,00 TL'lik poliçe teminat limiti dahilinde tazminattan sorumlu olduğuna karar verilmesi için hükmün davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi kanaatle hükmün onanması kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6986, K. 2023/10066, T. 02.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6986-e-2023-10066-k-68ee8ab20cfc