Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6864 E. 2023/10527 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6864
- Karar No
- 2023/10527
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1100 E.- 2022/1061 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/KIT-2249 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2018/38910 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin itirazlarının kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm tesisine ve davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı araçta yolcu olarak bulunduğunu, aracın 03.12.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, desteğin hayatını kaybettiğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 4.500 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL cenaze ve defin giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla taleplerini ... için 119.535,00 TL, ... için 29.884,00 TL, ... için 5.219,00 TL, ... için 41.181,00 TL, ... için 36.373,00 TL, ... için 16.420,00 TL olmak üzere toplam 248.612,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada vefat eden göçmenlerin ülkeye kaçak yollarla girdiğini, davacıların desteği dahil hiçbirinin çalışma izninin olmadığını, varsa izin belgelerinin dosyaya kazandırılması gerektiğini, bu nedenle hukuka aykırı olarak elde edilen kazançların tazminat hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile zarar arasında uygun illiyet bağının kurulması gerektiğini, davacıların kaza nedeniyle elde ettiği gelir varsa bunların tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacıların talep edebileceği faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; desteğin ülkeye kaçak yollarla giriş yaptığı ve göçmen kaçakçılığı nedeniyle güvenlik güçlerinin dur ihtarına uymayıp aracın seyrine devam ettiği sırada kazanın meydana geldiği, bu durumda desteğin zararın doğmasına kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, desteğin kusurlu davranışının destekten yoksun kaldığını iddia eden davacılara sirayet edeceği, bu durumda davacıların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, davacıların talebinin davalı sigortanın teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 03.09.2018 tarihli 2018/İHK-7250 sayılı kararı ile; desteğin ülkeye yasal yollarla girmemiş olsa da sigortalı araçta yolcu konumunda olması nedeniyle davacıların tazminata hak kazandığı, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazlarının kabulüne, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davanın kabulüne, ... için 119.535,00 TL, ... için 29.884,00 TL, ... için 5.219,00 TL, ... için 41.181,00 TL ... için 36.373,00 TL, ... için 16.420,00 TL olmak üzere toplam 248.612,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL cenaze ve defin giderinin 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 30.11.2021 tarihli 2021/4159 esas ve 2021/9380 karar sayılı kararı ile; " ...Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacılar Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince şikayetçilerin teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacıların teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. " gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılara teminat yatırmaları için süre verildiği, verilen sürede teminatın tamamlandığı, bu nedenle dava şartının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... için 119.535,00 TL, ... için 29.884,00 TL, ... için 5.219,00 TL, ... için 41.181,00 TL ... için 36.373,00 TL, ... için 16.420,00 TL olmak üzere toplam 248.612,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 500,00 TL cenaze ve defin giderinin 15.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazada vefat eden göçmenlerin ülkeye kaçak yollarla girdiğini, davacıların desteği dahil hiçbirinin çalışma izninin olmadığını, varsa izin belgelerinin dosyaya kazandırılması gerektiğini, bu nedenle hukuka aykırı olarak elde edilen kazançların tazminat hesabında dikkate alınmasının mümkün olmadığını, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak raporla tespit edilmesi gerektiğini ve davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıların eşi ve babaları olan desteğin yolcu olarak bulunduğu davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 03.12.2017 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacıların desteğinin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri ,5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davalının davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz talebi bakımından yapılan incelemede; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacıların, desteğin yolcu olduğu aracın davalı sigortacısından ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu, İtiraz Hakem Heyetince davacı ... için 29.884,00 TL, davacı ... için 5.219,00 TL, davacı ... için 36.373,00 TL ve davacı ... için 16.420,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının hüküm altına alındığı, davalı tarafından aleyhe hüküm altına alınan bu miktarlara karşı temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Temyiz edenin sıfatına göre, davalı aleyhine temyize konu edilen miktarlar davacı ... için 29.884,00 TL, davacı ... için 5.219,00 TL, davacı ... için 36.373,00 TL ve davacı ... için 16.420,00 TL olup ayrı ayrı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalının davacılar ... ile ...'e yönelik temyiz talebi bakımından yapılan incelemede; a. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminatın Belirlenmesi" başlıklı 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52 inci maddesinde ise, zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Somut olayda; kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacıların desteğinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın minibüs olduğu, aracın 5 kişi ile istiap haddinin aşıldığı sabittir. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından %20 oranında istiap haddinin aşılmasından kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir. b. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar ... ile ... lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ..., davacı ..., ... ve davacı ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ... ile ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 10.10.2023 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacılar desteğinin yolcusu olduğu araç minübüs olup tek taraflı kaza sonucunda ölüm meydana gelmiş; kaza tespit tutanağında istiap haddinin 5 kişi ile aşıldığı şeklinde tespit yapılmıştır. Sayın çoğunluk tarafından, davacılar desteğinin istiap haddi aşılmış araçta yolculuk yapmasının müterafik kusur olduğu kabul edilip tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira davacılar desteğinin yolcu olduğu minübüsün yaptığı kazanın oluş biçimi de dikkate alınarak davacılar desteğinin ölümüne yol açan yaralanmasıyla istiap haddinin aşılması arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Açıklanan biçimde yapılacak araştırma sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (2-a bendindeki) bozma gerekçesine katılmıyorum.