Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6749 E. 2026/4095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6749
- Karar No
- 2026/4095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2027 E., 2023/563 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.10.2019 tarihinde davacıların oğlu ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı otomobilin karıştığı çift taraflı trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak her bir davacı için şimdilik 250,00'şer TL olmak üzere toplam 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ... adresine göre davanın ... ... Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın desteğin kusuru ile gerçekleştiğini, ayrıca desteğin ehliyetsiz olduğunu ve tescilsiz motosiklete kasksız bindiğini, buna göre müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Eldeki davada; polis bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ...'ın asli ve ... 'nun tali kusurlu olduğu belirtilmiş, ancak kovuşturma aşamasında ... ATK'dan alınan 26.07.2021 tarihli rapor ile Mahkememizce ... ATK'dan alınan 21.09.2021 tarihli raporda ise kazanın münhasıran ...'ın kusuru ile gerçekleştiği ifade edilmiştir. Yine, yukarıda işaret edildiği üzere Mahkememizin 2020/488 Esas sayılı dava dosyasından alınan ... Trafik Kürsüsüne ait heyet raporunda ...'ın %75 ve ... ...'nun %25 kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anlaşıldığı üzere; soruşturma evresinde polis bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki kusur oranı ile Mahkememizin 2020/488 Esas sayılı dava dosyasından alınan ... Trafik Kürsüsüne ait heyet raporundaki kusur oranları birbiriyle örtüşmekte, ancak bu raporlardaki kusur oranları ile hem ceza mahkemesi hem de mahkememizce ... ATK Trafik Kürsüsü'nden alınan raporlardaki kusur oranları arasında farklılık meydana gelmiştir. Davaya konu trafik kazasının oluş şekli mezkur raporların tamamında aynı şekilde ifade edilmiş, raporlar arasında olayın ne şekilde cereyan ettiğine dair çelişki oluşmamıştır. Oluş aynı olduğuna göre, tarafların kusur oranları konusunda değerlendirme yapma yetkisi münhasıran mahkememize aittir. Kazanın, sigortalı araç sürücüsü ... ...'nun sevk ve idaresindeki otomobili ile yerleşim yeri içerisindeki aydınlatmanın mevcut olmadığı yol kesiminden seyir halinde ışık kontrollü yaya geçidine yaklaşırken istikametine yönelik yanan yeşil ışık sebebiyle seyrini sürdürdüğü sırada yolun sağından soluna manevra yaparak kısa mesafeden istikamet alanına giren destek ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması şeklinde gerçekleştiği, otomobil sürücüsünün şerit değiştirmeyi yasaklayan devamlı düz çizgi bulunan yolda sağ şeritte seyir halinde iken sola manevra yapan ve istikametini kısa mesafeden kapatan motosiklete ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre almış olduğu fren tedbirine rağmen çarpışmayı önleyemeyerek çarptığı, motosiklet sürücüsü ...'ın ise sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli yol kesiminde sağ şeridi takiben seyir halindeyken söz konusu trafik ışıklı yaya geçidi mahalline geldiğinde gidiş istikametine göre sol tarafında yayalar için mevcut bulunan orta refüj aralığına girmek niyetiyle aniden yolun sağından soluna manevra yaparak ve bu manevrası sırasında sol gerisinden gelen araç trafiğine dair gerekli-yeterli kontrolleri almayıp sol gerisinden gelen sigortalı aracın istikamet alanını kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Soruşturma aşamasında polis bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, sigortalı araç sürücüsünün hız sınırlarına riayet etmediği ve kontrolsüz araç kullandığı belirtilmiş ise de, ne ceza dosyasında ne de dava dosyamızda araç sürücüsünün hız sınırlarını aştığına dair bir delil vardır. Yine, aynı raporda ve Mahkememizin 2020/488 Esas sayılı dava dosyasından alınan ... Trafik Kürsüsüne ait heyet raporunda, araç sürücüsünün yaya geçidine yaklaşırken hızını azaltmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmış ise de, dava dosyalarında araç sürücüsünün hızını azaltmadığı yönünde bir tespit yapıldığına dair kayıt / delil yoktur. Aksine, ceza yargılaması sırasında dinlenen tanıklar, sigortalı araçta yolcu olarak bulunduklarını, olayın az gerisinde bulunan başka bir trafik ışığından çıkıp olay mahalline vardıklarını ve aracın hızlı olamayacağını, olayın aniden geliştiğini beyan etmişlerdir. Bu halde, kazanın motosiklet sürücüsü ...'ın kusuru ile gerçekleştiğinin ve sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Nitekim, mahkememiz, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve beraat kararıyla, ceza hakiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı değil ise de (TBK m. 74), sigortalı araç sürücüsü hakkındaki ceza davası, onun taksir düzeyinde dahi kusurunun bulunmadığı kabul edilerek beraat ile sonuçlanmış ve karar kesinleşmiştir. Bu sebeplerle, kazanın münhasıran desteğin kusuru ile gerçekleştiği değerlendirilmiş, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sorumluluk kapsamında olmadığı kabul edilerek, tazminat talepleri reddedilmiştir. Davacılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı gözetilerek, her bir davacı aleyhine vakalet ücretine hükmedilmiş, yargılama giderleri davacılara tahmil edilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yerel mahkemenin kazanın motosiklet sürücüsü ...'ın kusuru ile gerçekleştiğinin ve sigortalı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranının hatalı tespit edildiğini, kusur raporlarının çelişkili olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.