Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6745 E. 2025/12510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6745
Karar No
2025/12510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/458 Esas - 2023/764 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/3 96... /554 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müteahhit olduğunu, davacı ile arsa sahibi dava dışı ... arasında Samsun ...21.01.20 15... 9 yevmiye numarası ile düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacının inşaata başladığını, inşaat süreci devam etmekte iken davalı tarafından arsa sahibi dava dışı ... aleyhine Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/47 Esas sayılı dosyası ile tedbir talepli el atmanın önlenmesi (yıkım) davası açıldığını, iş bu davada mahkemece 19.04.2017 tarihli ara karar ile inşaatın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek 03.09.2019 tarihinde kesinleştiğini ve akabinde ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını,davalı tarafça haksız olarak açılan davada inşaatın durdurulması sebebiyle davacının inşaatı tamamlayamadığını ve maddi olarak zarara uğradığını, kredi borcunu ödeyemediği için icra takibine maruz kaldığını, ticari itibarinin zedelendiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın 19.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte, şimdilik 20.000,00 TL munzam zararın ise muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve yersiz olarak açılan davanın öncelikle görev, yetki, husumet, zamanaşımı, derdestlik, tahkim, iş bölümü şartları açısından incelenerek bu yönlerden reddi aksi halde esastan reddi gerektiğini, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/47 esas sayılı dosyasında ikame edilen davada mahkemece 17.03.2017 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporundaki fotoğraflar ile İlkadım Belediye Başkanlığına gönderilen 19.02.2018 tarih ve 75840 sayılı yazı ve ekindeki fotoğraflardan davacının ihtiyati tedbire rağmen inşaata devam ettiğinin anlaşıldığını, davacının davasını ispat edemediğini, zira dava dilekçesinde bahsi geçen icra ve kredilerle ihtiyati tedbir kararı arasında illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın zararın doğumuna ilişkin olarak ileri sürmüş olduğu sebeplerin ihtiyati tedbirden kaynaklandığı, davalı tarafça dava açılması ve ihtiyati tedbir talep edilmesi yasal bir hak olup, bu davranışın kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil olduğundan bahsedilemeyeceği, haksız ihtiyati tedbirden doğan tazminatların yasada özel olarak düzenlemiş olduğu, hukuki sebebi belirlemek ve kanunu uygulamanın mahkemenin görevi olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız ihtiyati tedbir sebebiyle tazminat istemine ilişkin olup davanın HMK'nın 399. maddesi gereği 1 yıllık süreden sonra açıldığı, davalının süresinde ve usule uygun zamanaşımı defi bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK 353/1/b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımından red kararının hatalı olduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbire neden olan elektrik direğinin deplasesinin projeden çıkarıldığını, bu anlamda davacının mağdur edildiğini, davacının davasını kusur sorumluluğuna dayandırdığını, TBK 72.maddeye dayalı olarak davanın açıldığını, bu nedenle 1 yıl değil 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçerli olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maktu vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine nisbi vekalet ücreti verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe Uyuşmazlık, haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, davanın haksız ihtiyati tedbirden kaynaklı olarak açılmasına, ihtiyati tedbirin kalktığı tarih ile dava tarihi gözetildiğinde zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmamasına, yargılama ve ispat kurallarına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6745, K. 2025/12510, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6745-e-2025-12510-k-cfed42243cfd