Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6613 E. 2023/11981 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6613
Karar No
2023/11981
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/136 Değişik İş, 2023/136 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü / İtirazın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekilinin temyiz başvurusu sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının desteği olan eşinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın 14.06.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.990,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalı sigortadan tahsilini talep etmiş; ıslahla talebini 114.695,00 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası olarak davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, emniyet kemerinden kaynaklanan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının avans faiz talebinin yersiz olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan hesap raporunun yerinde olduğu, hatır taşımasının somut olayda mevcut olmadığı, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 114.695,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 19.10.2019 tarihli 2019/İHK-11867 sayılı kararı ile, davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 07.06.2022 tarihli 2021/13374 esas ve 2022/8383 karar sayılı kararı ile " ...Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle destek tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki savunmalarında, davacının kazaya karışan araçta hatır için taşındığını ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi" gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda, davacı, başvuru dilekçesinde, desteğin davalı şirket tarafından sigortalanan aracın dava dışı sürücüsü ile akraba olduğunu belirtmiş; ancak akrabalığın derecesi ile desteğin araçta menfaat karşılığı mı hatır için mi taşındığı dosyadaki bilgi ve belgeler itibariyle anlaşılamamıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin iş bu itirazına yönelik olarak davalı vekilinin hatır defini destekler delil bulunmadığından bahisle reddine karar vermiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. İtiraz Hakem Heyetince olayla ilgili ceza soruşturma dosyası ve dava açılmış ise ceza dava dosyasının bulunduğu yerden getirtilerek desteğin yolcu olduğu araçta menfaat karşılığı mı hatır için mi taşındığının araştırılması ve %20 oranında hatır indirimi yapılıp yapılmaması hususu tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddedilmesine karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dosya kapsamına sunulan belgelerden (ceza dosyası duruşma tutanağı, mirasçılık belgesi, nüfus kayıtları) kazada ölen ın plakalı aracın sürücüsü 'nun abisinin eşi olduğu, plakalı araçta kardeş olan ... (n eşi) ve()'ın da bulunduğu, 'nun da sürücü 'nun eşi olduğu ve kabristan ziyaretinden döndüklerinin anlaşıldığı, sigortalı araç sürücüsünün aralarında belli akrabalık ilişkisi olduğu kişileri taşıması halinde veya aracı onlara kullandırması halinde, aslında burada maddi ve manevi bir yararın olduğu ve dolayısıyla hatır için ücretsiz taşımanın söz konusu edilemeyeceği, bu nedenle hatır taşımasının somut olayda bulunmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin bozma ilamına uygun olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalının itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası olarak davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, usule uygun olmayan başvurunun olduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur raporu almadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, avans faiz talebinin haksız olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 14.06.2018 tarihinde, davacının desteği olan eşinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan araç ile dava dışı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, hatır taşımasının uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

7.834,81 TL 0.H. 1.960,00 TL P.H. 5.874,81 TL Kalan

KARŞI OY

Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK'nın 27/1 inci maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulacağından ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalara ise ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.

Dosya kapsamından ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının 08.01.2020 tarihinde yani yargılama sırasında vefat ettiği, adı geçen davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi hakkında hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacının mirasçılarının usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken ölü kişi hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Ayrıca, bozma uyarınca İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uygun olarak esas hakkında uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir.

Somut olayda; Daire bozmasından sonra İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek ve infaza elverişli yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken “Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına vaki davalının itirazının kısmen kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine, diğer hükümlerinin aynen icrasına” şeklinde karar verilmekle yetinilmiş olmasını usul ve yasaya uygun bulmamakla hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6613, K. 2023/11981, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6613-e-2023-11981-k-a353d373c602