Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/647 E. 2023/9160 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/647
- Karar No
- 2023/9160
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/433 E. 2022/1844 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/805 Esas - 2019/1149 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.03.2010 tarihinde yaya halinde olan davacıya, plakasını alamadığı bir aracın çarparak yaralanmasına neden olduğunu, açılan soruşturma sonucu kazaya sebep olan sürücünün ve aracın tespit edilemediğini, ... Yönetmeliği gereği plakası tespit edilemeyen aracın verdiği zarar neticesinde davacının kurumdan tazminat talep etme hakkı doğduğunu, davacının davalıya yaptığı başvurununu sonuçsuz kaldığını belirterek açılan belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 16.05.2019 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 175.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyet talebi için kuruma başvuruda bulunduğunu, yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu alınarak davalı kuruma gönderilmesi halinde talebin değerlendirileceği açıkça bildirilmesine rağmen yeni sağlık kurulu raporu alıp davalı kuruma bildirmediğini, davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmeden mahkemeye başvurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde başvuruyu yazılı cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde uyuşmazlıkta dava yoluna gidebileceğini, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olup davalı kurumun çocuklara ilişkin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, aksi durumda, kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni %18.2 oranında sürekli iş göremezliği oluştuğu, kazaya karışan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile 175.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihi olan 30.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, olayın ispat edilmesi gerektiğini, davacının şikayetten vazgeçmiş olması nedeni ile tazminat talep edilemeyeceğini, tazminat hesaplamasında askerlik süresinin dikkate alınmasını gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek kararın kaldırılması talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlendiği, tazminatın davacının askerlik döneminde gelir elde edemeyeceği esas alınarak hesaplandığı, tazminatın teminat limitini aşmayacak şekilde hüküm altına alındığı, şikayetten vazgeçme beyanında şahsi haklardan da vazgeçildiğinin ifade edilmediği, davalıya davadan önce başvurulduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının kaza tarihinde hastane başvurusunda bulunmasına ve olaya tanık olan görgü tanıklarının olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.