Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6347 E. 2023/10286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6347
- Karar No
- 2023/10286
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/202-2023/192 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-757 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ İtirazın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2018/76355 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza neticesinde motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp raporuna göre özür oranının %37 olarak belirlendiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 268.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigorta şirketine müracaatı sonucunda 203.757,71 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin 31.05.2018 tarihinde iade edildiğini, davacı tarafın 40.000,00 TL belirsiz alacak talepli dava açtığını, dava konusu tazminat tutarı belli iken belirsiz olarak kabul ederek kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekitğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aktüer bilirkişiden alınan ve PMF 1931 Yaşam Tablosun, %100 kusur ve %37 oranındaki maluliyete göre yapılan hesaplamada toplam maluliyet tazminatının 330.651,00 TL olarak belirlendiği, poliçede verilen azami teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu; %20 müterafık kusurdan dolayı 66.130.20 TL’nın düşülmesi sonucu bakiye 264.520.80 TL sürekli maluliyet tazminatının 07.06.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuranın sigorta şirketine müracaatı sonucunda 203.757,71 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin 31.05.2018 tarihinde iade edildiğini, davacı tarafın 40.000,00 TL belirsiz alacak talepli dava açtığını, dava konusu tazminat tutarı belli iken belirsiz kabul ederek kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 19.02.2019 tarihli 2019/İHK-1887 sayılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.12.2021 tarih, 2021/7896 E. – 11253 K. sayılı bozma ilamında özetle; "... Davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, hatır taşımalarının bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 Sayılı TBK’nun 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılmasının gerek öğretide, gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş Olduğu, tazminattan mutlaka bir indirim yapılması zorunlu değil ise de bunun dahi gerekçesinin kararda tartışılması ve nedenlerinin gösterilmesi gerektiği, somut olayda, davacının yolcu olduğu, ceza soruşturmasındaki ifadelere ve davacının anlatımına göre, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün arkadaş olduklarının anlaşıldığı, davalı vekilinin de “hatır taşıması” olduğu itirazında bulunduğu. İHH kararında; dosyada bunu doğrulayacak somut delil bulunmadığı gerekçesi ile davalının bu itirazının Reddedildiği, o halde davacı yolcu ile sürücüsünün arkadaş olup, gezdikleri sırada kazanın meydana gelmesi nedeniyle, tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerektiği…” şeklindeki gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Hatır taşımaları bir menfaat sağlanmadan yapılan taşımalar olup, taşınanın taşıyana ücret ödemesinin söz konusu olmadığı, bu taşımada münhasıran davacının menfaati bulunduğu, bu nedenle 330.651,00 TL toplam tazminattan ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca kendi iradesi ile binip seyahat ederken yaralanan davacının müterafik kusurlu olması nedeniyle %20 oranında ve hatır taşımasının varlığı nedeniyle %20 oranında indirim yapılarak Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen karara davalı vekilinin yaptığı itirazların kısmen kabulü ile yeniden karar verilerek; davanın kısmen kabulüne, 211.616.65 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 07.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, aşan 119.034.35 TL davacı talebinin reddine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında müterafik kusurdan bahsedebilmesi için meydana gelen kaza ve zarar arasında illiyet bağının kurulması gerektiğini, aktüer hesabının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sigorta şirketine müracaatı sonucunda 203.757,71 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin 31.05.2018 tarihinde iade edildiğini, davacı tarafın 40.000,00 TL belirsiz alacak talepli dava açtığını, dava konusu tazminat tutarı belli iken belirsiz olarak kabul ederek kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğunu, limit üzerinden gerekli indirimler yapıldığı takdirde 160.800,00 TL tazminat alacağı kaldığını, 31.05.2018 tarihinde yapılan 203.757,71 TL ödeme ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, Karayolları Trafik Kanunu’ndaki düzenleme uyarınca TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, hesap raporunun ilk rapor tarihindeki veriler esas alınarak yapılması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 377 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 5.3. bendinde yer alan " 21.821,25 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "9.200,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.