Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4018 E. 2023/11537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4018
Karar No
2023/11537
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2122 Esas - 2022/2111 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın Şırnak Devlet Hastanesinde ambulans şoförü olarak görev yaptığını, yine Şırnak Devlet Hastanesinde görev yapmakta olan doktor ...'in 08.02.2009 günü davalı ...'ın kullandığı ambulansla Diyarbakır'dan Şırnak'a gitmek üzere yola çıktığını, ambulansın Mardin ili Midyat ilçesinde trafik kazası yapması sonucu doktor ...'in hayatını kaybettiğini, olayla ilgili yapılan ceza soruşturması neticesinde Midyat Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/340 Esas numaralı dosyasında alınan raporda ambulans sürücüsü ...'ın meydana gelen trafik kazasında 8/8 oranında tam ve asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı kurum aleyhine ...'in ailesi tarafından maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve Mardin İdare Mahkemesinin 2010/997 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın Diyarbakır 7. İcra Dairesinde 2012/849 Esas numaralı takip dosyası ile icra takibine konu edildiğini, netice itibariyle vefat eden ...'in ailesine toplamda 256.807,84 TL ödeme yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 256.807,84 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2012/466 Esas, 2018/152 Karar sayılı kararıyla; ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre meydana gelen trafik kazasında davalının tam kusurlu olduğu, kazada vefat eden ...'in yakınlarına davacı tarafından 256.807,84 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından yapılan ödemenin rücuen davalıdan talep edebileceği, olayın oluş şekli, davalının yaptığı işin niteliği gereği risk taşıyan bir iş oluşu dikkate alındığında %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 218.286,66 TL'nin ödeme tarihi olan 24.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2018/1303 Esas, 2018/1314 Karar sayılı kararıyla; ceza dosyasında alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu, ceza mahkemesi kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yeniden kusur raporu alınmasının esasa etkili olmadığı, rücuya esas tazminat miktarı yönünden bilirkişi raporu alınması gerekir ise de davalının tazminat miktarına yönelik açık istinaf talebi bulunmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, olayın meydana geldiği sırada ambulans sürücüsü olan davalının hızlı gitmesini gerektirecek şekilde hasta taşımadığı, bu nedenle hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne ve 256.807,84 TL tazminatın 24.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.03.2021 tarihli, 2019/987 Esas ve 2021/1147 Karar sayılı ilamıyla; "Hukukumuzda hakkaniyet, Borçlar Kanunu’nun 43 (TBK.51) maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Şu durumda mahkemece, davalının davacı kurumda ambulans şoförü olarak çalışması, olay günü yağışlı havanın olması ve acil bir vakıaya müdahale için gidildiği esnada olayın gerçekleşmesi, davalının çalışma koşulları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı lehine uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2021 tarihli, 2021/884 Esas ve 2021/1114 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, 218.286,66 TL'nin 24.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 09.06.2022 tarihli, 2021/25546 Esas ve 2022/8495 Karar sayılı ilamıyla; "Hukukumuzda hakkaniyet, Borçlar Kanunu’nun 43 (TBK.51) maddesinde düzenlenmiş, bazı şartların ve çözümlerin önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hallerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hakimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir. Şu durumda mahkemece, davalının davacı kurumda ambulans şoförü olarak çalışması, olay günü yağışlı havanın olması ve acil bir vakıaya müdahale için gidildiği esnada olayın gerçekleşmesi, dava dışı vefat edenin kendisinin de ambulansa alınarak evine bırakılmasının istemesine dair ceza yargılamasında dinlenen tanık beyanı, davalının çalışma koşulları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davalı lehine önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru olmamış kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, 128.403,92 TL'nin 24.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında davalının tam kusurlu olduğunu, davalının ağır kusuru ile bir kişinin ölümüne sebep olunması nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığını, faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazanın havanın karanlık olması, yağmurlu ve sisli havanın yolu kayganlaştırması, yoldaki trafik levhaları ve işaretlerinin noksanlığı ile yolda aracın dengesini etkileyecek miktarda mucur bulunması nedeniyle meydana geldiğini, bu durumda müvekkilinin trafik kurallarına aykırı hareket ettiğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin eylemi ile maktulün ölümü arasında doğrudan bir illiyet bağı olmadığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda bu hususların değerlendirmeye tabi tutulmadığını, dava tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, davanın kısmen kabul edilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının kusuru sebebiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda ölen dava dışı kişinin yakınları tarafından idare mahkemesinde açılan dava sonucunda davacının ödemek zorunda kaldığı tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 51 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dosyanın incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ilk olarak Dairenin 11.03.2021 tarihli, 2019/987 Esas ve 2021/1147 Karar sayılı ilamıyla davalı lehine uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar veriliği, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda %15 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Dairenin 09.06.2022 tarihli, 2021/25546 Esas ve 2022/8495 Karar sayılı ilamıyla davalı lehine önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ve hüküm altına alınan tazminattan davalı yararına %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de somut olayın oluş şekli ve özelliği, zararın oluşumu, davalının işinin yoğunluğu, Dairenin 09.06.2022 tarihli, 2021/25546 Esas ve 2022/8495 Karar sayılı bozma ilamında önemli oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğinin belirtilmesi ve dosya kapsamındaki diğer olgular da gözetildiğinde, yapılan hakkaniyet indirim oranı azdır. Şu halde Bölge Adliye Mahkemesince, daha yüksek oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4018, K. 2023/11537, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4018-e-2023-11537-k-6faa916bc8f4