Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21376 E. 2023/11570 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21376
Karar No
2023/11570
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1235 Esas - 2021/1010 Karar HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/622 Esas 2019/70 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu kapalı kasa kamyonet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 03.09.2012 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin davacının zararını karşılamaya yetmediğini belirterek, belirsiz alacak davasına dayanarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 81.196,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.653,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.723,01 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 91.572,29 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 23.07.2014 tarihinde ödeme yapılarak davacıdan ibraname alındığını, davacının bakiye alacak talebinin yersiz olduğunu, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan rücuya esas bir gelir alıp almadığının tespit edilmesi, almış olması halinde hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, tüm deliller toplanmadan davalının temerrüdünden söz edilemeyeceğini, ceza dava dosyasının celp edilmesi gerektiğini ve davacının faiz talebinin yersiz olduğunu, kabul anlamında gelmemek üzere faiz talep edilecekse bile yasal faiz olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan 14.09.2018 tarihli ek hesap raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hesaplamada PMF-1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, davalıca sigortalı araç sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, ancak davacının yolcu olması nedeniyle kusur indirimi yapılmaması gerektiği, davalı şirkete başvuruya ilişkin bir evrak olmadığından ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 81.196,10 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.653,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.723,01 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 91.572,29 TL tazminatın kısmi ödeme tarihi olan 23.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının mesnetsiz olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının tazminatından kusur oranlarının düşülmesi gerektiğini, emniyet kemeri ve diğer nedenlere dayalı olarak araştırma yapılması ve mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aracın işleteninin sorumlu olmaması halinde davalının da sorumlu olmayacağını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davanın ticari işten kaynaklanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı itibariyle kusur oranlarının netleştiğini, meydana gelen kazada davalıca sigortalı 58 TP 110 plakalı aracın sürücüsünün %70 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olduğu 25 LZ 753 plakalı aracın sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olması nedeniyle meydana gelen kazada kusurunun olmadığı, müterafik kusurun bulunduğuna dair dosyada bilgi ve belge olmadığını, ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak alınmasının uygun olduğu, davalının işletenle birlikte müteselsilen borçtan sorumlu olduğu, bu nedenle davacının zararının tamamını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıca sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının mesnetsiz olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının tazminatından kusur oranlarının düşülmesi gerektiğini, emniyet kemeri ve diğer nedenlere dayalı olarak araştırma yapılması ve mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aracın işleteninin sorumlu olmaması halinde davalının da sorumlu olmayacağını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davanın ticari işten kaynaklanmadığını belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu kapalı kasa kamyonet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 03.09.2012 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malul kalmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur oranlarının belirlenmesinin yerinde olmasına, ceza mahkemesinde alınan raporlar ile davacının yolcu olması nedeniyle karşı aracın sigorta şirketi yönünden kusur oranının %100 olarak kabulünün yerinde olmasına, davalıca sigortalı aracın ticari olduğu ve yük nakli amaçlı kullanıldığının sabit olmasına göre avans faizine hükmedilmesinin isabetli olmasına, davalının temerrüt tarihinin ödeme tarihi olarak kabulünün yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Belirlemesi" başlıklı 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52 inci maddesinde ise, zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 130 uncu maddesine göre; "Kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarda yük üzerinde insan taşınması yasaktır. Gerekli hallerde, kamyon, kamyonet, römork ve yarı römorklarla; a) Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen ölçülere uygun oturma yerleri yapılması, b) Kasa kenarlarının düşmeyi önleyecek şekilde kapalı ve üzerinin örtülü olması şartıyla taşıma sınırının her tonu için 2 yolcu taşınabilir. c) Kısa mesafelerde işçi taşınmasında kullanılacaklar için, kasanın yanı ve arka kapaklarının 90 cm. yükseklikte ve sağlam şekilde kapalı olması, karoser zemininden itibaren en az 120 santimetre yüksekliğinde elle tutulacak sağlam bir korkuluğunun bulunması şartı ile taşıma sınırının her tonu için ayakta 2 yolcu (işçi) taşınabilir. Bu amaçla kullanılan araçların üzeri açık olabilir. d) Yükle birlikte yolcu ve hizmetlilerin taşınmasında aşağıdaki esaslara uyulması mecburidir. 1) Yüklerin sağlam olarak yerleştirilmiş ve bağlanmış olması, 2) Kasanın yan ve arka kapaklarının kapalı olması, 3) Yolcuların kasa içinde ayrılacak bir yerde oturtulması, 4) Yüklerin üzerine hiçbir şekilde yolcu bindirilmemesi, şartıyla yükle birlikte yolcu taşınabilir. " Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davacının yolculuk yaptığı aracın kapalı kasa kamyonet olduğu, araçtaki koltuk sayısının 3 olduğu, buna rağmen kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre araca sürücü dahil 12 kişi binerek 9 kişi ile istiap haddinin aşıldığı, davacının kamyonetin kasasında yolculuk yaptığı sabittir. Şu halde, tazminattan istiap haddinin aşılmasından kaynaklı %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu husus göz ardı edilerek indirim yapılmaması, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf itirazlarının esastan reddine dair karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. VI.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21376, K. 2023/11570, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21376-e-2023-11570-k-a965ca8b73b2