Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6288 E. 2023/10534 K.

Konu: Muvazaalı İşlemin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6288
Karar No
2023/10534
Karar Tarihi
Konu
Muvazaalı İşlemin İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/263 E., 2020/45 K. HÜKÜM/KARAR : Reddine Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkilinin İzmir 11. Aile Mahkemesi'nin 2010/694 Esas sayılı dosyası ile devam etmekte olan boşanma davasının bulunduğunu, davalı ...'ün muvazaalı olarak dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, gerçekte diğer davalı ... ile arasında herhangi bir satış işlemi yapılmadığını, müvekkilinden mal kaçırmak amacı ile kötü niyetle bu işlemi yaptıklarını, davalı ...'ın 2004 yılında satın aldığı davaya konu taşınmazı müvekkili aleyhine 26.07.2010 tarihinde açmış olduğu boşanma davasından 1-2 ay önce 20.05.2010 tarihinde diğer davalı arkadaşı ...'ün üzerine müvekkilinden mal kaçırmak amacı ile ve eşin mal rejimi tasfiyesi sonucu alacağı bedeli azaltmak kastıyla kötü niyetle devrettiğini, davalı ...'ün tarafların tanıdığı ve davalı ...'nin arkadaşı olduğu için diğer davalının mal kaçırma kastını bile bile gerçekte satışı olmayan taşınmazı muvazaalı olarak üzerine aldığını, davalı ...'ün boyacı olarak emekli olduğunu, davaya konu taşınmazı satın alabilmesinin mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 mülkiyetinin müvekkili adına tesciline, bu talep kabul edilmediği taktirde 100.000,00 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin alacaklarını tahsil edebilmesi için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmesi yönünde hüküm kurulmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tüm gayrimenkullerin alım satım işlemlerinin rayiç değer üzerinden yapıldığını, bu nedenle taşınmazın değerinin düşük olduğunu, davacının muvazaa iddiasının tapudaki satış değeri ile ilgisi olmadığını, müvekkilinin taşınmazı satın aldığında içindeki kiracıdan birkaç ay elden kira aldığını, daha sonra 1.200,00 TL olarak müvekkilinin hesabına yattığını, davacının bu konudaki iddiasının da asılsız olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan satışta muvazaa olmadığını, alıcının tanıdık olmasının satışın muvazaalı olduğu anlamına gelmediğini, satış tarihinin boşanma davası açılmasından bir süre önce olmasının da muvazaa anlamına gelemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davacının bu taşınmazın alınmasına katkısının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2020 tarihli ve 2014/263 E- 2020/45 K. sayılı kararı ile davacı ... Örcan'ın 1207 ada 2 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin asıl davasının, İzmir 5. Aile Mahkemesi'nin kesinleşen 17.12.2015 tarihli kararında belirttiği üzere, bu taşınmaza ilişkin olarak tarafların ilk boşanma davaları sırasında kendi aralarında mal paylaşımı yapmış oldukları birbirlerinden katılma payı alacağı olmadığı anlaşılmakla, muvazaalı devirden de bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında red ile sonuçlanan 2007 ve 2010 yılında açılan boşanma davaları sırasında mal tasfiyesi yapılmadığını, davalı 3. kişinin davalı borçlunun arkadaşı olup mal kaçırma saiki ile hareket ettiğini, İzmir 11. Aile Mahkemesi'nin 2010/694 E. sayılı dava neticesinde davacının davalı borçludan alacaklı olduğunu, bu alacağa dayalı icra dosyasının tahsil edilmediğini, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen kişilerden olduğunu, boşanma davası açılmadan önce söz konusu gayrımenkulün devredilmiş olduğunu, davalı 3. kişinin söz konusu gayrımenkulü alacak maddi güce sahip olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent haricindeki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemece, davacının dava konusu gayrımenkul ile ilgili İzmir 5. Aile Mahkemesi'nin 2011/147 E.-2015/872 K. sayılı kararda "dava konusu edilen araç yönünden davanın kısmen kabulüne 4.750,00 TL katılım alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiş" karar yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiştir. Davacı iş bu katkı payı davası ile davalı borçlu ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödemediğini, adına kayıtlı İzmir ili, Konak İlçesi, Kültür Mah. 189 pafta, 1207 ada, 2 parselde kayıtlı gayrımenkulü mal kaçırma gayesi ile diğer davalıya devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki işlemin muvazaalı yapıldığı gerekçesi ile tapunun iptal edilerek davalı borçlu adına yeniden kaydedilmesi talepli olarak bu davayı açmıştır. Davacının alacağının, davalı borçlu ile arasındaki kesinleşmiş, katkı payı davasına dayalı olduğu, dava dışı araç sebebi ile davalı ...'dan 4.750,00 TL (faiz ve masraflar hariç) katkı payı alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iş bu katkı payı davasına dayalı olarak kesinleşmiş alacağının bulunmuş olmasına göre iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmakta olup, davacı ile davalı borçlu arasındaki husumetin, aralarında 2007'den beri süregelen boşanma davaları olduğu da gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6288, K. 2023/10534, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6288-e-2023-10534-k-110af770b4fc