Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6086 E. 2023/10346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6086
Karar No
2023/10346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/418 D.İş-418 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/16149 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/İtirazın Reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne ve 108.588,53 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, başvuru şartının gerçekleşmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada bakiye ömür formülünün değil tam ömür formülünün uygulanmasının hatalı olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacıya yeterli ödeme yapıldığını, başvuru şartının gerçekleşmediğini, karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada bakiye ömür formülünün değil tam ömür formülünün uygulanmasının hatalı olduğunu, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 54 üncü maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, davalı vekili kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunmuş hakem heyetince tarafların kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin rapor alınmadan ceza dosyasında alınan kusur raporuna itibar edilerek karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Somut olayda davacı tarafından sunulan, Turgutlu Devlet Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının %19 oranında malul kaldığı belirtilmiş, hakem heyetince de anılan rapor karara esas alınmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Karara esas alınan sağlık kurul raporunda davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavi bilgilerine ve davacıda oluşan araz ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin bilgilere yer verilmemiş olup rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle davacının kaza ile illiyetli maluliyetinin bulunup bulunmadığının ve oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 4. Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre davacının muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilmiş ve bu yaş esas alınarak işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ömür süresi belirlenerek (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 5.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6086, K. 2023/10346, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6086-e-2023-10346-k-15e6b26fccd0