Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5824 E. 2023/10328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5824
Karar No
2023/10328
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/384 E., 2022/394 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022-95 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/95904 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.07.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, sürekli maluliyet oranı %16 olan davacı için 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 42.861,00 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyete itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talebinin kabulü ile 42.861,00 TL'nin 07.05.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 07.03.2020 tarihli 2020/İHK-5404 sayılı kararı ile; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 07.03.2020 tarihli 2020/İHK-5404 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 03.06.2021 tarih ve 2021/2685 Esas 2021/2432 Karar sayılı ilamında; ".1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, sürekli işgücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sakarya Üniversitesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 16.04.2019 tarihli rapor İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %16 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA. ." karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin, İtiraz Hakem Heyetine ilettiği 03.03.2022 tarihli dilekçesinde 03.02.2022 tarihli ara karar uyarınca davacının kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü oranının tespiti için Sakarya Egitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurulmuş, ancak rapor tanzimi için yapılması gerekli tetkikler davacının yeterli bilişsel kooperasyona sahip olmaması nedeniyle yapılamadığını, davacı bitkisel hayata girmiş durumdadır ve bu aşamada rapor almak mümkün görünmemektedir.” şeklinde cevap verildiği, davacının rapor tanzimi için yapılması gerekli tetkiklerin davacının yeterli bilişsel kooperasyona sahip olmaması nedeniyle yapılamadığı ve bitkisel hayata girmiş olması nedeniyle bu aşamada rapor almanın mümkün görünmediğinin anlaşıldığı, dilekçe ekine sunulan Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Bölümü Odyoloji Kliniği raporunda “Hasta yeterli bilişsel kooperasyona sahip olmadığı için odyometri testi yapılamamıştır.Sol kulakta click uyaranla 70 dBnHL şiddet seviyesine kadar V. Dalga elde edilmiştir. Sağ kulakta click uyaranla 90 dBnHL şiddet seviyesindedir. V. Dalga elde edilemedi. Hastanın sağ kulağında çok ileri derecede SNİK(İşitme kaybı). Sol kulakta ileri derecede SNİK (İşitme kaybı).” kanaatine varıldığı, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Bölümü Odyoloji Kliniği Raporu, 16.04.2019 tarihli T.C. Sağlık Bakanlığı, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Engelli Sağlık Kurulu Raporu'ndaki Kulak-Burun-Boğaz Sistemi ile ilgili arazını doğrular nitelikte olduğu, davacının temyiz sonrası İtiraz Hakem Heyeti ara kararı ile istenilen maluliyet raporunu temin aşamasında, bitkisel hayata girmiş olduğunun ve rapor tanzimi için yapılması gerekli tetkiklerin davacının yeterli bilişsel kooperasyona sahip olmaması nedeniyle yapılamadığının Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Bölümü Odyoloji Kliniği Raporu ile tespit edilmiş olması, 16.04.2019 tarihli Sakarya Üniversitesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Engelli Sağlık Kurulu Raporu'nun, raporun düzenlendiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış olduğu gözönünde bulundurularak hükme esas alınmasında sakınca bulunmadığı sonucuna varıldığı, müterafik kusura ilişkin delil olmadığı, başvurunun usule uygun olduğu ve temerrüt tarihinin usule uygun tespit edildiği, vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedildiğinde 5.100,00 TL maktu vekalet ücretin altında kaldığından aleyhe bozma yasağı uyarınca düzeltilmediği gerekçesiyle uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, temerrüt oluşmadığından faize hükmedilmemesi gerektiğini, maluliyet raporunun tek taraflı olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmediğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İtiraz Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 03.06.2021 tarih ve 2021/2685 Esas 2021/2432 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sakarya Üniversitesi Engelli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 16.04.2019 tarihli rapor İtiraz Hakem Heyeti tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %16 olarak belirlendiği, rapor tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekitiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; İtiraz Hakem Heyetince davacının bitkisel hayata girmesi nedeniyle rapor almanın mümkün olmadığı, odyoloji kliniği raporu ile bozmadan önce dosya kapsamına sunulan maluliyet raporunun birbirini teyit ettiği gerekçesiyle bozmadan önce alınan maluliyet raporuna göre karar verilmiş, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu nedenle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; dosya kapsamına sunulan 16.04.2019 tarihli maluliyet raporunun kaza ile illiyeti açıklamadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre düzenlenmediği gözetilerek davacının bitkisel hayatta olduğu ve muayene edilemediği, bu sebeple davacının kaza öncesi ve sonrası tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) bu evraklar üzerinde inceleme yapılarak dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve uzman bilirkişi heyetinden, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/5824, K. 2023/10328, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-5824-e-2023-10328-k-42e3209ebab6