Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4795 E. 2023/9870 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4795
Karar No
2023/9870
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/98 E., 2021/2064 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/948 E., 2020/614 K. BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYISI : 2016/1283 E Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; 30.08.2011 tarihinde davalı ... tarafından sigortalı araç ile plakası tespit edilemeyen ve Güvence Hesabının sorumlu olduğu aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada sigortalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00'er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ayrı ayrı davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; 16.03.2020 tarihli dilekçesiyle birleşen dava yönünden talebini toplam 125.446,48 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kaza nedeni ile değil motosikletten düşme nedeni ile yaralandığını, kusuru ve maluliyeti kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine sigortalı motosiklet sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dosya yönünden ise alınan bilirkişi raporları doğrultusunda kabul kararı verilmesi gerektiği belirtilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 123.572,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.674,00 TL bakıcı gideri, 200,00 TL karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere 125.446,48 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Birleşen davada davalı ... vekili; kazanın beyan edilen şekilde gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, kusur oranının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, kusur incelemesi yapılmadığını, bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden verilebilmesi için bakıcı tutulduğunun ispatlanması gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme ile; davacı ve dava dışı motosiklet sürücüsünün şikayeti üzerine olay tarihinde trafik kazası nedeniyle hazırlık soruşturması başlatıldığı, ancak davacının düşme sonucu yaralandığına ilişkin bir beyanda bulunmamasına rağmen bu yönde takipsizlik kararı verildiği, yapılan itirazın ise reddedildiği, bu nedenle takipsizlik kararının bağlayıcı bir niteliği bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığını, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini, yine bakıcı ihtiyacının doktor bilirkişi tarafından tespit edildiğini, brüt asgari ücret üzerinden bakıcı giderinin hesaplanmasının ve belirlenen bakıcı giderinden hakkaniyet indiriminin yapılmamasının doğru olduğunu, davacının 17 yaşında olması ve çalışmaması nedeniyle SGK tarafından kendisine ödeme yapılamayacağını, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığını, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek birleşen davada davalı ... Hesabının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; kazanın beyan edilen şekilde gerçekleştiğini ispatlanması gerektiği, soruşturma dosyasında olayın kaza değil düşme sonucu gerçekleştiğinin belirtildiği, olayın trafik kazası olmadığını, maluliyeti kabul etmediklerini, ıslah zamanaşımına uğradığını, kusur oranının ATK tarafından belirlenmesi gerektiği, kusur incelemesi yapılmadığını, bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden verilebilmesi için bakıcı tuttuğunun ispatlanması gerektiği, davacıya SGK tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme Davacı vekili asıl ve birleşen davada yolcu olarak bulunduğu davalı şirkete sigortalı araç ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kazada yaralandığını belirterek dava açmış, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından asıl davanın reddine, plakası belirlenemeyen araç için ... yönünden ise birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairenin geri çevirme ilamı ile olaya ilişkin soruşturma dosyası dosya arasına alınmış, Adana CBS 2011/53830 soruşturma nolu dosyasının incelenmesinde; kaza tarihinin 31.08.2011 olduğu, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doktor olarak görev yapan şahsın tanık olarak dinlenildiği; ilk etapta motosiklette seyir halindeyken düştüğünü söylemesi üzerine hasta kayıt formuna trafik kazası ve adli vaka kaşesi basıldığını, ancak bunu gören davacının trafik kazası oluşmadığını, kendisinin tek başına düştüğünü söylemesi üzerine ve muayenede sadece bir ayağında ağrı olduğunun görülmesi üzerine vermiş olduğu beyan doğrultusunda trafik kazası ve adli vakıa kaşelerinin karalanarak normal olay şeklinde işlem yapıldığını belirttiği, yine hastane polisinin tanık olarak dinlenildiği, hastanenin adli vaka olarak kendilerine bildirmemesi nedeni ile herhangi bir işlem yapılmadığı, ilk etapta evraklara trafik kazası kaşesinin vurulduğu, ancak şahsın sonradan ısrarla kendisinin düştüğünü doktora söylemesi üzerine trafik kazası kaşesinin silindiğini belirttiği, 2012/10788 karar nolu takipsizlik kararında; " Her ne kadar şikayetçi Cumhuriyet Başsavcılığımıza dilekçe ile başvurarak 31.08.2011 tarihinde 01 ZE 671 plakalı motorsiklet ile seyir halinde bulundukları esnada plakası ve sürücüsünü tespit edemediği şüphelinin kullanmış olduğu aracı ile hatalı manevrası sonucu çarpıştıklarını ve hastaneye gittiğinde ifadesinin alınmadığını beyanla kaza yapmasına neden olan araç surücüsünün bulunması ile daimi arama kararının çıkartılmasını talep etmiş ise de; yapılan başvuru üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma sonucunda başvuruda bulunanın Adana Numune ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Servisine giderek ilk etapta trafik kazası geçirdiğini beyan etmesi nedeni ile dosya içerisinde örneği bulunan hasta kayıt formuna trafik kazası ve adli vaka kaşeleri vurulduğu, ancak şikayetçinin fikir değiştirerek kendisinin trafik kazası nedeni ile yaralanmayıp düşme sonucu yaralandığını beyan etmesi karşısında hasta kayıt formundaki trafik kazası ve adli vaka kaşelerinin görevliler tarafından çizilerek (kendi düşmüş) şeklinde yazı yazıldığı tanık beyanları, hasta kayıt formu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla yapılan başvuru ile ilgili kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği bu karara davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/1809 sayılı kararı ile itirazın reddedildiği görülmektedir. Tanık beyanları, soruşturma dosyası içeriği ve takipsizlik kararı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince takipsizlik kararının bağlayıcı niteliği bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'na iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4795, K. 2023/9870, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4795-e-2023-9870-k-76ff10619a98