Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4703 E. 2024/5053 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4703
Karar No
2024/5053
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3762 E., 2022/254 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/603 E., 2019/333 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.05.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Sicimoğlu Tekstil Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin davacı bankaya 06.04.1992 tarihli genel kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olduğunu, davalı ...'nun söz konusu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsilen kefil olarak imzasının bulunduğunu, borçlunun borcunu ödememesi üzerine muaccel olan alacağın tahsilini teminen İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nde genel haciz yoluyla icra takibine geçildiğini, borca itiraz edilmesi üzerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen itirazın iptali davasında takibin devamına karar verildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, başlatılan icra dosyasından yapılan malvarlığı araştırması neticesinde alacağı karşılamaya yeter mal varlığının tespit edilemediğini, ancak dava konusu taşınmazlarını davacı bankaya hacizli iken diğer davalı ...'a devrettiğini, tasarrufa konu taşınmazların gerçek değeri ile tapu resmi senedindeki bedeli arasında fahiş farklılık bulunduğunu, davalı borçlunun taşınmazlarını, alacaklısından mal kaçırmak gayesiyle elinden çıkardığını belirterek davaya konu devir işlemlerinin İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2012/101 sayılı dosyasına konu asıl alacak, faiz ve tüm ferilerini kapsayacak şekilde davacı banka yönünden iptali ile cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ilgili tasarruflarda bulunduktan sonra anılan gayrimenkuller ile ilişkisinin kalmadığını, bu anlamda dava sonucu bakımından kendisini ilgilendiren herhangi bir hususun söz konusu olmadığını, davacı yanın ihmali ile üzerinde haciz olan gayrimenkuller hakkında süresinde yasal işlem yapılmadığı için hacizlerin terkin edildiğini, tasarrufa konu taşınmazlarla ilgili yapılan satış işleminin tamamının gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddinin gerektiğini, satın almış olduğu taşınmazlarda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, diğer davalı ile davacı arasındaki hukuki ilişkiyle kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, asıl kötü niyetli olanın davacı taraf olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların eski ortak olup borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini davalı ...'ın bilebilecek durumda olduğu, İİK 279 madde kapsamında para ve mutad ödeme vasıtalarından başka bir yolla yapılan tasarrufların iptale tabi olduğu, taşınmazların bir gün arayla ve edimler arasındaki fahiş bedel farklılığıyla devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Bayramoğlu mevkii, 2311 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 1/8 hissesi, Kayseri ili, Talas ilçesi, Tablakaya mahallesi, Yenibağlar mevkii, 75 ada, 3 parselde kain kagir evli bağ niteliğindeki taşınmazın 1/8 hissesi, Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, Serçeönü mahallesi, 182 ada, 84 parselde kain, 3 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 1 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 7 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 10 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 2 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 15 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 4 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 5 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 6 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 11 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 13 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 14 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 12 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 9 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesine ait davalılar arasındaki devrine ilişkin tasarrufun İİK 277 vd. md. uyarınca iptaline, davacı yana İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/101 sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacağın ferileriyle sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; husumet itirazlarının dikkate alınmadan ve dava dilekçesinde harca esas değere yer verilmemesinin usule uygun olmadığını, yapılan satışların gerçek olduğunu, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde dava değerinin usulüne uygun bir şekilde bildirilmediğini, satışın hukuka ve gerçeğe uygun olduğunu, davacı tarafın davasını ispatlayamadığını, taşınmazların değerlerinin usulüne uygun bir şekilde belirlenmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlunun haczedilmiş tüm malvarlığını diğer davalıya devretmiş olmasının mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini gösterdiği, İstanbul ve Kayseri'nin farklı farklı yerlerinde bulunan taşınmazları hacizle yükümlü bir şekilde yakın ara tarihlerde satın alan ve eskiye dayalı ticari ilişkileri ve ortaklıkları (dosyada mübrez Ticaret Sicil Gazetesine göre Nitur Turizm Şirketinde ... 2008 yılında hisselerini diğer davalıya devrettiği şirketin diğer bir ortağı ise davalı borçlunun oğlu olan ...'dur.) bulunan diğer davalının da borçlunun mal kaçırmak kastıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olduğu, dolayısıyla yapılan tasarrufların İİK 280 inci maddesi yönünden iptale tabi olduğu, ancak, alınması gereken karar ve ilam harcının davalılara yükletilmesi gerekirken, harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı ...'ın ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Bayramoğlu mevkii, 2505 ada 3 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 1/8 hissesi, Kayseri ili Talas ilçesi Tablakaya mahallesi Yenibağlar mevkii 75 ada, 3 parselde kain kagir evli bağ niteliğindeki taşınmazın 1/8 hissesi, Kayseri ili Kocasinan ilçesi Serçeönü mahallesi 182 ada, 84 parselde kain, 3 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 1 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 7 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 10 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 2 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 15 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 4 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 5 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 6 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 11 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 13 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 14 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 12 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesi, 9 bağımsız bölüm nolu taşınmazın 1/4 hissesine ait davalılar arasındaki devre ilişkin tasarrufların İİK 277 nci vd. md. uyarınca iptaline, davacı yana İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/101 sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacağın ferileriyle sınırlı olmak üzere işbu taşınmazlarda cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazları devralan davalı 3. kişi ... ile devreden davalı borçlu ...; dava dışı Nitur Turizm Yat İşletmeciliği Ltd. Şti.'nde daha önce beraber ortak olup, İİK'nun 280/1 inci maddesi gereği 3. kişi Hasan'ın borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve aksinin de ispatlanamamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4703, K. 2024/5053, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4703-e-2024-5053-k-d5c03c92f178