Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/443 E. 2023/6021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/443
Karar No
2023/6021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3359 E., 2022/3392 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/875 E., 2017/643 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 30.04.2014 tarihli 125.000,00 TL bedelli çekten dolayı müvekkiline borcu bulunduğunu, borcun kaynağının 2012 yılı içerisinde taraflar arasında imzalanan gayrimenkul alım satımı sözleşmesine dayandığını, bu borçtan dolayı İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5767 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlu olan davalı ...'in aciz halinde olduğunu, ancak mal varlığı araştırması neticesinde İzmir ili Torbalı ilçesi Ayrancılar mah. 551 ada 10 parsel A blok 1. Bodrum kat 4 nolu bağımsız bölüm sayılı dükkan niteliğindeki taşınmazını 27.09.2013 tarihinde 3.000,00 TL bedel ile diğer davalı ...'ye sattığını, ... tarafından da 03.04.2015 tarihinde 42.000,00 TL bedel ile ...'ya satıldığını, yine diğer dava konusu taşınmaz olan İzmir ili Torbalı ilçesi Ayrancılar mah. 551 ada 10 parsel ...nolu bağımsız bölüm sayılı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazı da borcun doğumundan sonra 12.07.2013 tarihinde 2.000,00 TL bedel ile diğer davalı ...'e sattığını, ... tarafından da 13.04.2015 tarihinde 42.500,00 TL bedel ile diğer davalı ...'e satıldığını, satışların muvazaalı olduğunu belirterek davacının alacağının tahsili için dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalı ... ile dava konusu İzmir ili Torbalı ilçesi Ayrancılar mah. 551 ada 10 parsel ...nolu bağımsız bölüm sayılı dubleks mesken niteliğindeki taşınmazın satışı ile ilgili 2010 yılında anlaştıklarını, davalı ... ile akrabalık bağının olmadığını, çalıştığı işyerinde tanıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı Torbalı ilçesinde bulunan Ela emlak vasıtası ile satın aldığını, diğer davalı mülk sahibi ... ile telefonda görüştüğünü, taşınmaz değeri olan 54.476,90 TL'yi ...'nin banka hesabına gönderdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... ile tanışıklığının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2015/875 Esas, 2017/643 Karar sayılı kararıyla; davalı borçlu Mehmet tarafından ...'ye yapılan satışın taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğu, mislini geçtiği, bu nedenle muvazaalı olduğu, ...'den ...'ya yapılan satışın ise taşınmazın gerçek değerinin mislini geçmediği bu nedenle muvazaa iddiasının yerini bulmadığı, davalılar arasında akrabalık bağı olmadığı anlaşıldığından ... tarafından ...'ye satış işlemine konu tasarrufun iptaline, bu taşınmazın elden çıkarılmış olması nedeni ile taşınmazın 10.11.2015 tarihindeki değeri olan 70.000,00TL’nin İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2014/5767 takip sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri geçmemek kaydı ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, davalı borçlu Mehmet tarafından ...'e yapılan satışın taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğu, mislini geçtiği, bu nedenle muvazaalı olduğu, ... tarafından davalı ...'a yapılan satışın ise taşınmazın gerçek değerinin mislini geçmediği bu nedenle muvazaa iddiasının yerini bulmadığı, davalılar arasında akrabalık bağı olmadığı anlaşıldığından ... tarafından ...'e satış işlemine konu tasarrufun iptaline, bu taşınmazın elden çıkarılmış olması nedeni ile taşınmazın 10.11.2015 tarihindeki değeri olan 120.000,00 TL'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2014/5767 takip sayılı dosyasındaki asıl alacak ve ferileri geçmemek kaydı ile ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2018 tarihli ve 2018/746 Esas, 2018/1708 Karar sayılı kararıyla; İstinaf kanun yoluna başvuran ... vekilinin istinaf başvurusunun, süresinde olmadığı ve bu hususta ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin ek karar verilmiş olup, bu ek karara karşı istinaf başvurusu olmadığından ve istinaf kanun yoluna başvuran ... vekilinin istinaf başvurusunun, istinaf eksik harcının muhtıraya rağmen tamamlanmamış olduğundan, reddine ilişkin ek karar verilmiş olup, bu ek karara karşı istinaf başvurusu olmadığından, bu davalılar yönünden istinaf incelemesi yapılmasına yer olmadığına, davalı ... açısından davanın reddedilmesinin ve ... açısından bedele dönüştüğünün kabul edilmesinin doğru olduğu görülmüş ise de, mahkemece belirlenecek bedel, taşınmazın ...'in elinden çıktığı 13.04.2015 tarihindeki değer olması gerekirken, dava tarihi olan 10.11.2015 tarihindeki değer olduğundan doğru bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak bu yönden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.04.2022 tarihli ve 2021/19031 Esas, 2022/6771 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda; bölge adliye mahkemesince de belirtildiği üzere; davalı-3.kişi ... tarafından taşınmaz üzerindeki ipotek ile ilgili bankaya müracaat edilerek kalan ipotek borcunun sorulduğu ve yine dosyada mevcut 12/07/2013 tarihli 60.000,00 TL bedelli dekont ile bu ipotek borcunun davalı ...'in eşi ... tarafından ödendiği, bu miktar ve tapu senedinde görülen 2.000,00 TL birlikte değerlendirildiğinde, 62.000,00 TL'lik ödemenin ispatlandığı, bu nedenle, sadece tapudaki değer ile, işlem tarihi için belirlenen gerçek değer arasında misli fark olduğuna ilişkin gerekçenin doğru olmadığı, ispatlanan ödeme ile mahkemece belirlenen değer arasında misli fark bulunmadığı sabittir. Ancak; bölge adliye mahkemesince davalı 3. kişi ... ve dava dışı eşi ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde, ev ile ilgili ilişkinin 2010 yılında kurulduğu, davalı-borçlu ile de ...'in, bu tarihten 3-5 ay önce gazetedeki reklam çalışması vasıtasıyla tanıştığı kabul edilmekte olup, buna göre, davalı-3.kişi ...'in borçlunun durumunu ve amacını bilecek kişilerden olduğu nazara alınarak İİK.m. 280/1 uyarınca davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmişse de; dosya kapsamından davalı borçlu ...’ın müteahhit olduğu, davalı 3. kişi ...’in eşi ...’in ise gazetede çalışan reklamcı olduğu, davalı borçlu ile bu nedenle bir reklam işi için tanıştıkları anlaşılmış olup davanın kabulü için yalnızca bu şekilde bir tanışıklık yeterli olmayıp, bunun dışında davalı 3. kişi ...’in davalı borçlu ... ile yakın olduğu yada İİK’nun 280/1. maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispat edilememiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirilerek davanın davalı 3 .kişi ...’e devredilen taşınmaz yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. B. (İlk Derece/Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İzmir ili, Torbalı ilçesi, Ayrancılar mah. 551 ada 10 parselde kain A blok 4 nolu bağımsız bölüm için verilen karar, istinafa ve temyize konu edilmeyip kesinleştiğinden, (bu taşınmaz için dava yöneltilen ve bedele dönüşen davada, davalı ... açısından davanın kabulüne, davalılar ... ve ...'e yönelik davanın reddine karar verildiği ve kanun yoluna başvurulmayıp kesinleştiği görülmekle) yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı-borçlu ...'ın davalı-3.kişi ...'e yaptığı İzmir ili, Torbalı ilçesi, Ayrancılar mah. 551 ada 10 parselde kain C Blok 7 nolu bağımsız bölümün satışına ilişkin 12.07.2013 tarihli tasarruf yönünden; davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının borçluyu devirlerden çok daha önce 2010 yılından bu yana tanıdığı, davalı ... ve dava dışı eşi ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde açıkça; ev ile ilgili ilişkinin 2010 yılında kurulduğu, davalı-borçlu ile de ...'in, bu tarihten 3-5 ay önce gazetedeki reklam çalışması vasıtasıyla tanıştığı, tapu işleminin yapıldığı 12.07.2013 tarihine kadar da yaşanan sıkıntılardan bahsedildiği, buna göre davalı-3.kişi ...'in borçlunun durumunu ve amacını bilecek durumda olduğunu, davalıların aynı bölgede ikamet etmekte olup uzun yıllardır birbirlerini tanıdıklarını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı borçlu ...’ın müteahhit olduğu, davalı 3. kişi ...’in eşi ...’in ise gazetede çalışan reklamcı olduğu, davalı borçlu ile bu nedenle bir reklam işi için tanıştıkları anlaşılmış olup davanın kabulü için yalnızca bu şekilde bir tanışıklık yeterli olmayıp, bunun dışında davalı 3. kişi ...’in davalı borçlu ... ile yakın olduğu yada İİK’nun 280/1. maddesi gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/443, K. 2023/6021, T. 08.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-443-e-2023-6021-k-ad7ec40e9389