Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6228 E. 2024/13122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6228
- Karar No
- 2024/13122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2024/61 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı ... hakkında yaptığı takiplerin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazın davalı borçlu tarafından 31.10.2016 tarihinde davalı ...'na devredildiğini, bu devrin alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile yapıldığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, satışın gerçek ve rayiç bedel üzerinden yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/39 Esas 2018/351 Karar sayılı kararıyla, ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu, davalı üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2021 tarihli ve 2018/3155 Esas 2021/11 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin esasına yönelik istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 03.10.2023 tarihli ve 2021/1713 Esas, 2023/10176 Karar sayılı ilâmı ile; "... Somut olayda; dava konusu taşınmaz 31.10.2016 tarihinde 110.000 TL bedel ile davalı ...'na devredilmiştir. Bilirkişi taşınmazın satış tarihindeki değerini 360.000 TL olarak belirlemiştir. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 02.06.2016 tarihli 27.163 TL, 20.10.2016 tarihli 36.500 TL olan hacizler ve üçüncü kişinin ipotek bedeli olarak Ziraat Bankasına yatırdığı 19.500 TL ödeme dikkate alındığında, ivazlar arasında önemli bir oransızlık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince; sözü edilen bu dava konusu taşınmaz yönünden satış bedeli ile gerçek rayiç değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya içerisinde mevcut belgelerden, dava konusu (4) nolu bağımsız bölümün bulunduğu arsanın 14.06.2013 tarihli noterde düzenlenmiş kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile arsa sahipleri tarafından müteahhit olarak borçlu ...'na verildiği, (4) nolu daire dahil toplam 4 adet bağımsız bölümün de müteahhit borçluya ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Müteahhit olan borçlunun kar amacı ile yaptığı taşınmazları satması işin doğasından kaynaklandığı, davalıların yakınlıklarının somut olarak ispatlanmadığı da dikkate alındığında salt aynı sektörde iş yapmış olmaları nedeni ile İİK'nın 280/1.maddesine göre tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir. ..." gerekçesi ile kararın bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde ivazlar arasında önemli oransızlık olduğunu, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiğini, davalıların somut delil sunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.