Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4266 E. 2023/11543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4266
Karar No
2023/11543
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/122 E., 2023/125 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2023-26 HÜKÜM/KARAR : İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/56326 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bulunmayan motosiklet ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 12.09.2013 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 472,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 15.972,00 TL'nin temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 113.850,94 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, rapor ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, sigortasız aracın sürücüsünün kusurunun belirlenmesi gerektiğini, davacı kaza sırasında kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulüne, 113.378,94 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 02.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 30.10.2020 tarihli ve 2020/İHK-23568 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 111.771,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 28.02.2022 tarihli, 2021/10850 Esas - 2022/3504 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosya içerisinde davacı vekili tarafından sunulan 2019 yılının Haziran, Mayıs, Nisan, Mart ve Şubat aylarına ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) hizmet dökümü bulunmaktadır. Hükme esas alınan hesap raporunda ise davacının geliri asgari ücretin 1.53 katı olarak belirlenmiş olup gelirin neye göre belirlendiği anlaşılamamaktadır. Buna göre, davacının SGK kayıtları ile kaza tarihindeki işyerinden kaza tarihi ve öncesine ait maaş bodroları getirtilerek davacının kaza tarihindeki gelirinin ne kadar olduğu tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, belirlenen gelirine göre hesaplama yapılması için ek rapor alınarak, kazanılmış hakları da gözetilmesi kaydıyla sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Kabule göre, Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1991-2020 yılları arasındaki tüm çalışmalarını ve aldığı ücretleri gösteren SGK hizmet dökümünün yer aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüm gelirlerin dikkate alındığı, davalı tarafından bilirkişi raporuna gelir yönünden yapılmış itiraz da olmadığı, bu durumun bozma ilamında dikkate çekilen usuli kazanılmış hakların korunması gerektiği ilkesi gereği başvuru sahibi açısından usuli kazanılmış hak yarattığından yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmadığı, vekalet ücretine ilişkin bozma kararı gereği İtiraz Hakem Heyeti kararında değişikliğe gidildiği gerekçesiyle 2020/İHK-23568 sayılı kararın vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uygun şekilde ek rapor aldırılmayarak bozmaya aykırı davranıldığını, müvekkilinin zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmesi gerektiğini, gelirde meydana gelen her artışın kamu düzeninden olduğunu ve hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olmaması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, kazaya sebebiyet veren aracın motorlu bisiklet olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza sırasında kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu kabulünün dayanaksız olduğunu, davacıya SGK tarafından ödenen miktarın indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, olay tarihinde geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmayan motosiklet ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile değişik 177 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile "Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." şeklindeki düzenleme ile bu husus yasal zemine de kavuşturulmuştur. Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk Hukuk Sistemi'ne girmiştir. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılması ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunu'muzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanunu'nun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk Derece Mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk Derece Mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrasına göre de Sigortacılık Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. Dosya kapsamından, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın Dairenin yukarıda anılan bozma ilamı ile davacının SGK kayıtlarının ve maaş bordrolarının getirtilerek gelirinin ne kadar olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının 1991-2020 yılları arasına ait SGK kayıtlarının dosya arasında mevcut olduğu, bu nedenle bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığı belirtilerek 2020/İHK-23568 karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verildiği, Dairece verilen bozma ilamı ile davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, her ne kadar Dairenin bozma kararından sonra verilen İtiraz Hakem Heyeti kararında davacının 1991-2020 yılları arasındaki SGK hizmet dökümlerinin dosya arasında mevcut olduğu belirtilmiş ise de anılan SGK dökümlerinin tamamının fiziki olarak dosya içerisinde bulunmadığı, dosyada fiziken davacının 2019 yılı Şubat-Haziran ayları arasındaki hizmet dökümlerinin mevcut olduğu, bu hali ile bilirkişi raporunda esas alınan gelirin denetlenemediği anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacıya ait SGK hizmet dökümlerinin tamamının fiziken dosya arasına alınarak yukarıda anılan bozma ilamında belirtildiği şekilde ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. HMK'nın 297 nci maddesinin 2 nci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, Dairece kararın bozulmasından sonra İtiraz Hakem Heyetince 2020/İHK-23568 karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmakla; bozma ilamı sonrası itirazlar değerlendirilerek sonucuna göre yeniden hüküm kurulması gerekirken yukarıda açıklanan hükme aykırı olacak şekilde 2020/İHK-23568 karar sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmekle yetinilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 3. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4266, K. 2023/11543, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-4266-e-2023-11543-k-d312824a0ee1