Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3712 E. 2023/7080 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3712
Karar No
2023/7080
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2022/566 K. HÜKÜM/KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Çamlıca Grup Lojistik Akaryakıt İnşaat San.ve Tic. Ltd.Şti.nin davacı bankadan 02.07.2014 ve 26.12.2014 tarihli kredi sözleşmeleri ile kredi kullandığını, davalı ...'ın bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı borçlu aleyhine yapılan İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6221 sayılı icra takibinin kesinleştiğini ancak borçlulara ait mal varlığının olmaması nedeniyle icra takibinin sonuçsuz kaldığını, bu sırada davalı borlu ...'ın üzerine kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazını 08.03.2012 tarihinde 75.000,00 TL bedel ile alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla diğer davalı ...'a devrettiğini belirterek davalılar arasında yapılan tasarrufun iptali ile dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; borcun doğum tarihinin iptali istenen tasarruftan sonra olduğunu, dava konusu taşınmazın ipotek yükü ile birlikte satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ... ile arasında herhangi bir akrabalık ya da ticari ilişki mevcut olmadığını dolayısıyla müvekkilinin diğer davalının içinde bulunduğu durumu bilebilecek kişilerden olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli ve 2016/357 Esas, 2017/309 Karar sayılı kararıyla; davalı takip borçlusunun davacının alacağının doğumundan sonra diğer davalıya taşınmazı ipotekli olarak sattığı, alıcı davalı tarafından takip borçlusuna 75.000,00 TL vererek ipotekli şekilde aldığını ileri sürmüş ise de 75.000,00 TL'nin ne şekilde ödendiğine ilişkin yeterli delil sunamadığı, elden verildiği savunmasının yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar arasında yapılan Kartal Tapu müdürlüğünün 08.03.2016 tarih 6482 yevmiye sayılı Soğanlık mah. 10665 ada, 192 parselde 10/100 arsa paylı 2 kat 5 nolu meskenin davalı ... tarafından davalı ...'a yapmış olduğu tasarrufun iptaline, davacıya İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6211 sayılı takip dosyasında alacaklarını tahsil etmek üzere icra takip yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2017/2497 Esas, 2019/1206 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın devir tarihi itibariyle rayiç bedelinin 285.000,00 TL olduğu, satış bedeli olan 75.000,00 TL ile arasında misli fark bulunduğu, davalı ...'ın satış bedeli olan 75.000,00 TL yi ödediğini resmi senet ile ispatladığı, bu hususta başkaca belge sunmasına gerek bulunmadığı, bu yönüyle kararın gerekçesinin yerinde olmadığı ancak ipotek bedelinin ipotek alacaklısına ödendiğinin davalı ... tarafından ispatlanamadığı, (17. Hukuk Dairesi 01.07.2014 tarih 2013/7981 E. - 2014/10397 K.) aksine ipotek alacaklısının icra takibinin halen devam etmekte olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf taleplerinin HMK.353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/4952 Esas, 2020/8757 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda dava konusu taşınmaz, üzerinde yer alan dava dışı... lehine ipotek şerhine konu borcun ödenmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi neticesinde 18.07.2017 tarihinde ihale yoluyla dava dışı İbrahim Yüksel’e satılmıştır. İpotek; borçlunun borcundan dolayı konulmuş olup 29.05.2014 tarihlidir. Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur. Somut olayda borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...’ın mamelekinde kalan bir para olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bu durumda; öncelikle Mahkemece; dava dışı... tarafından dava konusu taşınmaz için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi dosyası (Sakarya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2016/6496 sayılı) ve ihale dosyasının(İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/944 talimat sayılı) getirtilerek dava dışı alacaklı...’ın dava konusu taşınmaz üzerindeki alacak miktarının tespiti ile ihale sonucu davalı ...’a kalan bir bedel olup olmadığı, kalan bedel varsa bunun İİK 283/2 madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, ihale bedelinden kalan para yok ise davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın, üzerinde yer alan dava dışı... lehine ipotek şerhine konu borcun ödenmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibi neticesinde 18.07.2017 tarihinde ihale yoluyla dava dışı İbrahim Yüksel’e satıldığı, borçlunun borcu nedeniyle yapılan satış sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...’ın mamelekinde kalan bir para olmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle de vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra dairesi tarafınca düzenlenen sıra cetveline karşı (alacağın varlığına yönelik) sıra cetveline itiraz davası açılmış olup, sonucunun beklenmesi gerektiğini, ipotek alacağının bedelsiz olduğunu, davalı ...'den davalı ...'a yapılan devrin muvazaalı olduğunu, ipotek karşılığı borcun da bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, İcra Müdürlüğü'nün 07.08.2017 tarihli yazısına göre; dava konusu taşınmazla ilgili 18.07.2017 tarihinde yapılan ihalenin kesinleştiği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 179,90 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3712, K. 2023/7080, T. 29.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3712-e-2023-7080-k-c07e67dfd97a