Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4707 E. 2025/6730 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4707
Karar No
2025/6730
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... arasında 03.01.2017 tarihli temel bankacılık hizmet sözleşmesine istinaden kredi kartı kullandırıldığını, davalı ...'ın bankaya olan borcunun tahsili amacıyla 22.02.2018 tanzim 24.10.2019 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli senedi teslim ettiğini, davalının bankaya olan borcunun ödenmemesi üzerine hakkında Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/101034 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlunun pasif kayıtlarının incelenmesinde adına kayıtlı Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 11262 Ada, 1 Parsel, B Blok, 15 nolu bağımsız bölümü 01.02.2019 tarihinde ...'a, ...'ın da 3 gün sonra 04.02.2019 tarihinde ...'e devrettiğini, yapılan devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptali ile müvekkile Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/101034 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza ilişkin resmi senette her ne kadar belediye rayiç bedeli üzerinden yazılmış ise de davalının taşınmazı güncel bedeli olan 315.000,00 TL bedel üzerinden satın aldığını, taşınmaza ait olan aboneliklerin kendi üzerine olduğunu, yapılan satış işleminin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapılmadığını, gerçek bir satış olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı borçlu ... ve davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK’nın 278/III-2. maddesinde “Mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır. Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği” belirtilmiştir. İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda; davalı borçluya ait bilinen adreste tutulan 05.11.2019 tarihli haciz tutanağının İİK’nın 105. madde kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, iptali istenilen Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 11262 Ada, 1 Parsel, B Blok, 15 nolu bağımsız bölümün 01.02.2019 tarihinde 111.760,00 TL bedelle ...'a, ... tarafından da satın aldıktan 3 gün sonra 04.02.2019 tarihinde 112.000,00 TL bedelle ...'e devredildiği, dosyadan alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu gayrımenkulün davalılara devredildiği tarihteki gerçek değerinin ise 325.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olmasına, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine göre mahkemece davalı ...'a yapılan tasarruf yönünden; misli aşan bedel farkının bulunmasına göre davanın kabulüne, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı ... ile davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetinin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamamasına göre, davalı ... yönünden davanın redddine, İİK madde 283/1. maddesi gereğince de; dava konusu gayrımenkulün davalı ... tarafından davalı ...'e devredildiği tarihteki gerçek değeri olan 325.000,00 TL'nin Samsun İcra Müdürlüğü’nün 2019/101034 sayılı dosyadaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının ESAS NO BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, aynı Kanun'un 373/1. maddesi uyarınca, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4707, K. 2025/6730, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-4707-e-2025-6730-k-1f395b2c5dc2