Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3669 E. 2024/10533 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3669
Karar No
2024/10533
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1594 E. 2022/1836 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red/ Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Acıpayam 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/299 Esas, 2020/91 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'nin oğlu, ... ve ...'nın torunu olan ...'ın 16.04.2017 tarihinde geçirdiği kaza sebebiyle vefat ettiğini, bu elim kaza sebebiyle davacıların vefat edenin desteğinden yoksun kaldığını, vefat eden ...'nin 18 yaşında İmam Hatip Lisesinde öğrenci olduğunu, vefat eden ...'nin anneannesi ve dedesi ile birlikte kaldığını, vefat edenin annesinin de daha önce vefat ettiği için 2002 yılından itibaren onların yanında yetiştiğini, bu sebeple vefat edenin annesine düşecek payın da anneanne ve dedeye ödenmesi için hesaplama yapılması gerektiğini, konu ile ilgili davalıya başvuru yapıldığını, davalı tarafından sadece ... için 15.05.2017 tarihinde 41.297,00 TL ödemede bulunulduğunu, ...'ye yapılan ödemenin yetersiz ve gerçek destekten yoksun kalma tazminatı rakamına baliğ olmadığını, ... ve ...'a destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapılmadığını, davalının sigortalısı olan ...'ın kazanın oluşumunda asli ve tek kusurlu olduğunu ileri sürerek arttırılmış hali ile davacı baba ... için 210.871,47 TL, davacı anneanne ... için 84.551,51 TL, davacı dede ... için 31.564,65 TL olmak üzere toplam 326.987,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, sigortalı aracın kusurlu bulunması halinde davacıların ve dava dışı kimselerin destekten yoksun kalıp kalmadıklarının tespitini, destekten yoksun kalan kimselerin olması halinde alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, yapılan hesap sonucundan şirketçe yapılan ödemenin ve güncellenmiş faizinin mahsup edilmesini, bakiye tazminat hesaplanması halinde faiz başlangıç tarihinin borcun talep edilebilir ... geldiği hesap raporu tarihi olarak dikkate alınmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların desteğinin meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiği, desteğin seyahat ettiği motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu, yine davacılar murisinin kasksız olup bunun ölüme etkisi olup hesap edilen tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, bilirkişi ek raporunun usule uygun olduğu kanaatiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 140.489,93 TL, ... için 67.641,20 TL ve ... için 25.251,72 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacılar ... ve ... yönüyle; 2918 sayılı KTK’nın değişik 97. maddesi uyarınca davacının usulünce tüm belgelerle birlikte başvuru yapmadığından, müracaatından sonra gerekli yasal süreyi beklemediğinden Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca dava açma hakkı bulunmadığını, davacının önce ıslah sonra, talep artırım yapması ve buna göre karar verilmesinin doğru olmadığını, çünkü bir davada ancak bir defa ıslah hakkının kullanılabileceğini, davacılar vekilinin 31.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi içeriğine göre karar verilmesi yerine, sonraki artırımı nazara alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, müteveffanın gelirinin SGK ve işyeri kayıtları istenerek doğru biçimde belirlenmediğini, salt meslek odası cevabi yazısına göre kazanç tespitinin doğru olmadığını, bu noktada asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği itirazlarının da dikkate alınmadığını, davacı anneanne ve dedenin destek alacaklısı olduğu ispat edilmeden lehlerine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, ölenin motosiklette kask takmadan seyrettiği anlaşıldığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminatlardan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, dava dilekçesi ile istenenlere dava, ıslah edilenlere ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerine, faizin temerrüt tarihinden başlatılmasının doğru olmadığını, davacıların gerekli belgeler ile başvuru yapmadıklarını ileri sürerek hükmün kaldırılması ile talebi gibi karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meslek lisesi son sınıfta okumaktayken vefat eden desteğin gelirinin askerlik sonrası iş buluncaya kadar asgari ücrete göre, bundan sonra ise çalışması muhtemel kurumun bildirdiği cevabi yazıya göre usulüne uygun olarak tayin edilmiş olmasına, desteğin 4 yaşındayken annesinin vefatı üzerine kısa bir müddet özürlü olan davacı babası ...'nin yanında kaldıktan sonra uzunca müddet ölünceye kadar öteki davacılar ninesi ve dedesinin yanında kesintisiz biçimde yaşamasına göre müteveffanın ileride sözü geçen kimselere destekte bulunacağının varsayılmasında herhangi bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının açtığı destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre; davacılar ... ve ...'a yönelik temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davada davalının davacı ...'a yönelik temyizi bakımından incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalının, davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalının davacı ...'a yönelik temyizi bakımından tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 9.597,00 TL 0.H. 3.985,62 TL P.H. 5.611,38 TL Kalan Karşılaştırdı. HŞC SA

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3669, K. 2024/10533, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3669-e-2024-10533-k-981ff0ea4a00