Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2700 E. 2026/3710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2700
- Karar No
- 2026/3710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1852 E., 2022/2193 K.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... İnşaat A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir. İş bu karar davalı ... İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.04.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın zarar gördüğünü beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 08.09.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 124.595,20 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı Kuranlar İnşaat vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda asli kusurun araç sürücüsünde olduğunu, açılan ceza davasının henüz kesinleşmediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin huzurdaki dava bakımından yetkisiz olması nedeni ile yetki itirazında bulunduklarını, kira ilişkisinden doğan alacak davalarında görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı süresinde ikame edilmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 124.595,20 TL tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... İnşaat A.Ş. vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... İnşaat A.Ş. vekilinin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.11.2020 tarih ve 2018/674 Esas, 2020/761 Karar sayılı kararına yönelik istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin HMK 352/1-c maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri; Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; süre tutum istinaf dilekçesini süresinde verdiklerini, kamu düzenine aykırılık hallerinin incelenerek karar verilmesi gerektiğini, usulden red kararının hatalı olduğunu, yetkili kılınan avukata mahkeme kararının tebliğ edildiğini ve davanın esastan reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf dilekçesinin kanunun aradığı şartları taşıyıp taşımadığı ve süresinde verilip verilmediğine ilişkindir. Olağan kanun yollarından biri olan istinaf hukuk yargılamasının öncelikli amacı, kesinleşmemiş ilk derece mahkemesi kararlarını hem maddi hem de hukukî yönden denetleyerek gözden geçirmektir. Bu kanun yolu ile yargı kararlarına güven duyulması ve hata yapılma ihtimalinin azaltılması amaçlanmaktadır. Bu özellikleri karşısında hem erteleyici hem de aktarıcı bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki düzenleme gereğince istinaf başvurusu, dilekçe ile yapılmakta olup dilekçede hangi unsurların bulunması gerektiği Kanun’un ''İstinaf dilekçesi" kenar başlıklı 342. maddesinde; “(1) İstinaf yoluna başvurma, dilekçeyle yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. (2) İstinaf dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Başvuran ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri. b) Varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Kararın hangi mahkemeden verilmiş olduğu ve tarihi ile sayısı. ç) Kararın başvurana tebliğ edildiği tarih. d) Kararın özeti. e) Başvuru sebepleri ve gerekçesi. f) Talep sonucu. g) Başvuranın veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası. (3) İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355. madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere HMK'nın 342. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvuran tarafın istinaf dilekçesinde başvuru sebeplerini ve gerekçesini de göstermesi gerekmektedir. İstinaf sebepleriyle, ilk derece mahkemesi kararının ve karara dayanak alınan yargılamanın hatalı veya eksik olduğuna ilişkin ileri sürülen iddialar kastedilmektedir. Taraflar ilk derece mahkemesinin yargılamayı etkileyen tüm hatalı işlemlerini hüküm sonucuna etkili olması ve istinaf başvurusunda bulunan taraf aleyhine sonuç doğurmuş bulunması şartıyla istinaf sebebi yapabilir. İstinaf dilekçesinde genel olarak kanuna ve hukuka aykırılıktan söz edilmesi yeterli olmayıp maddi hukuk kurallarına aykırılık hâllerinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Ancak hangi hukuk kuralının yanlış uygulandığının ayrıntılı olarak gösterilmesine gerek bulunmamaktadır. Zira hâkim hukuku re’sen uygulamak zorundadır. Ayrıca istinaf sebepleri dilekçede somutlaştırılmalıdır. Başvuru dilekçesinin tümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde istinaf sebepleri anlaşılabiliyorsa bu durumda somutlaştırmanın yapıldığı kabul edilmelidir. Öte yandan bazı konularda daha önce verilen dilekçelere atıf yapılarak istinaf sebepleri gösterilebilirse de bütünüyle ilk derece yargılamasında sunulan dilekçelere atıf yapılarak istinaf sebeplerini gösterilmesi mümkün değildir. İstinaf sebeplerinin sadece şekli koşulu yerine getirmek amacıyla genel ifadeler kullanılarak ileri sürülmesi de yeterli değildir. İstinafa başvuran ilk derece mahkemesinin yargılaması ve kararı ile ilgili somut hataları da belirtmelidir. Örneğin delil değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri süren taraf, istinaf dilekçesinde bunun gerekçesini de ortaya koymalıdır. İstinaf yoluna başvuran taraf, dilekçesinde istinaf sebeplerini ve talep sonucunu eksiksiz belirttiği taktirde dilekçede belirtilen sebepler ve talep istinaf incelemesinin çerçevesini oluşturmakla istinaf mahkemesi de kural olarak bu talep ve sebeplerle sınırlı inceleme yapabilmektedir.
28. Nitekim HMK'nın 355. maddesinde, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." hükmüne yer verilmiş olup bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesini istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapması gerekmekle birlikte her durumda kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar re'sen dikkate alınmalıdır. Bu itibarla yukarıda içeriğine yer verilen HMK'nın 342. maddesindeki hüküm dikkate alındığında istinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzası ile başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtların yer alması durumunda maddede belirtilen diğer hususları ihtiva etmese bile Kanun’un 355. maddesi gereği bu dilekçe kapsamında gerekli inceleme yapılmalıdır. Örneğin, istinafa başvuran dilekçesinde adını, soyadını ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını yazarak sadece “aleyhime verilen kararı istinaf ediyorum” yazmış olsa bile bu dilekçe reddedilmeyip istinaf incelemesi kararda kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden incelenmelidir. Zira istinaf başvuru yolunu kullanan taraf dilekçesinde herhangi bir sebebe dayanmamıştır. Öte yandan HMK'nın 352. maddesi uyarınca; "(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre mahkeme; istinaf incelemesi yapmakla görevli olup olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının kesin olup olmadığı, istinafa başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilip getirilmeliği, başvuru sebepleri ve gerekçelerinin gösterilip gösterilmediği hususlarında ön inceleme yapar, ön inceleme sonucunda belirtilen hususlarda karar verilmesi gerekirse bunlar hakkında dosya üzerinden öncelikle karar verilir. Eksiklik olmadığının tespiti hâlinde ise esastan incelemeye geçilir. Usul kurallarına aykırılık durumunda kanun koyucu bazı usul hatalarını mutlak istinaf sebebi; bazı usul hatalarını ise nispi istinaf sebebi olarak belirlemiştir. Usul kurallarına aykırılık yönünden mutlak istinaf sebepleri; mahkemeye ilişkin temel kurallar ile taraflara veya dava konusuna ilişkin usul kurallarının ihlâl edilmesi ve adil yargılanma hakkını ihlâl eden usul hatalarının bulunması iken nispi istinaf sebepleri, bu belirtilen sebepler dışında kalan ve mahkemenin yanlış veya hatalı karar vermesine neden olan tüm usul hatalarıdır. Usul hukukuna ilişkin nispi istinaf sebepleri ve mahkemece vakıa tespitinin hatalı yapılarak yanlış sonuca varılması durumları kural olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülmesi hâlinde incelenebilecektir. Zira hâkim tarafların talepleri ile bağlı olup taraflarca ileri sürülmeyen vakıaları dikkate alamaz. Buna karşılık maddi hukuk kurallarına aykırılık ve usul hukukuna ilişkin mutlak istinaf sebepleri istinaf dilekçesinde ileri sürülmese de mahkemece re’sen incelenebilmektedir. Re’sen inceleme noktasında HMK'da "kamu düzenine aykırılık” ölçütü getirilmiştir. Özellikle kamu düzenine ilişkin olanlar dışında istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen bir hususun Bölge Adliye Mahkemesince inceleme konusu yapılması mümkün değildir. HMK'nın “Duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlıklı 353. maddesinde; "(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: 1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması. 2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması. 3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması (…) 4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması. 5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, (…) karar verilmiş olması. 6) (Değişik: 22.07.2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması. b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir ". hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm uyarınca bölge adliye mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılması hâlinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilecektir (HMK m. 353/b-1). Bölge adliye mahkemesince istinaf başvuru sebeplerinin ve gerekçelerinin gösterilmediği istinaf başvuru dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzası ile başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtların yer alması durumunda reddedilmeyip bu dilekçesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapılması gerekmekte olup Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarihli ve 2022/11-86 E., 2022/355 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere bu inceleme HMK'nın 353. maddesi uyarınca esasa ilişkin bir incelemedir. Somut olayda trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verildiği, davalı ...Ş. vekilince UYAP üzerinden gönderilen 24.11.2020 havale (istinaf başvuru harcının yatırıldığına dair makbuzu ile) tarihli dilekçe ile (başvuranın kimliği ile başvurulan karara ilişkin bilgilerin yer aldığı) gerekçeli kararın taraflarına tebliğinden sonra ayrıntılı dilekçe verme haklarını saklı tutarak istinaf yoluna başvurduklarını, süre tutum dilekçelerinin kabulü ile Yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmiştir. Gerekçeli kararın adı geçen davalı vekiline (yetkili kılınan Av. ...'a) 04.01.2021 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı şirket vekilinin gerekçeli istinaf başvuru dilekçesini HMK'nın 345. maddesinde öngörülen 2 haftalık süre geçtikten sonra 12.03.2021 havale tarihi ile UYAP üzerinden gönderdiği anlaşılmıştır. Mahkemece gönderilen muhtıra ile nispi harcın tamamlandığı anlaşılmıştır. Bölge adliye mahkemesince gerekçeli kararın tebliğinden sonra süresinde yasaya uygun istinaf başvuru dilekçesi verilmediği, istinaf sebeplerini içermeyen süre tutum dilekçesinin yasada düzenlenen haliyle istinaf dilekçesi olarak kabulüne imkan bulunmadığı, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1-c maddesi gereğince istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Şu hâlde yukarıda yapılan açıklamalar ışığında bölge adliye mahkemesince, davalı ... İnşaat A.Ş.'nin harcı yatırılmış istinaf başvuru sebeplerini ve gerekçelerini içermeyen dilekçesi kapsamında ilk derece mahkemesi kararında kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden (ki bu incelemenin esastan bir inceleme olduğu gözetilerek) istinaf incelemesi yapılması gerekirken (davalının usuli müktesep hakları korunarak) gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı belirtilerek HMK'nın 352. maddesi uyarınca istinaf talebinin usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... İnşaat A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... İnşaat A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.