Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2616 E. 2023/5368 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2616
Karar No
2023/5368
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/349 Değişik İş- 2021/349 Karar SAYISI : İHK-2021/14708 HÜKÜM/KARAR : Davacı itirazının kabulüne/ Davanın kısmen kabulüne SAYISI : K-2021/25589 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı çift taraflı kaza neticesinde sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve % 20 oranında malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci maddesi uyarınca 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri ile 1.200,00 TL rapor ücreti ve 514,71 TL muayene masrafı olmak üzere toplam 41.814,71 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini 363.744,21 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında uzlaşma olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri talebi ve rapor ücretinden davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını ve başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği ve bu rapor ile sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun bir başvuru olarak kabul edilemeyeceği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesinde, sigorta şirketine usulüne uygun belgelerle başvurunun, özel bir dava şartı olarak ihdas edildiği, bu şartın noksanlığı halinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin 2 inci fıkrası gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği ve davacı tarafından davalı ... şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuru aşamasında dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 25.09.2020 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak hazırlandığını, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuran tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuata uygun bir şekilde hazırlandığı ve davalı ... şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığı, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, ceza dosyasında alınan ve dosyaya sunulan kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, başvuranın zararının belirlenmesi amacıyla, aktüer bilirkişiden alınan 06.05.2021 tarihli raporda Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progressif rant yöntemi kullanılarak sürekli iş göremezlik tazminatının 363.744,21 TL, geçici bakıcı gideri zararının 2.029,50 TL olarak hesaplandığı, poliçe limitinin ise 360.000,00 TL olduğu, davalı vekili tarafından geçici bakıcı gideri zararından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı itirazında bulunulmuş ise de; talep olunan 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri maluliyet teminat limiti içerisinde ödenecek olduğundan ve teminat limitinin tamamı kalıcı maluliyet yönünden talep edilmiş olduğundan bu talebin reddine karar verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Giderleri Ödeme Borcu" başlıklı 1426 ıncı maddesi uyarınca davalının makul gider olarak kabul edilebilecek rapor ücretinden sorumluluğunun bulunduğu, somut olayda aile içi taşıma olması sebebiyle hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasına ilişkin davalı vekili talebinin yerinde olmadığı, müterafik kusur sebeplerinin araştırılarak indirim yapılması gerektiği yönündeki davalı itirazının genel nitelikte itirazlar olup, somut deliller ile ortaya konulmamış olduğundan bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği ve başvuran vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulü ile 360.000,00 TL tazminatın 18.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 2.029,50 TL geçici bakıcı gideri talebi teminat limiti içerisinde ödenecek olduğundan ve teminat limitinin tamamına hükmedilmiş olduğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihi 18.11.2020 tarihi olmasına rağmen ... kararında sehven 18.11.2021 tarihi olarak yazıldığını ileri sürerek ... kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde hazırlanmadığını, taraflara izafe edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu ve bu konuda yeniden rapor alınması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda TRH Yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri ile rapor masrafının müvekkili şirketin sorumluluğunda olduğuna yönelik verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini ve davacı vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve adli rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, özellikle hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik esas alınarak hazırlanmış olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmiş olmasının yerinde olmasına, araçta yolcu olan davacı ile davalı sigortalı araç sürücüsünün akraba olduklarının anlaşılması ve davacının yaralanması dikkate alındığında hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle indirim uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının geçici bakıcı gideri talebinin reddedilmiş olmasına, ıslah dilekçesinde ıslah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı vekili başvuru dilekçesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci maddesi uyarınca 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, İtiraz Hakem Heyetince 18.11.2021 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Dosya içeriğinden; davacı tarafından davalı ... şirketine 20.10.2020 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı ... tarafından eksik belge temini istenmesi üzerine davacı vekili tarafından eksik belgeye ilişkin açıklama dilekçesinin de 05.11.2020 tarihinde davalı ... şirketine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince temerrüt tarihi olan 18.11.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken sehven 18.11.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...18.11.2021” ibaresinin çıkartılarak yerine “...18.11.2020” ibaresinin yazılması, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının (3) nolu bendinde yer alan “33.650,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “6.730,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle taraflar yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA; İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2616, K. 2023/5368, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2616-e-2023-5368-k-e1741b3375b2