Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2557 E. 2023/12611 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2557
Karar No
2023/12611
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/84 E., 2021/663 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Redi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, Dairenin geri çevirme kararı üzerine 30.12.2022 tarihli ek karar ile davacıların manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalılar Allianz Sigorta A.Ş. ve davalı .... vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması da temyize cevap dilekçesiyle davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.10.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.11.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.12.2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü konumundaki davacılar desteğinin vefatı nedeniyle belirsiz alacak olarak davacı ... için 60.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ve için ayrı ayrı 20.000,00'er TL maddi ve 35.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini davacı ... için 194.027,37 TL'ye, davacı ... için 54.140,10 TL'ye, davacı ... için 19.832,53 TL'ye arttırmıştır. II. CEVAP 1. Davalılardan Neova Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, sigortalısının kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı tarafın zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, yine müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat hesabında müteveffanın kusuru dikkate alınarak asgari %25 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde fahiş olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalılardan ... cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında kendisinin hiçbir hatası bulunmadığını, kazanın tamamen ehliyetsiz motosiklet sürücüsü ...'ın dikkatsiz davranışı ve hızlı seyretmesinden kaynaklandığını, yolun bomboş olduğunu, her tarafın gündüz gibi aydınlık olduğunu, kendisine göre kişinin intihar ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. 4. Davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin davacı tarafa karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kazanın diğer davalı ...' in kusuru neticesinde meydana geldiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların üçüncü şahıs olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından talep edilen ölüm tazminatı zararının poliçe teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar desteğinin %60, karşı araç sürücüsünün %40 kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların eşi/babası ...'ın vefat ettiği, destekten yoksun kalma tazminatının usulünce hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 194.000,00 TL, davacı ... için 54.141,10 TL, davacı ... için 19.832,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketleri açısından dava tarihi olan 31.12.2014 tarihinden itibaren, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 27.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçede yazılı teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak anılan davacılara verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden açılan davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ... açısından kaza tarihi olan 27.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi açısından da dava tarihi olan 27.12.2014 tarihinden itibaren işletilecek (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan davacılara verilmesine karar verilmiş; davacı taraf ile davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. arasında 09.12.2020 tarihinde ibraname ve sulh anlaşması sonucu davacıların davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. yönünden maddi ve manevi tüm tazminat taleplerinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden tüm manevi tazminat taleplerinden feragat etmesi sonucu 30.12.2022 tarihli ek kararla davacıların manevi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş.'ye yöneltilen maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... ve davalı .... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalılardan Neova Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; kazada hatalı park sebebi ile kusurlu görülen sigortalı aracın işletme halinde olmadığını, işletme halinde olmayan araç nedeniyle meydana gelen zararın genel şartların A.6.a maddesine göre teminat dışı olduğunu, kusur raporlarının ise aynı bilirkişilerden ve hatalı olarak alındığını, raporun denetime elverişli olmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınacak raporla çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılardan Allianz Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranlarına yapmış oldukları itirazları saklı kalmak kaydıyla tüm zarardan diğer davalılar ile birlikte müteselsil olarak sorumlu tutulmalarına karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, ZMMS Poliçesi gereği sorumluluklarının sigortalı aracın kusuru ile sınırlı olduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın anne ve babasına pay ayrılması gerektiğini, TBK'nın 52 nci maddesi gereği hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı ilkesi gereği zararın doğmasına neden olan kişinin sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini, ZMMS Genel Şartları uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu nedenle her hangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, hesaplanan tazminat miktarının fahiş olduğunu, SGK'dan bir ödeme alınmış ise bunun mahsubu gerektiğini, desteğin motosiklet ehliyetine sahip olmaksızın araç kullanması nedeniyle bölüşük kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin ehliyetinin bulunmadığının tutanakta açıkça yazılı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden, desteğin motosikleti ile çarpmış olduğu çekicinin park yasağı bulunan meskun mahaldeki yolda geçici olarak durakladığı, aracın işletme halinde olduğu, davacıların zarar gören 3. kişi konumunda oldukları gözetilerek davalıların talep doğrultusunda müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olmalarında da isabetsizlik bulunmadığı, davacıların desteği kazada asli kusurlu olmakla birlikte çekici sürücüsünün de park yasağı olan noktada hatalı bir şekilde durakladığı anlaşılmakla mahkemece benimsenen kusur oranlarında da hukuka aykırılık görülmediği, desteğin motosiklet ehliyetinin olmamasının ise kazanın oluşumuna etki etmediği gibi yargılama aşamasında böyle bir savunma da ileri sürülmediğinden davalılar vekillerinin kusur oranlarına ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği, davalı ... vekilince anılan rapora anne ve babaya pay ayrılması gerektiği yönünde itiraz edilmemiş olup davacılar yararına bu konuda usuli kazanılmış hak oluştuğu, somut olay bakımından; davalı ... şirketinin süresinde bu yönde bir itirazı olduğu kabul edilse dahi desteğin gelir durumu evli ve 2 çocuk sahibi olması gözetildiğinde anne ve babası hayatta olsa dahi onlara düzenli olarak destek olmayacağının benimsenmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı ....'nin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. ve davalı .... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş. tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat alınan alınan araçların karıştığı 27.12.2014 tarihli trafik kazası sonucu davacıların eş/babasının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Genişletilmiş Kasko Sigortası Genel ve Özel Şartları. 3. Değerlendirme 1. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen maddi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Kanun'un 362 inci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ...'nin anılan davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyize gelen davalı .. vekilinin temyiz isteminin aracın işletilme halinde olmadığı ve kusura yönelik çelişkinin giderilmemesine yönelik olduğu anlaşılmakla; davacılar desteğinin motosikleti ile arkadan çarptığı davalı nezdinde sigortalı tırın geçici olarak park halinde olduğundan işletilme halinde olmasına ve desteğin asli, tır sürücünün tali kusurlu olduğunda yönelik kusur belirlemesinin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı .... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. SONUÇ Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin davacılar ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2557, K. 2023/12611, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2557-e-2023-12611-k-20d096790c6a