Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2502 E. 2023/13593 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2502
Karar No
2023/13593
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/246 E., 2022/2013 K. DAVACILAR : 1...., 2.... vekili Avukat ..., 3.... vekili Avukat ... DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ..., 2.Anadolu Sigorta A.Ş. vekili Avukat ..., 3.... DAVA TARİHİ : 21.01.2013 HÜKÜM/KARAR : Davacı ..., davalı ... ve davalı ...'un İstinaf Başvurularının Kısmen Kabulü ile Davalı ... Şirketi Yönünden Davanın Reddine, Diğer Davalılar Yönünden Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1407 K., 2021/934 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... Şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılardan ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ..., davalı ... ve davalı ...'un istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalılardan Anadolu Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı, davalı ...'un işleteni ve davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın, 05.04.2012 tarihinde davacı yaya ...'a çarpması ile meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ...'ın ağır yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu, davacılar ... ve ...'ın çocuklarının ağır bedensel zararı nedeniyle manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 25.000,00 TL manevi ve davacı ... için 7.500,00 TL manevi, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ve 'dan müştereken ve müteselsilen, davacı ... yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ....'den (poliçedeki limit dahilinde) dava tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.11.2013 tarihli dilekçesi ile taleplerini, davacı ... yönünden 250,00 TL iş gücü kaybı, 250,00 TL kazanç kaybı, 250,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar, 150,00 TL bakım gideri, 100,00 TL tedavi gideri olarak açıklamış; 15.02.2021 tarihli dilekçe ile dava değerini, davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 129.828,01 TL olarak artırmış; 19.10.2021 tarihli dilekçesi ile davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi 187.681,30 TL'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; kusur tespiti yapılması gerektiğini, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi ve bakım masraflarının poliçe teminat kapsamına girmediğini, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ...'ın maluliyetinin %68,15 olduğu ve 9 ay geçici iş göremez olduğunun tespit edildiği, davacının % 75, davalı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı 14.06.2021 tarihli aktüer raporunun denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davacı ...'ın davalı ... şirketine yönelik açılan davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın sürekli iş göremezliğe ait talebinin kısmen kabulü ile 19.377,86 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinin üzerinde kabul edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafın sigorta şirketi yönünden taleplerinden feragat etmiş olmakla maddi tazminat kapsamındaki ve sigorta poliçesi kapsamındaki tüm haklarından feragat etmiş olduğunu, sigorta poliçesinde ayrı ayrı klozlarda gösterilen iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve zararı ile bakıcı gideri kapsamındaki tüm haklarından ve taleplerinden de feragat ettiğini, davacının bedel artırım ve ıslah dilekçelerine itiraz ettiklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunduklarını, iddia ve savunmanın genişletilmesine hiçbir şekilde muvafakat ve onaylarının olmadığını, aynı dava içerisinde hem bedel artırımı, hem de ıslah yapılmasının davanın niteliğine, hukuki yarar durumuna, dava çeşitlerinin özelliklerine ve HMK'ya açıkça aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan kusur ve aktüer raporlarının denetime elverişli olmadığını, davacı ...'ın müterafik kusurunun bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, zamanaşımı yönündeki itirazların reddi gerektiği, kusur ve maluliyet yönünden alınan raporların denetime elverişli bulunduğu, ancak davacının gelirinin asgari ücret düzeyinin iki katı alınması gerekirken düşük belirlendiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'un istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davacı ...'ın davalı ... şirketine yönelik açılan davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik talebi yönünden 187.681,30 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacı ...'ın gelirinin asgari ücretin iki katı olacak şekilde belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini, davacı tarafın bedel artırım ve ıslah dilekçelerine itiraz ettiklerini, aynı dava içerisinde hem bedel artırımı, hem de ıslah yapılmasının davanın niteliğine, hukuki yarar durumuna, dava çeşitlerinin özelliklerine ve HMK'ya açıkça aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni/sürücüsü/sigortacısı olduğu aracın karıştığı 05.04.2012 tarihli kaza sonucu ağır yaralanan davacı yaya ...'ın maddi ve manevi tazminat talepleri ile yaralanan yayanın anne/babası olan diğer davacıların ağır bedensel zararı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Davalı ... vekilinin davacılardan ... ve ...'a yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı, davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya içeriğine göre davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakla davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 7.000,00 TL ve davacılardan ... yönünden hüküm altına alınıp davalı ... vekilince temyize konu edilen miktar 7.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan nedenle; davalı ... vekilinin davacılardan ve 'ye yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı ... vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; a-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur tespitinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, aktüer raporun denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin, davacılardan ...'a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b-Dosya kapsamından; eldeki davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığı, davacılar vekilinin 15.02.2021 tarihli ilk ıslah dilekçesi ile davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 129.828,01 TL’ye, 19.10.2021 tarihli dilekçesi ile davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 187.681,30 TL’ye çıkardığı; Bölge Adliye Mahkemesince ikinci ıslah dilekçesine itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 176 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. İkinci kez ıslah yoluna başvurulamaz. Somut olay incelendiğinde; davacı tarafın 15.02.2021 tarihli dilekçesi, ıslah niteliğinde olup davacı taraf talebini ıslah etmiştir. Bu durumda ıslah işlemi Kanun gereği ikinci kez yapılamayacağından, bu işleme dayalı olarak karar verilmesi imkanı da bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacı ... tarafından ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde 19.10.2021 tarihli ikinci ıslah dilekçesini kapsar şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, davacılardan ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, davacılardan ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2-b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin, davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2502, K. 2023/13593, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2502-e-2023-13593-k-6e0b03e15d33