Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13733 E. 2025/11257 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13733
Karar No
2025/11257
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1484 Esas, 2024/2557 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/235 Esas, 2023/33 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin malik olduğu Hakkari ili, ..., Mahallesi .... ada 27 parsel sayılı taşınmazın tamamının dört bir yanında yollar yapıldığını, taşınmazın büyük bir kısmı yol yapımı sırasında davalı ... tarafından kamulaştırma yapılmadan yola katılmış olup, kalan kısmının da imar açısından kullanılamaz durumda olduğunu bu nedenle kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiği, faiz başlangıç tarihlerinin hukuka aykırı olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğini bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yeniden keşif yapılması gerektiğini, yapılan emsal değerlendirmelerinde en yüksek emsal baz alınarak hesaplama yapıldığını, yol olarak kullanılan alanda belediye lehine % 45 terkin yapılması gerekmekteyken çekme payı düşülmeden bedel biçildiğini, davanın konusundan kaynaklı maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinafa başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, istinaf sebepleriyle bağlılık ve kamu düzeni ilkesi de dikkate alınarak yapılan incelemede; Hakkari Belediye Başkanlığının 19.07.2019 tarihli yazı cevabında dava konusu taşınmazın imar planında yer aldığı bildirilmekle arsa vasfında olduğunu, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların mahkemece toplandığını, bu bilgi ve belgeler doğrultusunda bilirkişi kurulu raporu üzerinde yapılan denetim sonucunda; değerlendirmeye esas alınan ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazların vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığı da anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının dava tarihi itibari ile 978,78 TL olarak tespitinde istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığı anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile payları oranında davacı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Eldeki davada dosya kapsamına göre taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşılmaktadır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin çıkartılması, yerine “Alınması gereken 53.469,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan toplam 13.449,40 TL harçtan mahsubu ile 40.020,25 TL harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irad kaydına,'' paragrafının yazılması, hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinden "davacıya İADESİNE" ibaresinin çıkartılması yerine " davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13733, K. 2025/11257, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13733-e-2025-11257-k-ff7da55a5977