Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/8253 E. 2025/8939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8253
Karar No
2025/8939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/202 E., 2023/735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/154 E., 2020/92 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan borçlu ...'ya ait Denizli İli, ... 646 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 4 nolu bağımsız bölümünün diğer davalıya değerinin çok altında hileli olarak devredildiğini, bu satışın alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, davalı ...'ün taşınmazda oturmaya devam ettiğini, belirterek Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4530 sayılı takip dosyasındaki alacakları nedeni ile taşınmazda cebri icra ve satış yetkisi verilmesi ile tasarrufa konu işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'den Çal İcra Müdürlüğü'nün 2018/178 E. sayılı takip dosyasında önceye dayalı alacağı olduğunu, bu nedenle taşınmazın üzerindeki ipoteklerin kaldırılarak satış sureti ile devredildiğini, satışın gerçek satış olduğunu, davacının icra takibinden önce olduğunu, davalı ...'ün aciz içinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Diğer davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... ile davalı ... arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, davalı ...'ün borcuna ilişkin bir kısım çekler bulunduğu ve davalı ...'ün kendilerine olan bu borçlarından dolayı davaya konu evin devredildiği beyanı karşısında İİK 279/2 gereği ödemenin mutad ödeme aracı ile yapılmadığından satışın batıl olduğu, davalılar arasında ticari ilişkinin var olduğu dikkate alındığında davalı ...'in davalı ...'ün hal ve vaziyetini bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalılar arasında Denizli ili, ... mahallesi, ... mevkii 646 ada 5 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 12.04.2018 tarihinde yapılan devrine ilişkin tasarrufun İİK.277 ve devamı maddeleri gereğince iptaline, davacıya Denizli 4. İcra müdürlüğünün 2018/4530 takip sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerini kapsayacak şekilde cebri icra ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı üçüncü kişi vekili, davacının alacaklı olduğu takip dosyasının muvazaalı olduğunu ileri sürmüş, davacı tarafın alacaklı olduğu bonoya ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verildiği, davacı tarafın alacağın varlığı konusunda herhangi bir ticari defter veya belge sunmadığı, davacı ile davalı borçlu ...'nın çocukluk arkadaşı olduğu, aralarında ticari bir alacak ilişkisi bulunmadığı, arkadaşlık ilişkisi nedeniyle verilen borç nedeniyle bononun alındığı, davacının, alacaklısı olduğu senedin düzenlendiği 2017 yılı itibariyle borç verdiğini iddia ettiği, 270.000,00 TL yüksek bir meblağ olup, bu miktar parayı borç olarak verdiğini bono dışı belgelerle ispat edemediği, davacının alacaklı olduğu bononun vade tarihi ile icra takibine başlama tarihinin davaya konu 12.04.2018 tasarruf tarihinden sonrasına ait olduğu, davacının kendi alacağının gerçek olduğu yolunda tanık beyanları dışında somut delil sunmadığı ve alacağının gerçek olduğunu davalı üçüncü kişi nezdinde ispatlayamadığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf isteminin kabulüne, Denizli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/154 Esas - 2020/92 Karar sayılı 10.11.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının açtığı tasarrufun iptali davasının ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesinde yapılan incelemeler esnasında alacağın varlığının açıkça ispat edildiğini, davacı ...'ın davalı borçlu ...'dan 14.06.2017 düzenleme ve 21.05.2018 vade tarihli kambiyo senedine dayanan 270.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğunu, davalı borçlunun, vadesinde borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacının alacağını tahsil etmek için davalı borçlu ... aleyhine Denizli 4.İcra Müdürlüğü 2018/4530 E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayanan icra takibi başlatıldığını, yapılan takibin kesinleştiğini, ancak davalı borçlu aleyhine yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, icra takibine konu bononun varlığı ile davalı borçlu ... aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde borçlu tarafından herhangi bir şekilde borca itiraz, menfi tespit davası da ikame edilmediği dikkate alındığında alacağın gerçek olduğunun görüleceğini, davalı ...'in 14.06.2017 düzenleme ve 21.05.2018 vade tarihli 270.000,00 TL bedelli senedin aksini iddia etmekte olup yazılı belgenin aksinin ispatının yine yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, senedin varlığının alacağın varlığını açıkça gösterdiğini, tarafların arkadaş olması nedeniyle ticari defter ve kaydın bulunmamasının da hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/8253, K. 2025/8939, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-8253-e-2025-8939-k-d1f3bebea229