Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13543 E. 2024/2938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13543
Karar No
2024/2938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/283 - 2021/295 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK - 1187 DAVA TARİHİ : 14.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Reddine, Davalı İtirazının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/10741 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazlarının reddine , davalı itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, dava öncesi yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.01.2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 134.785.02 TL' ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ibraname karşılığı ödeme yapıldığını, sorumluluklarının kalmadığını, eksik evrakla başvuru yapıldığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur ve maluliyeti kabul etmediklerini, davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile geçici iş göremeztik tazminat tutarının 10.547,37 TL, geçici bakıcı gideri tazminat tutarının 2.130,98 TL olmak üzere toplam 12.678,35 TL tazminatın, 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılmış olan Mapfre Sigorta AŞ'den alınarak başvuru sahibi ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin 121.506,68 TL talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde ; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kazayı iş kazası olarak nitelendirdiği ve peşin sermaye değeri hesaplayarak bakiye alacağın kalmadığına hükmettiğini, müvekkilinin SGK'ye başvuru yapıp yapmadığı tespit edilmeden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, hakem heyetinin bu hesaplamayı yapmaya yetkin olup olmadığını, taraflarına tebliğ ve denetime tabi olmadan tazminatın hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan hesaba beyan haklarının ellerinden alındığını, ayrıca daha önce usulden reddedilen yargılamada alınan kusur raporuna da itiraz edildiğini, dolayısıyla %75 kusur oranına da itiraz ettiklerini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; taraflar arasında ibraname düzenlendiğini, ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kazaya ilişkin herhangi bir talep ile başvuruda bulunulamayacağından müvekkili şirketin tazminat bakımından hiçbir sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, maluliyeti kabul etmediklerini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kararda bakiye sürekli iş görmezlik tazminatına hükmedilip edilmediğinin belirsiz olduğunu, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının bakıcı tuttuğuna ilişkin her hangi bir belge sunmadığını, dosyada kusur yönünden inceleme yapılmadan aktüer hesabı yapılmasının doğru olmadığını, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı halde müterafik kusur indirimi yapılmadığını, davacı taraf lehine 1/5 oranında karşı vekalet ücreti takdir edilebileceğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun usule uygun olduğu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin teminat dahilinde olduğu, ilgili dosyada alınan kusur bilirkişi raporunun olayın oluş şekli ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tutanağa göre belirsiz olduğu bu nedenle müterafik kusur indirimine yer olmadığı, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ,itiraz aşamasında aldırılan hesap bilirkişisi raporu uyarınca TRH Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplama kabul edilerek, davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 72.953.60 TL olduğu, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin güncel hali düşüldükten sonra kalan tutarın 3.614.71 TL olduğu, hesap tarihi itibariyle dahi ödenen ve ödenmesi gereken tazminat arasındaki farkın %5'in altında olduğu, dolayısıyla eksik ödemeden bahsedilemeyeceği, bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği ve davacının PSD düşülmesi gerekip gerekmediğine dair itirazının incelenmesine yer olmadığı gerekçeleriyle davacı itirazlarının reddine, davalı itirazlarının kısmen kabulüne, başvuranın talebinin kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik tazminat tutarının 10.547,37 TL ile geçici bakıcı gideri tazminat tutarının 2.130,98 TL olmak üzere toplam 12.678,35 TL tazminatın, 15.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte aleyhinde başvuru yapılmış olan sigortacıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; %5 farkın fahiş olmadığı değerlendirmesi ile itirazın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kazayı iş kazası olarak nitelendirerek PSD hesaplaması ve tazminattan düşmesi sonucu bakiye alacağın kalmadığına karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili dosyanın usulden reddedildiğini, %75 kusur oranına katılmanın mümkün olmadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; seçenekli hesap yapılmış komsiyon tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan hesap doğrultusunda karar verilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından “devre başı ödemeli belirli süreli rant” yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Yine 2918 sayılı KTK 85. maddesine göre, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. "TBK 49. maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167. maddesinde, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır. Somut olayda davacı yolcu olup dava dilekçesinde kusura dayanmadığına göre yukarıda açıklanan düzenlemeler gereği yolcu olan davacının kusuru bulunmadığından davalı şirketin tüm zarardan sorumlu tutulması gerekmektedir. Son olarak, davacı vekili, davadan önce davalı tarafından bir kısım ödeme yapılıp ibraname düzenlendiğini, ancak tazminat miktarı yetersiz kaldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ibranamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek bakiye zararın tazminini talep etmiştir. 2918 sayılı Kanun’un 111 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür. Zarar sorumlusu davalı ... şirketince ödenen bedellerin ödeme tarihi itibarıyla yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark var ise zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu yönü gözetmeyen rapora göre verilen hükmün bozulması gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacının hak ettiği tazminatın hesaplanması için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle, kusur indirimi yapılmaksızın, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacıyla ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması ile zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13543, K. 2024/2938, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13543-e-2024-2938-k-00f8bf15b5ad