Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13330 E. 2024/9753 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13330
- Karar No
- 2024/9753
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2169 E., 2023/2300 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, Kamu Düzenine İlişkin Olarak Talebin Aşılması Sureti ile Karar Verilmiş Olduğundan İlk Derece Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat Yönünden Düzelterek Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E., 2023/117 K.
Taraflar arasındaki ölüm ve cismani zarar sebebiyle adli yardım talepli olarak açılan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak talebin aşılması sureti ile karar verilmiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıyı yaralaması sonucunda davacının almış olduğu kurşun yarası nedeniyle sol kolunu kaybettiğini, taraflar arasında meydana gelen olay sebebiyle davalının Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/52 esas 2012/91 karar sayılı ilamı ile yargılamanın yapıldığını ve davalının TCK 86/1 gereğince cezalandırıldığını, yaşanan olay nedeniyle davacının sol kolundan sakat kaldığını, sol kolunun olmamasından dolayı çalışamadığını ve mağdur olduğunu, meydana gelen olaydan dolayı davacının 70.000,00 TL civarında tedavi masrafı ödediğini, yaşananlardan sonra davacının maddi manevi sıkıntı yaşadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alanında uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere davacının çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplarından ve kazanç kaybı ile tedavi giderlerinden, kaybedilen kolun yerine takılabilecek protez kol ve estetik masraflarından oluşan cismani zararlar olarak şimdilik 150.000,00 TL belirsiz alacağın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sol kolunu yitirmesi sebebiyle davacının yaşadığı manevi acıları dindirmek için 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 10.05.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istemini 740.877,23 TL olarak ıslah etmiş, 30.11.2022 tarihli dilekçesi ile cismani zarar bedelinin 927.870,99 TL'ye arttırıldığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisine ait kahveye gelerek baskın yaparak kendisini öldürmeye çalıştığını, yaşanan olay neticesinde davacının kendi kusuru ile yaralandığını, ceza davasında bu hususun göz önüne alındığını, asıl mağdurun kendisi olduğunu, kendisinin davacıdan tazminat talebinin bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2021 tarih ve 2018/347 Esas 2021/230 Karar sayılı kararı ile davacı için geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak hesaplanan 740.877,23 TL maddi tazminattan takdiren %50 hakkaniyet indirimi yapılması ile tespit edilen toplam 370.438,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktara kaza tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarih ve 2021/2291 Esas 2021/2144 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça bilirkişi raporuna yaşam süresinin doğru tespit edilmediği yönünde itiraz edilmiş olmakla, buna göre davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılma kararı verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesi kararı ile davacı için geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak hesap edilen 1.668.748,22 TL maddi tazminatın (ceza yargılamasındaki haksız tahrik oranı nazara alınarak) takdiren %50 hakkaniyet indirimi uygulanması sonucunda tespit edilen 834.373,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktara haksız fiil tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı tarafından açılan manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile davacı için takdir ve tayin olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eylem kasten işlendiğinden hakkaniyet indirimin yasal şartlarının oluşmadığını, kabul anlamına gelmemek ile beraber; yapılan hakkaniyet indiriminin çok yüksek olduğunu, davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, olay sonucu davacının sol kolunu kaybettiğini, olay tarihi itibariyle yaklaşık olarak 23 yaşında olan davacının hayatı boyunca artık sol kolu olmadan yaşayacağını, manevi tazminat miktarının daha yüksek olması gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi ara kararının HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talep edebileceği toplam maddi tazminat miktarı 885.738,80 TL olarak hesaplanmış olup, hüküm altına alınacak tazminat tutarının ise 1/2 orarında haksız tahrik indirimi yapıldığında 442.869,40 TL olması gerektiği, mahkemece talep artırım dilekçesi doğrultusunda 834.373,00 TL maddi tazminat hüküm altına alınmış olmakla davalı tarafın istinaf başvurusunda bulunmadığı dikkate alındığında davacı vekilince 10.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istem fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan 740.877,23 TL olarak ıslah edildiğinden artık bu miktarın üzerinde maddi tazminata hükmedilmesinin talebin aşılması niteliğinde olacağı, taleple bağlılık ilkesinin aşılması kamu düzeni ile ilgili olduğundan ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusunda bulunmayan davalı bakımından davacı lehine usulü kazanılmış hak sonucunu doğurduğunun söylenemeyeceği, davalı bakımından ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerektiği gerekçeleriyle; "1-Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Kamu düzenine ilişkin olarak talebin aşılması sureti ile karar verilmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince İlk derece mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davanın kısmen kabulüne, b)740.877,23 TL maddi tazminatın 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ortada kasten işlenmiş bir suç olduğundan hakkaniyet indiriminin yasal şartlarının oluşmadığını, çok yüksek oranda indirim uygulandığını, müvekkili lehine verilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak açılmış olduğunu ve 01.03.2021 havale tarihli bilirkişi raporu gereği cismani zarar bedelinin 740.877,23 TL olarak tespit edildiğini ve taleplerini 740.877,23 TL olarak 08.05.2021 tarihli dilekçe ile ıslah ettiklerini ancak istinaf incelemesi sonrası mahkeme kararının kaldırılması neticesinde alınan 25.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda cismani zarar miktarı 1.668,748,22 TL olarak belirlendiğinden; her ne kadar daha önceden ıslah dilekçesi verilmiş ise de sonrasında talep arttırma talebinde bulunduklarını, Yargıtay kararları gereği ıslahtan sonra talep arttırım talebinde bulunulabileceğini, talep arttırım dilekçelerinin nazara alınmadığını, dosyada alınan ilk rapora göre veriler açısından yapılan tespitin hatalı olduğunu, taraflardan birisinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması halinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, uzuv kaybına neden olacak şekilde silahla kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK), 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denilir.
Dosyanın incelenmesinde, yerel mahkemece 370.438,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla; davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince 834.373,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesinin aşılmasının kamu düzeni ile ilgili olduğu, İLk Derece Mahkemesi kararının istinaf başvurusunda bulunmayan davalı bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak sonucunu doğurduğu söylenemeyeceğinden davalı bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak talebin aşılması sureti ile karar verilmiş olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; 740.877,23 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda; istinaf yoluna yalnızca davacının geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar talep aşılması re'sen gözetilebilse de bu husus kanun yoluna başvuran taraf yararına mümkündür. Kanun yoluna gelen aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.