Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13319 E. 2024/480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13319
Karar No
2024/480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/209 E.- 2022/204 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-7650 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 19.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü / İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/14225 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi olmayan aracın 03.11.2013 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 190.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, bu nedenle davalının sorumlu olmadığını, başvurunun usule uygun olmadığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, kaza tespit tutanağı tutulmadığından kusur yönünden uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında gelir elde edeceği yaşın 18 olarak belirlenmesi gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, temerrüt söz konusu olmadığından davacının faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 10.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %12.1 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınmasının yerinde olduğu, kusur raporunun yerinde olduğu, sigortasız araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurla kazaya sebebiyet verdiği, kazaya neden olan aracın olay tarihinde satış gördüğü anlaşıldığından sigortasının olmadığı, bu nedenle davalı ...'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 181.278,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazaya karışan aracın olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, bu nedenle davalının sorumlu olmadığını, başvurunun usule uygun olmadığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, askerlik süresinin hesaplanan miktardan tenzil edilmesi gerekirken tenzil edilmemesinin doğru olmadığını, davacının yaşı nedeniyle anne ve babasının da bakım ve gözetim yükümlülüğü olduğunu, hesaplamada PMF Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında gelir elde edeceği yaşın 18 olarak belirlenmesi gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, temerrüt söz konusu olmadığından davacının faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun, kusur oranlarının tespitinin yerinde olduğu, olay tarihi olan 03.01.2013 itibariyle kazaya karışan aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı, davacı yayanın askerlik yapıp yapmayacağının belirsiz olması, askerlik süresinde gelir elde edip etmeyeceğinin de belli olmaması nedenleriyle askerlik süresinin indirilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kazaya karışan aracın olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunduğunu, bu nedenle davalının sorumlu olmadığını, başvurunun usule uygun olmadığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davacının yaşı nedeniyle anne ve babasının da bakım ve gözetim yükümlülüğü olduğunu, bu nedenle kusur raporunun yeniden alınarak kusur oranlarının da bu duruma göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamada PMF Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, askerlik süresinin hesaplanan miktardan tenzil edilmesi gerekirken tenzil edilmemesinin doğru olmadığını, davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında gelir elde edeceği yaşın 18 olarak belirlenmesi gerektiğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını, temerrüt söz konusu olmadığından davacının faiz talebinin yersiz olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; olay tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunmadığı iddia olunan aracın 03.11.2013 tarihinde çarpması sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 9/b maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dava, davacı yayaya olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmadığı iddia olunan 34 BJ 9809 plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi hesaba başvurulabilecek halleri düzenlemiş olup, anılan maddeye göre sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar başvurma halleri arasındadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı tarafından Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 13.12.2023 tarihli trafik sigortası poliçe bilgisine yönelik evrakının dosyaya ibraz edildiği, buna göre davacı yayaya çarpan 34 BJ 9809 plakalı aracın 13.05.2013 - 13.05.2014 tarihleri arasında dava dışı Mapfre Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğu, olay tarihinin 03.11.2013 olduğu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinin hatalı değerlendirildiği, sigorta poliçe vadesinin olay tarihini kapsar nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, dava konusu 34 BJ 9809 plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğundan artık davalı ...'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedeni ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne gönderilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacının yaralanıp malul kalmasıyla sonuçlanan kazaya karışan ve kaza tarihini kapsayan geçerli zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmadığını iddia ettiği araç nedeniyle davalı ...'na husumet yöneltmiştir. Hakem Heyeti tarafından, aracın satış görmesi nedeniyle geçerli zorunlu trafik sigortasının bulunmadığı ve zarardan ...'nın sorumlu olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiş; davalı vekilinin karara itirazı reddedilmiş; sayın çoğunluk tarafından ise, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihinin yanlış esas alındığı, kaza tarihini kapsayan geçerli ZMSS poliçesinin bulunduğu ve davalı ...'na husumet yöneltilemeyeceği için davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. ...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 inci maddesinde, işletenlerin bu kanunun 85/1 inci maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, aynı kanunun 94 üncü maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. KTK'nın 95 inci maddesinde ise, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin varlığı halinde KTK'nın 95/2 nci maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Somut olayda; davacı yayaya çarpan ve sigortasız olduğu iddia edilen 34 BJ 9809 plakalı aracın, 13.05.2013- 13.05.2014 tarihleri için dava dışı Mapfre Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapıldığı; aracın satışı nedeniyle, anılan poliçenin 25.09.2013 tarihinde iptalinin yapıldığı; aracın yeni işleteni adına olan poliçenin ise, 04.11.2013 - 04.11.2014 tarihli olmak üzere dava dışı Anadolu Sigorta tarafından düzenlendiği TRAMER kaydından anlaşılmakta olup davaya konu kaza ise 03.11.2013 tarihinde meydana gelmiştir. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; KTK'nın 94 üncü maddesindeki düzenleme gereği, ZMSS poliçesinin aracın satışı nedeniyle iptalinden sonraki 15 günlük sorumluluk süresinin de son bulduğu tarihten sonraki bir tarihte (03.11.2013'te) davaya konu kazanın meydana geldiği gözetildiğinde, kaza tarihini kapsayan geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmadığından davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu dikkate alınmak suretiyle davalı vekilinin incelenmeyen diğer temyiz itirazları da incelenerek kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13319, K. 2024/480, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13319-e-2024-480-k-ac95e54c33d7