İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/191 E. 2022/677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/191
Karar No
2022/677
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/191 Esas KARAR NO : 2022/677 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... - ... Av. ... - ... DAVALI : ... A.Ş- ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2014 KARAR TARİHİ : 28/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile 06.09.2008 tarihinde ... - ... karayolunda seyrederken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen kazada araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, ... plaka sayılı aracın davalı ... tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Dava, belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. TALEP ARTTIRIM: Davacı vekili 31/05/2022 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarını, 124.000,00 TL daha arttırarak toplam 125.000,00 TL nin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ... nolu poliçe ile sigortalı olduğunu, kazanın kara yolu sayılmayan şantiye alanı içerisinde meydana geldiği, teminat dışında kaldığını, ayrıca iş kazası olması nedeniyle iş mahkemelerinin görevli olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasını talep ettiklerini, iş gcü kaybi konusunda ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olup, 06.09.2008 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... - ... Tünel İnşaatı içerisinde seyir halinde iken tünel çıkışında direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın menfeze düşmesi sonucu oluşan kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... tarafından 09.10.2007 başlangıç ve 09.10.2008 bitiş tarihli ve ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, iş mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görev itirazında bulunulmuş, mahkememiz tarafından davaya bakma görevinin İş Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 29/09/2014 tarih ve 2014/...-... esas karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Adana 3. İş Mahkemesi'ne tevzi edilmiş, Adana 3. İş Mahkemesi tarafından İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğu gerekçesiyle 31/12/2015 tarih ve 2015/...-... esas karar sayılı ilamı ile, yetkisizlik kararı verilmiş, dosya İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi'ne gönderilmiş, İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi tarafından 11/03/2016 tarih ve 2016/...-... esas karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce 2016/... E. 2016/... K. Sayılı 15/12/2016 tarihli kararı ile"Dava konusu kaza şantiye alanında meydana gelmiştir. Şantiye alanı 2918 sayılı yasanın 2. Maddesinde sayılan yerlerden olmadığından meydana gelen kaza trafik kazası değildir. Davacılar tarafından da meydana gelen kaza iş kazası olarak kabul edilerek Mersin ve Ankara İş Mahkemelerine tazminat davaları açılmış, davalar birleştirilerek Mersin 1. İş Mahkemesi tarafından davacının yaralanması ile sonuçlanan olay iş kazası kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Meydana gelen bir kazanın hem iş kazası, hemde trafik kazası olarak kabulü mümkün değildir. Meydana gelen kaza iş kazası olmakla oluşan zarar poliçe teminatı kapsamında kalmamaktadır. Dolasısıyla davalı ... şirketinin sigortalısının sebep olduğu zarardan sorumlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak açılan davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karar, davacı vekilinin İstinaf talebi üzerine Gaziantep BAM 17. HD' nin 2017/... E. 2017/... K. 26/12/2017 tarihli kararı ile; " ...-... karayolu şantiye alanı (tünel inşaatı) üzerinde meydana gelmiştir. Dosya içeriğine göre, kazanın olduğu yerin 2918 saylı KTK'nun 2. Maddesi kapsamında karayolu ile bağlantısı olduğu için karayolu sayılan yerlerdendir. Şu halde ilk derece mahkemesince kazanın karayolunda meydana geldiği kabul edilerek, tarafların diğer delilleri değerlendirilip aynı olay nedeniyle müteselsil sorumlu işveren hakkında açılan davanın sonucu da (tahsilde tekerrürlük ve davalının poliçe limiti bakımından) gözetilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6. Maddesi gereğince kararın kaldırılmasına " karar verilmiştir. Kusur konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/08/2014 tarihli kusur raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...' in %100 oranında kusurlu olduğunu, yolcu konumunda bulunan davacı ...' ün ise kusurunun bulunmadığını beyan etmiştir. Davacı ... tarafından asıl işveren ve alt işverene karşı açılan davada Mersin 1. İş Mahkemesi'nin 2018/... E. 2018/... K. Sayılı karar ile: " davaya konu olayda, davalı ... Adi Ortaklığı'nın, ... - ... yolunun yapımını üstlendiği, bu suretle asıl işveren sıfatının bulunduğu, davalı ... Limited Şirketi'nin ise, Türkiye genelinde alt yapı işlerinde taş ve toprak sağlama faaliyetlerini yürüttüğü, Ocak 2008-Aralık 2008 tarihleri arasında, ... Ortak girişiminden ... - ... yolu yapım işinde ... Köyü'nde bulunan taşocağı kırma eleme tesisi işletme işini aldığı, bu suretle alt işveren sıfatının bulunduğu , alt ve üst işverenleri zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluktan kurtaracak olan, eylem ile maydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmediği, uygun illiyet bağının mevcut olduğu ve sürücünün kusurundan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilerek, davacı ...'ün maddi tazminat davasının kabulü ile, 356.522,62 TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 06/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ün manevi tazminat davasının kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/09/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde, davalılardan alınarak davacıya verilmesine" Karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2020/... E 2021/... K sayılı ilamı ile; " kazanın ... sayılı yasa kapsamında asıl/alt işverenlik ilişkisi içinde gerçekleşip gerçekleşmediği açık bir şekilde belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğinden bahisle bozulmuştur. Dava mahkemenin 2021/... esas sırasına kaydedilmiştir. Eldeki dava için bekletici mesele yapılmasına gerek yoktur. Söz konusu dosyada ATK 3. İhtisas kurulundan alınan 12/08/2013 tarihli ... sayılı raporda ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurul tarafından tanzim edilen 16/10/2014 tarihli ... sayılı raporda; Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre, davacı ...' ün meslekte kazanma gücünden kayıp oranın %100(yüzdeyüz) olduğu belirtilmiştir. ... SGK İl Müdürlüğü 18/11/2021 tarihli yazı cevabında; ...'e bağlanan gelirlerin 23/01/2010 tarihinde geçerli olan 06/10/2012 onay tarihli ilk peşin sermaye değerinin 138.932,10 TL olduğunu bildirmiştir. Davacıya ayrıca 7.267,77 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapılmıştır. ... Sigorta A.Ş.'nin 05/01/2022 tarihli yazı cevabında, dava tarihinden önce başvuru ve ödeme olmadığı bildirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu'na da rücuen ödeme yapılmamıştır. Mahkememizce görevlendirilen hesap bilirkişi ... 12/01/2022 tarihli raporunda özetle; 06/09/2008 tarihin gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücüsü kusurunun %100, davacının maluliyet oranının %100 kabul edilerek, TRH 2010 yaşam tablosu ile Progresif rant formülü esas alınarak hesaplama yapıldığında ve SGK'nın ödemeleri düşüldüğünde davacının iş gücü kaybından kaynaklanan bakiye zararının 960.694,39 TL olduğunu, ancak davalı sigortacının poliçe limiti (125.000,00 TL) ile sınırlı sorumlu olduğunu beyan etmiştir. 6098 sayılı TBK nın 54. Maddesi gereğince cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlarını talep edebilir. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. Aynı maddenin 5. fıkrasında ; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü bulunmaktadır. 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesi gereğince; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün %100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği kazada yaralanan davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybına uğradığı, davanın kalıcı işgücü kaybından dolayı açıldığı, 2918 sayılı Yasanın 85/1 ile 91 ve devamı maddeleri gereğince oluşan zarardan davalının sigortacı olarak ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu, davacının kalıcı iş gücü kaybından dolayı tespit edilen bakiye zararının 960.694,39 TL olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortası limitinin 125.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 125.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 8.538,70-TL karar ilam harcından, peşin alınan 5,04-TL ile 424,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 429,00 TL nin mahsubu ile bakiye 8.109,70 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 429,00-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 15.825,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.594,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2022 Katip ... E-İmza Hakim ... E-İmza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/191, K. 2022/677, T. 28.06.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-191-e-2022-677-k-2c2fcf20be95