Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13222 E. 2024/1723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13222
- Karar No
- 2024/1723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/151 D. İş, 2022/151 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/36672 DAVA TARİHİ : 05.03.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne-İtirazın kısmen kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/104671 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14.11.2014 tarihinde yolcu olduğu ve davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketince ödeme yapıldığını ancak maluliyetin zaman içinde arttığı, artan maluliyet nedeniyle doğan zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılanmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiş, 31.05.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 89.027,71 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.396,66 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.679,33 TL'ye artırdığını bildirmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı olay ve taleple ilgili olarak sigorta şirketine karşı açtığı dava nedeniyle maluliyet zararının karşılandığını kesin hüküm nedeniyle iş bu davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı nedeniyle talebin reddi gerektiğini, maluliyet artışı bulunduğuna ilişkin raporun kabul edilebilir olmadığını, davacının gördüğü tedavilere ilişkin bilgilerin raporda yer almadığını, oran artışı bulunduğunun yazılı olmasının yeterli olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının aktif sigortalı olup olmadığının belli olmadığını geçici iş göremezlik zararına uğradığının kanıtlanamadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalar, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, artan maluliyetin belirlendiği tarihten itibaren zararın hesaplanması gerektiği dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne, 75.173,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 8.396,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı toplamı 83.569,69 TL'nin 05.02.2021 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, geçici bakıcı gideri talebinin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu aynı konuda açılan davada çıkan karar doğrultusunda davacıya davaya konu talepler yönünden ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan ödemelerin tenzili gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, sunulan raporun artan maluliyeti kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacının geçici iş göremezlikten dolayı zarara uğradığını ispat edemediğini, geçici iş göremezliğin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşıması bulunduğundan indirim yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının yasalara uygun belirlenmediğini, vekalet ücretinin tam olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmektedir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya geçici iş göremezlik için ödeme yapıldığı ve ödemenin yeterli olduğu değerlendirerek ve sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenirken hesaplamanın artan maluliyetin tespit edildiği tarihten itibaren yapılması gerekirken geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren artan maluliyet hesaplanmasının yerinde olmadığını belirterek davalının itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 75.173,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.02.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici bakıcı gideri talebinin usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aynı olay sebebi ile aynı taleplerle açılan dava sonucu verilen karar doğrultusunda davacıya ödeme yapıldığı bu nedenle bu başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan ödemelerin düşülmesi gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin sabit olmadığını, maluliyetin arttığının sunulan rapor ile ispat edildiğinin söylenemeyeceğini, raporun maluliyetin arttığına ilişkin bilgi ve belgeler ile desteklenmediğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, usulsüz başvuru nedeniyle temerrüt oluşmayacağını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve talebin gelişen duruma ilişkin olmasına, gelişen duruma ilişkin maluliyet oranı ile hesaplama yapılmasına, davacının sigortalı aracın sürücüsü yararına taşınmış olmasına, faiz başlangıcı belirlenmesinde bir hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, İtiraz Hakem Heyeti kararının (4) numaralı bendinde yer alan "10.572,49 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 19.02.2024 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY YAZISI Başvuran şahıs tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1035 Esas sayılı dosyasında aynı konu ve aynı taleple ilgili olarak aynı davalıya karşı dava açılmış yargılama sırasında davacının maluliyetinin bulunmadığı tespit edilmiş, bu dava davacı tarafça takip edilmemiş mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30 (14) "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak komisyona başvuru yapılamaz." düzenlemesi ile Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulmayacağını emredici olarak düzenlemiştir. Yasal düzenlemede, Mahkeme ya da Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne bir başvurunun yapılmış olması, uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmiş olması engel olarak getirilmekte, yapılan başvurunun derdest olup olmadığı şartı aranmamaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunu "seçimlik hukuk yolu" olarak düzenleyen yasa koyucunun, bu hükmü düzenlerken iki başvuru yolu arasında derdest bir durum olup olmadığını araştırma amacı gütmediği açıktır. 5684 sayılı Kanun madde 30/23 "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında dakıyasen uygulanır." HMK madde 114/2 "Diğer kanunlarda yer alan şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." anlamında getirilmiş, bir "dava şartı" niteliğindedir ve HMK madde 115/1 gereği "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." HMK madde 115/ (2) "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Şu durumda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince 08.02.2022 tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve Yasaya uygun olmaması, kararın değinilen hukuksal düzenlemelere aykırı bulunması nedeniyle bozulması görüş ve düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzeltilerek onama yönünde oluşan kararına katılmıyorum.