Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13050 E. 2024/1307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13050
- Karar No
- 2024/1307
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/257 D.İş-2021/257 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/8891 DAVA TARİHİ : 03.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Davalı İtirazının Reddi, Davacı İtirazının Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/4065 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine, davacı tarafın itirazının vekalet ücreti ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2016 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik kaydı ile 10,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 51.851,64 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa dava öncesinde yeterli ödemenin yapıldığını, kusur raporu alınması gerektiğini, olayda hatır taşıması bulunduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: "...başvuru sahibinin maluliyet oranının %5 olduğu, trafik kazası tespit tutanağına göre davacının kask takmış olduğunun belirlendiği, davacının araçta hatır için taşındığına dair somut bir kanıt bulunmadığı" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 51.851,64 TL'nin 24.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmiştir. B. İtiraz sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde, davacı lehine tam vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde, maluliyet raporunun hükme elverişli olmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılması gerektiğini, hatır taşıması bulunduğunu, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...maluliyet raporunun mevzuata uygun olduğu, PMF 1931 Tablosuna göre yapılan hesaplama uygun görülmediğinden TRH 2010 Tablosuna göre yeni rapor alınması gerektiğine karar verildiği ve bu nedenle taraflardan süre uzatımına muvafakat vermelerinin talep edildiği, davacı vekilince muvafakat verildiği ancak davalı taraf bu hususta bir cevap vermediğinden bu durumun davalının itirazından vazgeçtiği şeklinde değerlendirildiği, hatır taşımasına dair dosyada belge olmadığı gibi davalı da bu yönde belge sunmadığından davalı itirazının yerinde görülmediği, davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" gerekçeleri ile davalı itirazının reddine, davacı itirazının vekalet ücreti ile sınırlı olarak kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin bulunan "1.508,20-TL" ibaresinin "7.541,00 TL" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından süre uzatımına dair verilen ara kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, hesap raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmamış olduğunu, hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bentlerin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda İtiraz Hakem Heyetince, "davalı vekilince süre uzatımına muvafakata dair bir beyanda bulunulmadığı" gerekçesi ile bu durum, davalının itirazından vazgeçtiği şeklinde değerlendirilmiş ise de; dosyanın tetkikinden Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davalı vekilinin itirazında hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olduğu, başka deyişle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın davalı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Dairenin yerleşik uygulaması; hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesap yapılması şeklinde ise de, bu şekilde hesap yapılması temyiz edenin sıfatına göre davalı lehine olmamakla birlikte, İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş; tüm bu hususlar dikkate alınarak davalı vekilinin itirazlarının incelenmesi ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi iken yazılı olduğu şekilde ve davalı vekilinin itirazları yok hükmünde sayılarak karar verilmesi hatalı görülmüş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma savunmasında bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasından; kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunan davacı ile sürücü Recep Çivici'nin ifadelerinden arkadaş oldukları anlaşılmaktadır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu, sürücü Recep Çivici ile davacının arkadaş oldukları sabit olup davacının bu taşıma için sürücüye ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.