Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12762 E. 2024/1170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12762
Karar No
2024/1170
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/944 D.İş - 2021/944 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-39091 DAVA TARİHİ : 12.03.2021 HÜKÜM/KARAR : Kabul /Davalı vekilinin İtirazının reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/114102 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya sigortalı araç ile müvekkilinin sürücüsü olduğu aracın 13.06.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 39.900,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyetin Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğini, hazırlanacak aktüer raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya arasında bulunan maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre yapılan hesaplamanın denetime uygun olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın %100 kusurlu olmasının olaya uygun olduğu," gerekçesiyle davanın kabulü ile 39.900,00 TL tazminatın 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin olarak komisyona yapılan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin dosya ile eldeki dosyanın birleştirilmesi gerektiğini, davacının aynı kazaya ilişkin birden çok başvuru yaparak fazladan vekalet ücreti temin etmeye çalıştığını, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “... tazminat hesaplamasının Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacının talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlenmiş olmasının yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 13.06.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "Kas İskelet Sistemi" başlığında Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme bölümünde "Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin özür oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır. Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurga bölümüne ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında 12 aylık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosya içeriğinden; kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu belirtilmiş, Hakemce davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru %100 olarak kabul edilmiş, davalının kusura yönelik itirazları konusunda kusur raporu alınmadan hüküm tesis edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, tarafların kusur oranları da belirlenmeden davacının kusursuz, davalının ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12762, K. 2024/1170, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12762-e-2024-1170-k-e043ebd50551