Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12744 E. 2024/9575 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12744
- Karar No
- 2024/9575
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/108 - 2019/229 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi, Ek karar: kısmen kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. 11.11.2021 tarihli ek kararla da kabul nedeniyle davalı ... mirasçısı ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme asıl kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... ile 1970 yılında nişanlanıp, bir yıl sonra evlendiğini, davalılar tarafından kendisine resmi nikah işlemlerinin yapıldığının söylendiğini, okur yazar olmadığı için bu durumu sorgulayamadığını, kendisine düğünde takılan takıları davalılardan İsmail Kormaz'ın alarak taşınmaz satın aldığını, daha sonra tarım işlerinde çalıştığını, davalı eşi ile oturdukları müşterek konutu birlikte kazandıkları parayla yaptırdıklarını, davalı ...'ın çalışmak üzere yurtdışına gittiğini, davalı eşinin Sudan ülkesinde başka bir kadınla evlendiğini ve bu evliliğinden de bir çocuğu bulunduğunu, davalı ...'ın bu kadını ve çocuğunu alarak müşterek konutlarına getirdiğini, davalının birlikte yaşamaları hususunda kendisini tehdit ettiğini, bunun üzerine davalı eşi hakkında tedbir kararı aldırdığını, davalı ... ile resmi nikahlarının yapılmadığını, davalılar tarafından kandırıldığını belirterek nişan ve düğünde kendisine takılan takıların tespiti ile davalılardan tahsiline, aile bütçesine çalışarak verdiği katkılar için 25.000,00 TL maddi tazminatın ve manevi zararlar için de 75.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin, 11.02.2016 tarihli ve 2014/776 Esas, 2016/118 Karar sayılı ilamıyla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 31.10.2016 tarihli ve 2016/6593 Esas, 2016/10594 sayılı ilamıyla, "... 6100 sayılı HMK'nın 27 nci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Buna göre; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içermekte olup, davacı vekilinin ilk kez verdiği mazeretin reddi ve dosyanın işlemden kaldırılması davacının hukuki dinlenilme hakkı ve dolayısıyla savunma hakkını kısıtlar mahiyette olup bu durum bozmayı gerektirmiştir...." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, sebepsiz zenginleşmeden doğan taleplerin öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve herhalde hakkın doğum tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, haksız fiillere dayalı taleplerin de bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, davacı tarafın yazılı ve sözlü beyanları doğrultusunda davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.06.2021 tarihli ve 2021/96 Esas, 2021/3781Karar sayılı ilamıyla, "... Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ancak davalı ...’ın eşi olduğunu ve ...’ın vefat ettiğini belirten ... davayı kabul ettiğine dair 26.01.2021 tarihli dilekçesini Dairemize göndermiştir. Dosyanın UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemesinde, davalı ...’ın dosya temyiz aşamasında iken 04.12.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla birlikte nüfus kaydına göre eşi dışında geriye üçü reşit dört çocuğunun kaldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK’nun 308 inci maddesine göre, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olup öncelikle mahal mahkemesinde davalı Zinni Korkmaz’ın eşi olduğunu belirten ...’ın mirasçılık sıfatı ve kabule yetkili olup olmadığının da incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile HMK’nun 310 uncu maddesine eklenen 3 üncü fıkrası ‘‘Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir'' hükmünü getirmiştir. Bu itibarla, müteveffa davalı ...’ın eşi olduğunu bildiren dava dışı ...’ın kabul beyanı ile ilgili yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılıp ek karar verilmesinin ardından, kararı temyiz eden davacı vekilinin temyizinin Dairemizce incelenerek karara bağlanabilmesi için tekrar Dairemize iade edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. ..." gerekçesiyle dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Mahkemnin 11.11.2021 tarih ve 2017/108 Esas, 2019/229 Karar sayılı ek kararıyla, davalı mirasçısı ...'ın davayı kabul beyanı sunmuş olduğu, HMK'nın 31 inci maddesi kapsamında gönderilen muhtıraya rağmen velayeti altında olduğu anlaşılan çocukları hakkında açıkça kabul beyanı sunmadığı, bu nedenle kabul beyanının dilekçesi içeriği doğrultusunda sadece kendisi yönünden hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edildiği, 26.01.2021 tarihli dilekçesiyi sadece kendi adına sunmuş olduğunun kabulü gerektiği, mirasçı ... yönünden davalı ... aleyhine açılan davayı kabul ettiğinden ve şahsın müteselsilen sorumlu olduğu davalılardan ... yönünden açılan ziynet eşyalarının misli ile birlikte verilmesi yönünde açılan davanın kabulüne, 3 kibrit çöpü bileziği, 1 metre - 50 gram zincir, 10 çeyrek altın karşılığı olarak 1.500,00 TL, 10 gram iki adet yüzük ve 5 gram altın küpenin misli olarak davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, manevi tazminat yönünden açılan davanın kabulü ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak, davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar yönünden 19.11.2019 tarihli gerekçeli kararda ileri sürülen gerekçelerle davanın reddine; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/96 E., ve 2021/3781 K. sayılı ilamı doğrultusunda dosyanın Dairemize iadesine karar verilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eşinin resmi nikah yapmadığını ve önce Suudi Arabistan'a, Sudan'a gittiğini, Sudan da hapis yattıktan sonra orada evlendiğini ve çocuğu olduğunu, evlendiği kadını da eve getirdiğini ve bu durumun davacının onurunu kırdığını, temyizde konuyu nişanlılık hükümlerine dayandırdığını, TMK'nın 118-123 üncü maddeleri gereği davalıların sorumlu olduğunu, davalıların, davacıya karşı haksız fiilde bulunduğunu ve kişilik haklarını zedelediğini, bunca zamanın boşa gittiğini ve maddi olarak da zarar oluştuğunu ileri sürerek; karar bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427, 438 ve 439 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilli tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,14.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.