Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1238 E. 2023/11591 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1238
Karar No
2023/11591
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/330 E., 2021/568 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından ve asıl ve ek karar ise davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu araç ile 24.08.2008 tarihinde sağ şeritte park eden aracın kapısından inmekte olan ve refüj üzerinden karşıya geçmeye çalışan ...'e çarpması sonucu ...'ün yaşamını kaybettiğini, olay mahallinde düzenlenen tutanağa göre ...'ün asli kusurlu, ...'ın ise tali kusurlu olduğunu, ölenin Konya ilinde konfeksiyoncu olarak 650,00 TL maaşla çalıştığını ifade ederek davacı Anne ... için 6.000,00 TL manevi, 500,00 TL maddi, davacı baba Ali için 6.000,00 TL manevi, 500,00 TL maddi, davacı kız kardeş ... için 3.000,00 TL manevi, 500,00 TL maddi, davacı kız kardeş... için 3.000,00 TL manevi 500,00 TL maddi olmak üzere toplam 18.000,00 TL manevi 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili 05.12.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı ... için talep ettikleri maddi tazminat miktarını 5.438,17 TL artırarak 5.939,17 TL'nin, davacı ... için talep ettikleri maddi tazminat miktarını ise 6.623,77 TL artırarak 7.123,77 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 27.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile bu kez talebini davacı ... için talep ettikleri maddi tazminat miktarını 6.126,65 TL'ye ve davacı ... için talep ettikleri maddi tazminat miktarını 10.741,91 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; öncelikle kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, maddi zararın ispatının gerektiğini ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında müvekkili her ne kadar tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de müvekkilinin işbu kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, müvekkilinin kaza esnasında ve öncesinde kendisine düşen tüm özen ve ihtimamı gösterdiğini, alabileceği bütün önlemleri aldığını, müvekkilinin kusuru olmayan bir kazadan dolayı tazminat ödemek zorunda kalmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu ifade ederek açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2009/234- Esas 2016/35 Karar sayılı kararıyla; davalı sürücü ...'ın %15, müteveffa ...'ün %85 oranında kusurlu olduğu, aktüer bilirkişisinin raporunun benimsendiği ve olay tarihi, oluş biçimi, tarafların kusur oranları, ekonomik ve sosyal durumları ile ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 3.198,68 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 4.851,30 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak bu davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/15914 Esas-2019/9132 Karar sayılı 09.10.2019 tarihli kararı ile; davacılar ... ve... lehine 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili yönünde hüküm davacılar aleyhine reddolunan dava kısmının değerinin kesin nitelik olduğu, desteğin evleneceği tarihe kadar davacılara %25 er pay ayrılması doğru ise de; evlenmesinden itibaren sabit olarak %12,5 (1/8) pay ayırması yönünden esas alınan bilirkişi raporunun davacıların destek paylarının belirlenmesi bakımından hatalı olduğu, davacılardan ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, bu davacılar için sadece manevi tazminata hükmedildiği halde hükmün 10 ve 11 numaralı bendlerinde bu davacılar lehine maddi tazminat davası yönüyle vekalet ücretine hükmedilmesi, davalılardan sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmadığı halde hükmün 8 ve 9 numaralı bendlerinde hükmedilen manevi tazminat vekalet ücretinin tüm davalılardan alınması yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; Yargıtay bozma ilamına uygun hesaplama yapılarak, eğer destek ölmeseydi erkek olduğu için 27 yaşında evleneceği, 29 yaşında 1. 31 yaşında 2. çocuğunun olacağı var sayılarak ve anne ve babadan bakiye ömrü erken tükenenin payı diğerine aktarılarak yeniden hesaplama yapıldığı, desteğin kusurunun %85 kabul edilmesi halinde, annenin nihai tazminatının 10.741,91 TL, babanın nihai tazminatının 6.126,65 TL olduğunun rapor edildiği, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinin dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabul - kısmen reddi ile davacıların maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı ... için 5.938,17 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 7.123,77 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 24.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle) alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... ve ...'ün maddi tazminat talepleri yönünden bozma öncesi verilen kararın kesinleşmesi sebebiyle bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden bozma öncesi verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davalı SBN Sigorta A.Ş. vekilinin tavzih talebi üzerine mahkeme tarafından 18.11.2022 tarihinde verilen ek kararda, bozma sonrası verilen 09.06.2021 tarih 2020/330 E. 2021/568 sayılı kararın 2. maddesi ile "Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden bozma öncesi verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde hüküm kurulduğu, mahkemenin 22.01.2016 tarihli 2009/234 esas ve 2016/35 karar sayılı 8. ve 9. maddelerinin, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 09.10.2019 tarihli, 2016/15914 esas ve 2019/9132 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinden, bozma sonrası mahkemenin 09.06.2021 tarihli, 2020/330 esas ve 2021/568 sayılı kararı ile bozulan 8. ve 9. maddeler için yeni bir hüküm tesis edilmediğinden; davalı ... vekilinin talebinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davalı ...Ş. vekilinin talebinin kabulü ile mahkemenin bozma öncesi 22.01.2016 tarihli, 2009/234 esas ve 2016/35 karar sayılı 8. ve 9. maddelerinin aşağıdaki şekilde tamamlanmasına, "Davacı ..., manevi tazminat davası yönüyle yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ..., manevi tazminat davası yönüyle yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası yerel mahkeme tarafından tahkikat aşamasına geçilerek hesap bilirkişisinden rapor aldırılmış, raporda çıkan rakamlara göre ıslah dilekçesi sunulduğunu, ancak yerel mahkemenin ikinci defa ıslah dilekçesi verilemeyeceğinden bahisle eski karardaki maddi ve manevi tazminatları esas alarak karar verdiğini, bozma sonrası verilen ıslah dilekçesinin ikinci defa verilen ıslah dilekçesi olmadığına dair Yargıtay kararları mevcut olduğunu, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur değerledirmesinin hatalı olduğunu, anne ve babanın kendi çalışmalarını hesaplamadan indirilmesi gerektiğini, davacı tarafından yapılan ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkemece verilen ek kararda tavzihin yanlış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... vekilinin 18.11.2022 tarihli ek karara ve asıl karara yönelik temyizine gelince; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/15914 Esas-2019/9132 Karar sayılı 09.10.2019 sayılı kararı ile mahkemenin 2009/234 Esas-2016/35 Karar sayılı 21.01.2016 tarihli kararı bozularak ortadan kaldırılmıştır. Bozma sebepleri arasında, "davalılardan sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmadığı halde hükmün 8 ve 9 numaralı bendlerinde hükmedilen manevi tazminat vekalet ücretinin tüm davalılardan alınması yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." bendi yer almıştır. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma sonrası verilen 09/06/2021 tarih 2020/330 E. 2021/568 sayılı kararının 2. maddesi ile "Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden bozma öncesi verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle bu hususta tekrar karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı ...Ş. vekilinin tavzih talebinde bulunması üzerine; mahkemece 6100 Sayılı Kanuna 22/07/2020 tarihinde eklenen 305/A maddesinde yer alan taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilebileceği gerekçesi ile; bozma öncesi verilen 22/01/2016 tarihli, 2009/234 esas ve 2016/35 karar sayılı kararın 8. ve 9. maddelerinin tamamlanmasına karar vererek; "Davacı ..., manevi tazminat davası yönüyle yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 1.800,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, Davacı ..., manevi tazminat davası yönüyle yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 1.800,00-TL vekalet ücretinin ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine," şeklinde hüküm tesis edilmiş ve bozma kararı ile ortadan kalkan bir karar hakkında tavzih yapılmıştır.

Mahkemenin manevi tazminata ilişkin vekalet ücretine yönelik ortadan kaldırılmış ilamda tavzih yapması hatalı olup ek kararın bu nedenle kaldırılmasına karar verilip; davalının asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;

Bozmadan sonra verilecek hükümde vekalet ücreti için bozmaya uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken, hükümde bu hususta karar verilmeyerek bozma ile hukuken ortadan kaldırılmış mahkemenin önceki kararında tavzih yapılması hatalı olduğundan asıl kararın yönüyle bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin 18.11.2022 tarihli ek karara ilişkin temyiz itirazının kabulü ile açıklanan nedenlerle ek kararın kaldırılmasına ve asıl kararın BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1238, K. 2023/11591, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1238-e-2023-11591-k-8a1ab9806a47