Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1233 E. 2023/5166 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1233
- Karar No
- 2023/5166
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1086-2022/1084 SAYISI : 2022/KİT - 2035 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi/ İtirazın kabulü ile davanın kabulü SAYISI : K-2020/12742 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece kararın bozulmasına karar verilmiş; bozma ilamına uyularak İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının aracının davalı ... nezdinde kasko poliçesi bulunduğunu, 12.06.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki davalıya kasko sigortalı araç ile başka bir aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracında hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL tazminatın ihbar tarihi olan 12.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 60.770,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı sürücünün kaza esnasında mevzuatla belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olduğunu, bu nedenle talebin teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kaza sırasında 0,65 promil alkollü olduğu, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 17.05.2020 tarih ve 2020/İHK-10535 sayılı kararı ile davacının kaza sırasında 0,65 promil alkollü olduğu, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 29.09.2021 tarihli 2021/4365 E., 2021/5801 K. sayılı kararı ile "...Kaza tespit tutanağına göre; sigortalı araç sürücüsü kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve alkollü araç kullandığı gerekçesiyle kusurlu bulunmuş, karşı araç sürücüsünün de kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kaza tutanağında asli ve tali kusurlu ayrımı yapılmamış ancak tarafların yaptığı kural ihlallerine göre sigortalı araç sürücüsünün tali, karşı araç sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün 0,65 promil alkollü olduğu saptanmış ise de, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir. Dosya kapsamından ve bilirkişi raporlarından, davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün de kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda ... tarafından, rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek, gerçek zararın tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiden hasara ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken başvurunun reddine karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde makine mühendisi bilirkişiden 02.12.2022 tarihli raporun alındığı, rapora göre 22.805,00 TL işçilik ve 28.700,00 TL yedek parça bedeli olmak üzere araçtaki toplam hasarın 51.505,00 TL olduğu, bu miktara iskonto uygulanamayacağı, KDV bedelinden de davalının sorumlu olduğu, araçtaki toplam hasar bedelinin KDV ile birlikte 60.770,00 TL olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ve İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 60.770,00 TL araç hasar tazminatının 30.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın kasko poliçesinden kaynaklandığını, bu nedenle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması nedeniyle Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre zararın teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacının hasar tutarının tespiti bakımından davalı tarafından eksper incelemesi yapılmasına fırsat vermediğini, davacının tespite yarar belgeleri ibraz etmediğini, davacının aracı göstermekten imtina ettiğini, onarım fotoğraflarını da iletmediğini, bu nedenle kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya ibraz edilmesi ve sonrasında kaza ile hasarın uyumu hususunda teknik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacı tarafın zararını ispat açısından ibraz edilen ekspertiz raporunun kabulünün mümkün olmadığını, yapılan onarım hesaplamasının fazla olduğunu, davacının aracını anlaşmalı servis dışında bir servise bıraktığını, bu nedenle hasarın artmasına neden olduğunu, davalının işçilik bedeli ve KDV’den sorumlu olmadığını, tazminata iskonto uygulanması gerektiğini, onarımı mümkün olmayıp, değişimi gereken parçaların sigortacı tedarik sistemi kapsamında bulunması ve temin edilebilir olması kaydı ile sigortacı tarafından tedarik edilip edilmeyeceği hususunda sigortacının karar vereceğini, parçanın sigortacı tarafından tedarik edilmesi halinde, tedarik edilen parçalara ait tazminat bedelinin sigortacı tarafından tedarikçiye ödeneceğini, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğunu, davacının hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kasta dayanan kusur sonucunda tazminat yükümlülüklerinin ortadan kalktığını, kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini, aracın hasar tarihi itibari ile piyasa rayiç değerinin belirlenmesinin önemli olduğunu, bilirkişi tarafından aracın hasar tarihi itibari ile rayiç değerinin belirlenmesi gerektiğini, poliçede yer alan klozlar ve muafiyet indirimleri gözetilmek suretiyle rapor tanzim edilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, dava dışı araçla çarpışması sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3 ve 4 üncü maddeleri ile 1401 vd maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün de kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği, rizikonun teminat kapsamında kaldığı, ... tarafından gerçek zararın tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiden hasara ilişkin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verildiği, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmelerin anılan Kanunun 3 üncü ve 4 üncü maddelerindeki hükümler uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işler kapsamında bulunmasına göre, talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca ... kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 8.2. bendinde yer alan "yasal" ibaresi çıkartılarak yerine "avans" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.