Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10800 E. 2024/533 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10800
Karar No
2024/533
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2023/89 K. DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ..., 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 28.06.2016 HÜKÜM/KARAR : Red/Bozulmasına Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece davanın usulden reddine dair verilen son karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 9 İcra Müdürlüğü'nün 2015/26087 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı ... İli... İlçesi,... Mahallesi, 7891 Ada, 18 Parsel 3. Kat, 8 nolu meskenini diğer davalıya devrettiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu satışın gerçek bir satış olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, taşınmazın gerçek değeri üzerinden devredildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESi KARARI Mahkemenin 24.05.2019 tarihli ve 2019/21 E.-2019/243 K. sayılı kararı ile emniyet araştırması ile tarafların yakınlığının tespit edilememesi ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Mahkemenin 2016/212 Esas ve 2018/298 Karar sayılı dosyası ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/41 Esas ve 2018/638 Esas sayılı dosyası içeriğine göre üzere davalılar ... ve Mert Sakoğlu'nun ...'ın ekonomik olarak zor durumda olduğunu bilebilecek durumunda olmadığı ve taşınmazların satış tarihi itibariyle gerçek değerleri ile satış senetlerinde gösterilen değerleri arasında bir misli fark bulunmadığı, satış bedellerinin ödendiği ve buna ilişkin dekontların ibraz edildiği gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunmuştur. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 24.09.019 gün, 2019/2092 E.- 2019/1890 K. sayılı kararı ile davacının istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 29.12.2021 tarihli, 2021/18724 Esas ve 2021/11382 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda takip dayanağının kredi genel sözleşmesine dayalı olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine ... 9. İcra Müdürlüğü’nün 2015/26087 sayılı dosya ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği ancak takip dosyasından İİK 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde haciz tutanağı veya kesin aciz belgesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece aciz vesikası yokluğundan davanın reddine ve davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava şartı olan aciz vesikası olup olmadığı araştırılmaksızın esastan karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kabule göre de; mahkemece davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olmadığı, dava konusu gayrımenkulün gerçek bedelinin de ödendiğinin banka dekontları ile ispat edilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dosya içerisinde yer alan bilgilere göre davalı borçlu ve davalı 3. kişinin Anadolu Un Sanayicileri Derneğinde üye oldukları, davalıların aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, davalı 3. kişi ...’un GK Tarım ürünleri Lİsanslı Depoculuk A.Ş. şirketinin ortağı olduğu, şirketin adresinin Kırıkkale olduğu, dava dışı Ak Altınok Zahire Nakliye Petrol İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.’nde de ortaklığı bulunduğu, dava dışı Ak Altınok Zahire Nakliye Petrol İnş San ve Tic. Ltd. Şti.’nin Kayseri’de bulunan kuluçkahane ve idare binasının da davalı borçlunun ortaklığı bulunan Çakıroğlu Gıda Tarım Ürünleri A.Ş.'den satın aldığının anlaşıldığı, ayrıca dava konusu tasarruf tarihinde, davalı borçluya ait Tekkeköy’de bulunan başkaca bir gayrımenkulünde devredildiğinin tespit edildiği, davalı ...’in davalı borçlunun durumunu İİK 280/1 kapsamında bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmasına göre davalılar arasındaki tasarrufun iptale tabi olmasına rağmen mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK 105 inci maddesi gereği ... yönünden geçici veya kesin aciz belgesi sunmak üzere davacı tarafa süre verildiği davacı tarafça aciz vesikası sunulmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114/2 ve 115 inci maddeleri gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mal kaçırma kastının açık olduğunu, dosya kapsamında aciz halinde olduğunun belli olduğunu, aciz vesikasının her aşamada ibrazının mümkün olduğunu, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, davacı tarafından dosyaya İİK 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde haciz tutanağının veya kesin aciz belgesinin ibraz edilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10800, K. 2024/533, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10800-e-2024-533-k-01fc09e0d75e