Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12203 E. 2024/10045 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12203
- Karar No
- 2024/10045
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/963 E., 2023/1582 K. DAVA TARİHİ : 07.03.2022 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2022/365 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı ve davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu Sabey Turizm Ltd. Şti. hakkında Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/1295 E. sayılı dosyasından takip başlattığını, ancak takip borcunun tahsil edilemediğini, yapılan araştırmalarda borçlunun taşınır malı ve bankaların hiç birinde hak ve alacağı bulunmadığını, sadece dava konusu taşınmazın tapu kaydına takibin başında ihtiyati haciz şerhi konulduğunu, takip açıldıktan sonra borçlu şirketin açtığı dava sonucunda Alanya 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/38 sayılı dosyasında alacaklı oldukları takibin iptal edildiğini, bu kararın hukuka aykırı olması nedeniyle istinaf talepleri sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince takibin iptali kararının kaldırılarak sadece icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bu aşamada taşınmazın mal kaçırma kastı ile muvazaalı olarak davalı ...'ye devredildiğini belirterek taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davalı nezdinde gerçek bir alacağının olmadığını, dava tarihinde de gerçekleşmiş bir alacağının bulunmadığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/1295 Esas sayılı dosya hakkında yerel mahkemece takibin iptaline karar verildiğini, İstinaf Mahkemesince de takibin durdurulmasına karar verildiğini, her iki hal ve şartta takip hukuku açısından aynı sonuçlar doğduğunu, davacının alacaklı sıfatını ortadan kaldırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin vefat eden eşinden sabit bir maaşının bulunduğunu, davalı ...'nin maddi durumunun iyi olduğunu ve daha önce de bir çok defa taşınmaz alım ve satım işlemi gerçekleştirdiğini, davalının davaya konu taşınmazı almadan önce 15.10.2020 tarihinde Alanya ilçesi İmamlı Mahallesinde bulunan taşınmazını sattığını, bu satıştan yaklaşık 4 ay sonra da davaya konu taşınmazı satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tasarrufun iptali davasının ön şartlarından birinin de borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması olduğu, davacı tarafça borcun takibinin sağlandığı Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/1295 E. Sayılı icra takibinin; kesinleşen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/72 E. 2022/235 K. sayılı kararı ile, takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibinin kesinleşmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun açtığı dava neticesinde icra hukuk mahkemesince takip iptal edilmiş ise de istinaf mahkemesince takibin iptaline dair kararının kaldırıldığını ve salt takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibinin devamı için Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılması gerektiğini, ancak alacağın kambiyo senedinden kaynaklanması ve ticari niteliğinden dolayı davanın mahiyeti icabı arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunduğunu, 15.12.2022 tarihinde arabulucuya başvuru yapıldığını ve arabulucuya başvurulduğuna dair belgenin 21.12.2022 tarihinde mahkemeye sunulduğunu, halen arabulucu aşamasının tamamlanmadığını, yerel mahkemece arabuluculuk başvurusunun neticesi beklenmeden davanın reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davası olduğu, bu davanın dinlenebilmesi için alacağın dayanağı olan icra takibinin kesinleşmiş olması gerektiği, oysa eldeki takip dosyasında takibe dayanak senedin teminat senedi olduğu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra takibinin İİK'nın 169/a-5 maddesi gereğince durdurulmasına karar verildiği, bu itibarla kesinleşmiş bir takipten bahsedilemeyeceği, tüm bu hususlar dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davanın ön koşul yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra takibinin kesinleşmesi beklenmeden açılan bir tasarrufun iptali davasında açılan davanın hemen reddi yerine alacak davasının sonuçlanmasının beklenmesi ve bu arada usuli işlemlere devam edilmesi gerektiğini, davacı tarafından Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/458 esas sayılı dosyasından alacak davası (itirazın iptali) açıldığını ve dosya numarasının Bölge Adliye Mahkemesine 05.06.2023 günlü dilekçe ile bildirildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen dava dosyasının getirtilip incelemeye dahi gerek görülmeksizin davayı reddettiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması ve davanın beş yıllık hakdüşürücü süre içinde açılmış olması gerekir. Bu önkoşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde; davacı tarafın davalı borçlu ... hakkında Alanya İcra Müdürlüğü'nün 2020/1295 E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinin davalı borçlu şirketin borca itiraz davası açması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 26.01.2022 tarih ve 2022/72 E., 2022/235 K. sayılı kararı ile durdurulmasına karar verildiği, ancak bunun üzerine davacı tarafından Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/458 E. Sayılı dosyasında itirazın iptali ile icra takibinin devamı için dava açıldığı ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sözü edilen itirazın iptali davasının kesin olarak sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılarak, sonuçlanmamış ise anılan davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi, icra takibinin devamına karar verilmesi ile verilen kararın kesinleşmesi halinde, öncelikle dava şartlarının yeniden incelenmesi, İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince dava konusu taşınmaz devrine ilişkin tasarrufun iptale tabi olup olmadığının mevcut delillere göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.