İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/622 E. 2025/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/622
Karar No
2025/466
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/622 KARAR NO : 2025/466 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı/borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı/borçlu 24.10.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile davacı şirkete karşı herhangi bir borcu olmadığı gerekçesiyle alacağın tamamına, yanı sıra bu alacağa ilişkin olarak işlemiş ve işleyecek faiz başta olmak üzere alacağın tüm ferilerine itiraz etmiş olduğunu, davalı/borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazı üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ise de 20.12.2022 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda anlaşamama tutanağı tanzim edilerek huzurda görülmekte olan işbu dava için gereken dava şartı yerine getirilmiş olduğunu, davalı/borçlunun davaya konu icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan; huzurda görülmekte olan işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olduğunu, taraflara arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket, davalı/borçlu şirkete sunucu barındırma hizmeti sağlamış olduğunu, davacı şirket davalı/borçlu şirkete sunucu barındırma hizmetini tam ve eksiksiz olarak sağlamış olduğunu, sağlanan bu hizmete binaen 31.08.2022 tarihli, ... numaralı, 32.982,70- TL bedelli faturayı düzenlemiş ve işbu faturayı davalı borçlu şirkete tebliğ etmiş olduğunu, ne var ki davalı/borçlu şirket bu faturaya karşılık 06.09.2022 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 32.982,70 TL tutarında iade faturası düzenlendiğini, davacı şirkete tebliğ etmiş olduğunu, davacı şirket ... 19. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı/borçlu tarafından düzenlenen iade faturasının içeriğine süresi içinde itiraz ederek davalı/borçlu tarafından düzenlenen iade faturalarını kabul etmediğini yasal süresi içinde davalı/borçlu şirkete bildirmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mutabık kalınan edimsel yükümlülükler davacı şirket tarafından zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği taraflar arasındaki e-mail yazışmaları, enerji kullanım raporları yanı sıra sistem kayıtları ile sabit olduğunu, salt anılan hususlar dahi davaya konu borcun varlığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, davalı yanın davacı şirkete borçlu olduğunu bilmesine karşın kasten ve kötü niyetle hareket ederek ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini açıkça ortaya koymakta olduğunu, takip tarihi itibariyle davacı şirket, davalı/borçlu şirketten 32.982,70 TL tutarında alacaklı olduğunu, davacı şirkete ait cari hesap ekstresi, muavin defter dökümünde yer alan kayıtlar, faturalar ve sair belge ve deliller ibraz edildiğinde davacı şirketin alacağının sabit olduğu görülecek olduğunu, dolayısıyla davalı/borçlu şirket tarafından ileri sürülen iddialar hukuki dayanaktan yoksun olup, davalı/borçlu tarafından takibe kötü niyetle tahsil sürecinin uzatılması amacıyla itiraz edilmiş olduğu açık olduğunu, somut olayda da dava konusu alacak bilinebileceğini, diğer bir ifade ile likit olduğundan davacı şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, alacağımızın alacağın varlığı, miktarı ve davalı/borçlunun itirazlarının haksızlığı dosya kapsamında yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile teyit edileceğini, sonuç itibari ile taraflar arasındaki ticari ilişki doğrultusunda davacı şirket, taraflar arasındaki üstlendiği edimini yine taraflar arasında belirlenmiş olan kriterlere göre tam, zamanında ve eksiksiz olarak ifa etmiş olmasına rağmen davalı yan ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi işbu alacağın tahsilini geciktirmek ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetle aleyhe başlatılan takibe itiraz etmiş olduğunu, dava konusu alacak likit ve muayyen bir alacak olduğundan takibe haksız olarak itiraz eden, alacağı sürüncemede bırakan davalı/borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile tazminat ödemeye mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında 28.03.2018 tarihinde sunucu barındırma sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, iş bu sözleşme ile davalıca her şey dahil paket şeklinde kampanya yapılmış olduğunu, Ocak 2022 tarihinden Mart 2022 tarihine kadar davacı sözleşmenin dışına çıkarak farklı şekillerde fiyatlandırma yoluna gitmiş ve davalıya çeşitli şekillerde faturalar göndermiş olduğunu, sözleşme devam ederken davacı yanca herhangi bir yazılı bildiri yapılmadığından iş bu ihtara konu sunucu barındırma sözleşmesi 12 aylık dönem için aynı koşullarda uzamış olduğunu, 18.05.2022 tarihinde davalı şirkete davacı tarafından mail yoluyla gönderilen ve 28.03.2018 tarihli sunucu barındırma sözleşmesinden tamamen farklı ve fahiş bir fiyatlandırmayı kabul etmelerinin beklendiğini, fakat taraflarınca bu şekilde tek taraflı bir fiyatlandırmayı kabul etmediklerini mail yoluyla davacı yana bildirilmiş olduğunu, davalı ile davacı yan arasında online şekilde kabul edilmiş olan sözleşmeye göre de böyle bir artırım yapılması mümkün olmadığını, keza sözleşmenin 6/1 maddesinde açıkça 12 ay dolmadan 15 gün öncesinde yazılı bildirimle fiyat değişikliğinin bildirilmesi aksi durumda aynı koşullarla 12 ay daha uzayacağı yazmakta olduğunu, davalıya sözleşmenin bitiminden günler sonra mail kanalıyla fahiş bir artırım yapılmış olduğunu, üstelik davalıya sunulmuş olan paket kampanyanın bir anda ayrılarak her şeyin tek tek fiyatlandırılması yapılan sözleşmeye uygun değil aksine davalı şirketi ekonomik olarak zora sokan bir durum olmuş olduğunu, davalı şirket iş bu ticari ilişkiye ısraren ve hukuken devam etmek istemiş olduğunu, sözleşmeye aynen uyduğunu, faturaları gününde ifa ettiğini, belirtilen hesap numaralarına gününde ödemesini yapmış olduğunu, Mart 2022 tarihinin tefe/tüfe ortalaması olan 9629.88 üzerinden hesaplama yapılması ve buna göre zam yapılmış olduğunu, ayrıca paketin içerisinde bulunan enerji tüketiminin haricinde ek enerji tüketimi var ise bu yönde güncel fiyatlardan hesaplanıp fatura gönderilmesi gerekmesine rağmen herhangi bir ek fatura gönderilmemiş olduğunu, ayrıca incelenecek faturalarda da görüleceği üzere davacı şirket neye, ne için fatura kestiğini açıklamadığını, faturayı bir anda artırarak davalıya göndermiş olduğunu, gönderilen faturalara davalı fark faturası kesmiş ve tefe/tüfe zammına göre ödemesini yapmış olduğunu, dilekçe ekinde işbu beyanları ve cevaplarına ilişkin olarak delillerinin mevcut olduğunu, tarafları için yerinde olmayan ve hukuka aykırı şekilde ikame olunmuş olan icra takibi hasebiyle davacı yanca İİK'nun 169/a-6.maddesinde; "Borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği" açık olduğundan kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 29. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, 2-... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen davacı şirkete ait BA/BS formları, 3-... Vergi Dairesinden gelen davalı şirkete ait BA/BS formları, 4-Bilirkişi raporu, 5-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında sunucu barındırma sözleşmesi aktedildiği, davacı tarafından sözleşmeden doğan cari alacağın davalıdan tahsili için ... 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından süresi içinde itiraz edildiği hususunda herhangi bir anlaşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirip getirmediği ve davalının davacıya cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunup bulunmadığı hususundadır. Dava konusu takip dosyası, tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan etmiş oldukları BA BS formları ilgili yerlerden celp edilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir ve bir yazılım uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında ve davacı sistemleri üzerinden yapılan detaylı incelemeler ve taraflar arasındaki yazışmalar üzerinden yapılan detaylı incelemelerde tespit edilen hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki davaya konu uyuşmazlığın "Sunucu Barındırma" hizmetinden kaynaklı olduğu, taraflar arasındaki davaya konu bahsi geçen “...” isimli hizmetin açılış tarihinin “28.03.2018”, iptal tarihinin “07.09.2022” olduğu, dava konusu ilgili hizmetlerin Davacı tarafından Davalı’ya “Ağustos 2022” dahil olarak sorunsuz bir şekilde verildiği anlaşıldığı, dava konusu uyuşmazlığın ise verilen hizmetten kaynaklı hizmet eksikliği veya teknik sorunlardan değil, davacı şirketin fiyat artışları yaparak davalıdan tahsil etmek istediği bedellerden kaynaklı olduğu, tarafların 2022 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, ancak davalı tarafın 2022 yılına ait yevmiye defter kapanış tasdikinin yaptırmadığından, 6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğuna dair değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturaların, tarafların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu dava konusu faturanın, davalı firmanın (BA) formlarında yer alması ile hizmetin satın alındığı, davacının vermiş olduğu fatura muhteviyatı hizmetinin verilmediğine dair herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan dava konusu olan faturadan 32.982,70 TL.lik Ana para tutarında alacaklı olduğu ve bu tarihten sonra da davalı tarafından davacıya yapılmış bir ödeme kaydının ticari defter kayıtlarında yer almadığı, davacı şirketin davalıdan 32.982,70 TL tutarlı alacağı için, taraflar tacir olduğundan, ticari işlerde takip öncesi işlemiş faiz tutarı ile 13.10.2022 takip tarihinden itibaren de %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi( 3095 m.2/2) ile birlikte tahsil talebinde bulunabileceği" yönünde görüş bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ...K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ... E.... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar) Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan sunucu barındırma hizmetinden doğan edimin davacı tarafından yerine getirildiği, verilen hizmete ilişkin tanzim edilen faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar bahsi geçen fatura davalı tarafından davacıya iade edilmiş ise de, davalı tarafından iade edilen faturanın yine davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, bu durumda davalının faturaya konu hizmeti aldığına dair bir karine oluştuğu, dosya kapsamında davalı tarafından beyan edilen faturaya konu hizmetin alınmadığı davalı yanca usulüne uygun olarak ispatlanamadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 1-Davalının ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, 2-Takibin kaldığı yerden devamına, 3-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 6.595,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.253,05 TL nispi karar harcının, 398,36 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.854,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 11.207,00 TL yargılama gideri ile 398,36 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı toplamı 11.875,21‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/06/2025 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 398,36 TL Karar Harcı : 2.253,05 TL Noksan Harç : 1.854,69 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 12.000,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 11.000,00 TL Posta Giderleri : 207,00 TL

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/622, K. 2025/466, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-622-e-2025-466-k-25e3a186a4a3