Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12027 E. 2024/1554 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12027
- Karar No
- 2024/1554
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/765 E., 2021/765 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-32599 DAVACILAR : ... velayaten ...ve... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.03.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının kısmen kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/82950 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.06.2019 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı için 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.06.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 356.507,00 TL olarak yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kabulüne, 356.507,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, emniyet kemeri takmayan davacının müterafik kusurlu olduğunu, yine davacının yolcu olarak bulunduğu kamyonette istiap haddinin aşıldığını, hatır taşıması bulunduğunu, ıbraz edilen sağlık raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faıze göre hesaplanması gerektiğini, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun, davacının muayenesi yapılarak yetkili sağlık kuruluşu tarafından hazırlandığı, davacının araçta yolcu olduğu kazada kusuru bulunmadığı ayrıca dosya içerisinde Savcılık aşamasında alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirlendiği, davacı ile araç sürücüsünün akraba olduğu anlaşıldığından hatır taşıması indirimi yapılmasına yer olmadığı, hesaplamanın Yargıtay uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemi esas alınarak yapıldığı gerekçesiyle diğer itirazları reddine karar verilmesi gerektiği ancak davacının kamyonetin arka kısmında kasa bölümünde seyahat ettiğinin anlaşıldığı bu şekilde seyahat edilmesinin kanuna aykırı olduğu ayrıca emniyet kemeri kullanmadığının anlaşıldığı bu nedenlerle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle sigorta şirketinin yapmış olduğu itirazın kısmen kabulüne, hakem kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda, başvuran davacının talebınin kısmen kabulü ile 285.205,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 02.11.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuran davacıya verilmesine, fazlaya dair 71.301,40 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ıbraz edilen sağlık raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmadığını, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (16.06.2019) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 nolu ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3. maddesinde "...özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 02.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %16 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının kazadaki yaralanması nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Ayrıca dosya içerisinde davacının maluliyet durumuna ilişkin bir diğer rapor olan...Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından hazırlanan 14.01.2020 tarihli raporda maluliyet oranı %2 olarak belirlenmiş olup maluliyete sebep olan arazların da farklılık gösterdiği, hükme esas alınan raporda alt ekstremiteye bağlı arazların dosyada mevcut diğer raporda maluliyete esas alınmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar doğrultusunda; raporlar arasında açıkça çelişki bulunduğu da gözetilerek davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyete ilişkin arazlar dikkate alınarak gerekli hekimlerin bulunduğu) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. Her ne kadar İtiraz Hakem Heyetince davacı çocuğun aracın kasa kısmında seyahat ettiği ve emniyet kemeri takmadığının anlaşılmış olmasına göre hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmış ise de trafik kazası tespit tutanağına göre davacının aracın hangi kısmında seyahat ettiği ve emniyet kemeri takıp takmadığı hususu belirsiz olup müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.