Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11567 E. 2023/14268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11567
- Karar No
- 2023/14268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/996 Değişik İş- 2021/998 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/42390 HÜKÜM/KARAR : Davalı itirazının reddi / Davanın kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/130687
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve % 8 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 181.272,37 TL'ye ve geçici bakıcı gideri talebini 4.264,00 TL'ye olmak üzere toplam talebini 185.536,37 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapıldığından bahsedilemeyeceğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davalının geçici bakıcı gideri talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, Kaza Tespit Tutanağında davalı sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun diğer kusurlarından olan ''aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını'' ihlal ettiğinin tespit edildiği, Adli Trafik Bilirkişisi'nden alınan 28.06.2021 tarihli kusur raporunda davacı yayanın % 75, davalı sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, itiraz üzerine Adli Trafik Bilirkişisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 11.07.2021 tarihli kusur raporunda, davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise kusurunun bulunmadığının belirlendiği, bilirkişi heyetinden alınan raporun hükme esas alındığı, 02.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, davacının % 8 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 181.272,37 TL ve geçici bakıcı giderinin 4.264,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 185.536,37 TL maddi tazminatın 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davacının yetkili hastaneye başvurarak temin edilmesi istenen sağlık kurulu raporunu davalıya sunmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının yaşının küçük olması nedeniyle tazminat hesabının 18 yaşından itibaren yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin sağlık gideri teminatı kapsamında olmadığını, bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanması için fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davalı kurum temerrüte düşmediğinden tahkime başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/13 maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.2.1 maddesi kapsamında gerekli bilgi ve belgelerle davalı şirkete başvuru yapılmış olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun ön başvuru için yeterli olduğu, bu nedenle dava şartı eksikliğinin bulunmadığı, davacının davalıya usulüne uygun olarak yaptığı müracaat tarihinden 15 gün geçmesinin ardından 28.04.2021 tarihinde eldeki davayı açtığı, böylelikle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesindeki dava şartının sağlanmış olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi heyet raporunda, kaza yerinin tetkiki ve analizinin yapılmış olduğu, kazanın oluş şeklinin ayrıntılı olarak açıklandığı ve taraflarının kusur durumlarının yasal dayanakları sunulmak suretiyle belirlenmiş olduğu, davacı herhangi bir işte çalışmasa bile, ekonomik bir değer taşıyan salt yaşamsal faaliyetlerinin sürdürülmesi sebebiyle emsallerine göre fazla efor sarf edeceği ve bu durumun sigortalı yönünden zarar oluşturacağı, bu nedenle davalı vekilinin olay tarihi itibariyle davacının 18 yaşından küçük olması, kaza tarihinde gelir elde edilen bir işte çalışmaması ve bu sebeple tedavi süresince mahrum kalacağı bir kazancının olmaması nedeniyle hesaplamanın 18 yaşından itibaren yapılması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı gereğince davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre belirlenmesinin yerinde olduğu, geçici bakıcı giderine ilişkin davalının sorumluluğunun bulunduğu, Yargıtay içtihatları uyarınca geçici bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasının yerinde olduğu, davacı yaya konumunda olup davacının müterafik kusuru ile zararın doğmasına veya artmasına neden olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delile rastlanmadığı, davalı sigorta şirketine 21.01.2021 tarihinde usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesi uyarınca davalının 8 iş günü sonrası olan 03.02.2021 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince temerrüt tarihinin tespitinin yerinde olduğu ve davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci, 91 inci, 97 nci ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 01.07.2019 tarihinde meydana gelmiş, hükme esas alınan ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 11.01.2021 tarihli rapor Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ilişkin hükümler esas alınarak hazırlanmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın maluliyet raporu yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.