Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11555 E. 2023/13758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11555
- Karar No
- 2023/13758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/97 E.- 2022/96 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 13.10.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıda kaza sonucu oluşan yaralanmanın maluliyet haline neden olmadığını, tarif edilen skar dokusunun ebatlarının toplam 20 cm2 olduğunu, bu alanın da vücut yüzeyinin %1'ini geçmediğini, maluliyet hali oluşturmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yapılmış olması halinde mahsubu gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıda sürekli maluliyetin oluşup oluşmadığı konusunda bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alındığı, 28.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacıda oluşan yara skarının toplam 20 cm2 olduğu, vücut yüzeyinin %1'ini geçmediği, bu nedenle sürekli maluliyet sayılamayacağının bildirildiği, raporun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bu nedenle hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan 07.05.2021 tarihli maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olduğunu, bu rapora göre sonuca gidilmesi gerekirken red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere aksi düşünüldüğünde de her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakemce alınan 28.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının sunduğu 07.05.2021 tarihli maluliyet rapor içeriğinde yer alan çelişkileri gidermeye yönelik olduğu, bu nedenle hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan 07.05.2021 tarihli maluliyet raporunun usule ve yasaya uygun olduğunu, bu rapora göre davacıda %5 oranında sürekli maluliyet bulunduğunu, bu nedenle bu rapora göre sonuca gidilmesi gerekirken red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere aksi düşünüldüğünde de her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hakemce eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 13.10.2020 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hakemce alınan 28.10.2021 tarihli sağlık kurulu raporunun ve raporda yer alan tespitlerin yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy)
KARŞI OY
Dosya içerisinde yer alan davacı tarafça sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunda davacının hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında malul kaldığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince iki adli tıp uzmanından oluşan heyetten maluliyet raporu alındığı, hakem heyetince alınan raporda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığının bildirildiği, her iki raporda da olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in esas alındığı ve böylelikle aynı yönetmeliğe göre düzenlenmiş 2 rapor arasında çelişki ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için Hakem Heyetince rapor alınmak üzere kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.