Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11328 E. 2023/13040 K. – İş Kazasının
Konu: İş Kazasının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11328
- Karar No
- 2023/13040
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasının Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1714 E., 2022/1490 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi SAYISI : 2020/162 E., 2022/572 K.
Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı iş yerinde çalışmakta iken 14.06.2014 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zor süreçler geçirdiğini beyan ederek davaya konu yaşanan kazanın bir iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta bildiriminin olmadığını, dolayısı ile davaya konu meydana gelen kazanın bir iş kazası olarak tespitinin mümkün olamayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve müvekkiline ait iş yerinde çalışmayıp misafir olarak bulunduğunu, konuyla ilgili yürütülen soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini ve davacının da bu karara itiraz etmediğini, yaşanan kazada müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erek dosya kapsamı, gerek yazı cevapları, gerek hastane kayıtları ve gerekse taraflarla aralarında akrabalık bağı bulunmayan tanık beyanları itibariyle 14.06.2014 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanması ile sonuçlanan kazanın, davalıya ait işin yürütümü esnasında meydana gelmesi ve kazazede işçiyi akabinde veya sonrasında bedenen veya ruhen özre uğratan bir olay olması nedeniyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre bir iş kazası olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının 14.06.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili, davacı vekilinin hazır olduğu duruşmada, davalı vekilinin yokluğunda, tanık beyanının alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, SGK hizmet dökümleri ve davacı iddiası ile tanığın beyanlarının çeliştiğini, davacının işyerinde çalıştığına dair tamamen soyut, hayatın olağan akışına ve gerçeklere aykırı beyanına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kargo getiren Kumruoğlu Nakliyat ve Doğru Kargo ve/veya Nakliyat isimli firmaların belgelerine imza attığını beyan etmişse de bu firmalarda davacı tarafından imza atıldığını, herhangi bir belge tespit edilemediğini iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 24.07.2018 tarih ve 2018/VÇ/49 sayılı raporda -Meram Halıcılık- ...'na ait iş yerinde ...'nun çalıştığına dair bir tespit yapılamadığının belirtildiğini, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, Kurum Denetmeni tarafından yapılan inceleme sonucunda davacının davalı iş yerinde çalıştığı tespit edilemediğinden 14.06.2014 tarihinde meydana gelen olay iş kazası olarak kabul edilmediğini, dava dosyasında davacının davalı iş yerinde çalıştığına dair kesin delil bulunmadığını, davacının, davalı iş yerinde çalıştığına dair ne bir bordro tanığı ne de bir komşu iş yeri tanığı dinlenmediğini, davalı iş yerinde çalıştığı kesin olarak ispatlanamayan davacının iş kazası geçirdiğinin tespitinin hukuka uygun olduğunu iddia etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, bordro tanığı ...'in beyanından, tanık ... duruşmada davacıyı tanımadığını belirtmiş ise de soruşturma aşamasında ... Polis Merkezi Amirliğindeki 14.06.2014 tarihli ifadesinden, iddia edilen kaza tarihindeki hastane kayıtlarından mahkemece davanın kabulüne dair kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.