Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10820 E. 2024/507 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10820
- Karar No
- 2024/507
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/922-2021/989 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-38813 DAVA TARİHİ : 16.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kısmen Kabulü/İtirazların Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/11544 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili ve davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili ve davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçeleri kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu aracın sebep olduğu tek taraflı kazada davacının yaralandığını, davadan önce sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açtıkları davada, şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücretinin temerrrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 180.544,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, dava şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, sürekli maluliyetin bulunmadığını, tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını, SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, davacı emniyet kemeri takmadığı için %20 müterafik kusur indirimi ve yine olayda hatır taşıması olduğundan %20 indirim yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden yasal faiz işletilebileceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %11 sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, buna göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre belirlenen tazminatın hükme esas alındığı, olayda hatır taşıması olduğundan belirlenen tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 143.835,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 144.585,49 TL maddi tazminatın 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi yapılmasının hakkaniyete ve içtihatlara aykırı olduğunu, indirim yapılmaksızın hüküm oluşturulması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili itiraz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, aktüer raporundaki hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun ve hesap raporunun hükümde benimsenmesinde hata edilmediği, müterafik kusur indiriminin uygulanmamasının yerinde olduğu, kazada hatır taşıması olduğundan tazminattan %20 indirim yapılmasının yerinde olduğu, vekalet ücretinin doğru takdir edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin ve davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması indirimi yapılmasının hakkaniyete ve içtihatlara aykırı olduğunu, indirim yapılmaksızın hüküm oluşturulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, aktüer raporundaki hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi, 52 nci maddesi ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davadan önce sigorta şirketine başvurulmuş olmasına, davacının arkadaşının aracında hatır için taşındığının dosya kapsamından anlaşılmasına ve bu yönde belirlenen tazminattan %20 indirim yapılmasının yerinde olmasına, tazminatın içtihatlara uygun olarak belirlenmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (08.03.2020) itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp tarafından, kazadan yaklaşık 11 ay sonra 29.01.2021 tarihinde düzenlenen raporda, davacının kazaya ilişkin tedavi evrakının incelenmesi ve fiziken yapılan muayenesi sonucunda, kaza nedeniyle sağ ayak 5. metatars kırığı ve sol ayak bileği eklem hareket kısıtlılığından kaynaklı alt eksteremiteye ilişkin sürekli maluliyetinin %11 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince bu rapora göre karar verilmiştir. Anılan bu raporun tanziminde kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınmışsa da davacının kazadaki alt ekstremite kırığı nedeniyle oluşan özür durumu için yönetmelikteki 1 yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesap verileri bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi ve İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının reddi doğru olmamıştır. 4- Kararda davacının adli tıp rapor ücretinin de asıl alacak kalemi içerisinde müddeabihe eklenip faiz işletilerek hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması ve faiz yürütülmesi doğru olmayıp, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir. 5-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, dosya kapsamından, davacı ile yolcu olduğu aracın (davalıya sigortalı) sürücüsünün arkadaş oldukları, ortak arkadaşlarının düğününden dönüşleri sırasında kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasındaki 27.04.2020 tarihli Yarma Jandarma Karakol Komutanlığı'nın Karatay İlçe Jandarma Komutanlığı'na hitaben yazdığı yazıda, sürücü... ...'ın hastane tarafından yapılan alkol testinde 1,9 promil alkollü olduğunun belirtildiği, yine ...astanesinin 08.03.2020 tarihli (kaza günü) tarihli labaratuvar tetkik sonucuna göre de sürücü...'in 1,9 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacının, araç sürücüsü arkadaşının alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, davacının yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2,3,4 ve 5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA , Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.