Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10420 E. 2023/12422 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10420
Karar No
2023/12422
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1046 Değişik İş, 2022/1042 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İtirazın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 11.12.2018 tarihinde meydana gelen çift taraflı kaza neticesinde yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD raporuna göre davacının maluliyet oranının %5 olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.100,00 TL sürekli iş göremezlik zararının ve 800,00TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik talebini 45.786,61 TL’ye yükseltmiş, 76.487,05 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça KTK'nın 97 nci maddesinde belirtilen evraklarla usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının müterafik kusuru tespit edildiği takdirde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 27.12.2019 tarih ve K-2019/87907 sayılı kararıyla; başvurunun kabulüne, 45.786,61 TL sürekli iş göremezlik zararının 22.08.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafça KTK'nın 97 nci maddesinde belirtilen evraklarla usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının müterafik kusuru tespit edildiği takdirde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının yanlış yapıldığını ve fahiş tazminat miktarı belirlendiğini, usule uygun başvuru yapılmadığı için temerrüdün söz konusu olmadığını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 25.02.2020 tarih ve 2020/İHK-4261 sayılı kararı ile "... davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun üniversite hastanesi tarafından olay tarihindeki yönetmeliğe uygun şekilde ve davacının güncel muayenesi yapılarak düzenlendiği, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine uygun şekilde yapıldığı, tazminat hesabının doğru olduğu, davacının olayda müterafik kusurlu olduğunun ispat edilemediği, davacı için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin 25.02.2020 tarih ve 2020/İHK-4261 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire'nin 28.12.2021 tarihli ve 2021/5010 Esas ve 2021/11240 Karar sayılı ilamında özetle “... kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve başvuran lehine tam değil 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" şeklindeki gerekçelerle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak "Başvuran tarafından Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan 20.09.2022 tarihli Adli Tıp Polikliniği’nin Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu mütalaa raporu sunulduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında başvuranın % 5 maluliyeti olduğunun belirlendiği, raporun Yargıtay bozma ilamına ve mevzuata uygun olduğunun değerlendirildiği, 20.09.2022 tarihli Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden alınan maluliyet raporu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant (% 0 teknik faiz) yöntemine göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi için alınan 13.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda bozma ilamı dikkate alınarak ilk rapor tarihi (18.10.2019) verileri esas alınarak yapılan hesaplama sonucunda 76.487,05 TL zarar hesaplandığı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 28.12.2021 tarih ve 2021/5010 Esas ve 2021/11240 Karar sayılı ilamı ile İtiraz Hakem Heyetinin 25.02.2020 - 2020/İHK-4261 sayılı kararının bozulması sonrasında İtiraz Hakem Heyeti tarafından bozmaya uyularak alınan maluliyet ve aktüer raporu neticesinde hesaplanan tazminat miktarının daha fazla çıkması sebebiyle “aleyhe bozma yasağı” dikkate alınarak "Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 27.12.2019 tarih ve 2019/K-87907 sayılı kararına karşı sigorta şirketinin itirazlarından başvuran lehine hükmedilen vekalet ücreti dışındaki itirazların reddi ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nin 27.12.2019 tarih ve 2019/K-87907 sayılı kararının 3 no’lu bendinin Yargıtay bozma ilamı gereği, “Başvuran vekille temsil edildiğinden, kabul edilen talep tutarı üzerinden hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak başvurana ödenemesine” şeklinde düzeltilmesine, diğer hükümlerinin aynen icrasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talep miktarının 25.10.2019 tarihli dilekçe ile HMK 107/2 uyarınca talep arttırım işlemi yapılarak 45.787,00 TL'ye arttırıldığını, 25.10.2022 tarihli dilekçe ile HMK 176 uyarınca dava değerinin 76.487,05 TL olarak ıslah edildiğini, talep arttırım işlemi sonrası ıslah yapma hakkının bulunduğu açık olmakla beraber 25.10.2019 tarihli dilekçe ile yapılan işlemin ıslah işlemi olduğu varsayılsa dahi HMK'nın 177/2 nci maddesi uyarınca bozma sonrası 2. ıslah hakkının bulunması sebebiyle İtiraz Hakem Heyetince"... daha önceden ıslah hakkının kullanılarak tüketildiği dikkate alındığında davacının ıslah talebinin Heyetimizce reddi gerektiği anlaşılmıştır." şeklindeki tespitin her halükarda hatalı olduğunu, 18.10.2019 tarihli aktüer raporunda tazminat hesabının Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olarak 1,80 teknik faiz kullanılarak yapıldığını, 13.10.2022 tarihli aktüer raporunda ise Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına uygun bir şekilde progresif rant yöntemi kullanıldığını, her halükarda 13.10.2022 tarihli aktüer raporunda tespit edilen 76.487,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hükme esas alınması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça KTK'nın 97 nci maddesinde belirtilen evraklarla usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının müterafik kusuru tespit edildiği takdirde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının yanlış yapıldığını ve fahiş tazminat miktarı belirlendiğini, usule uygun başvuru yapılmadığı için temerrüdün söz konusu olmadığını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 177 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY 6100 sayılı Hukuk Muhakamesi Kanunu’nun 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece İtiraz Hakem Heyetinin kararının bozulduğu, İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda yeniden hüküm kurulmadığı, davacının başvuruya konu talebi hakkında davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmediği, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine karar verilerek Uyuşmazlık Hakem Heyetinin vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesine, diğer hükümlerin aynen icrasına karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; İtiraz Hakem Heyetince davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının hüküm fıkrasında tereddüt ve şüphe uyandırmayacak şekilde belirlenmemiş olduğu, kararın bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde tesis edildiği anlaşılmıştır. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler gereğince, davacının talebi ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeni bir hüküm kurularak karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Ayrıca, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 21 inci maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." şeklinde düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle, İtiraz Hakem Heyetince bozma kararından sonra yeniden hüküm kurulması ve hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10420, K. 2023/12422, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10420-e-2023-12422-k-7bb23568d1ee