Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10339 E. 2023/13701 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10339
- Karar No
- 2023/13701
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/20 Değişik İş, 2022/20 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddine / Davacının İtirazının Kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2013 tarihinde davacı yolcunun içinde bulunduğu ve davalı ... şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını ancak taleplerine olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 10.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.12.2021 tarihinde toplam tazminat talebini 185.993,14 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, maluliyet raporuna tamamen itiraz ettiklerini, davacıda bulunan skar izi ölçüsünün vücudun %10' una tekabül etmediğini, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, davacının emniyet kemeri takmayarak zararın artmasında etken olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, sigorta şirketine tüm belgeler ile başvuru yapılmadığından sigorta şirketinin temerrüte düşmediğini temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)’ne göre belirlenecek rakamın 1/5'i oranında hesaplanması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmediğinden, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan bu yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporu sunması için verilen süre içinde rapor da sunulmadığından, bu şekilde dava şartı ikmal edilmemiş olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvuruda sunulan raporun kaza tarihinde uygulanması gereken Maluliyet Tespit Yönetmeliğinde yeterli cetvel olmaması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit Yönetmeliğine göre hazırlanan raporla başvuru şartının oluştuğu ve kabul edilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına ve dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmasına göre davacı vekilinin itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne, toplam 148.794,52 TL tazminatın 28.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine 11.09.2018 tarihinde başvurulduğunu, bu başvurunun sigorta şirketine 12.09.2018 tarihinde tebliğ olduğunu, bu tarihe 8 işgünü eklendiğinde faiz başlangıcının 24.09.2018 olması gerekirken 28.04.2021 tarihinin temerrüt tarihi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, hatır taşımasının varlığından söz edebilmek için taşımanın sadece taşıyanın yararına yapılması gerektiğini, arkadaşların taşınmasında manevi yarar bulunduğunu, hatır taşıması indiriminin yersiz olduğunu, vekalet ücretinin tam belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tek taraflı beyanlara göre hazırlanmış olan maluliyet raporunun denetlenmeden hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, skar ölçüsünün maluliyet oranı belirlenmesi için gereken vücut alanının %10’ una tekabül etmediğini, maluliyetten bahsedilemeyeceğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmektedir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve faiz başlangıcında hata bulunmamasına, hatır taşıması indirimi yapılmasında hata bulunmamasına, vekalet ücretinin doğru belirlenmiş olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince değerlendirilmemiştir. Somut olayda; olayın meydana gelişinde ön koltukta oturan davacının yaralanmasının başını ön cama çarpmak suretiyle oluştuğunun, Kaza Tespit Tutanağı veya diğer belgelerde emniyet kemerinin takılı olduğuna dair bir bilgi, bulgu bulunmadığının dolayısıyla emniyet kemerinin takılı olduğuna dair bir tespitin dosyada bulunmadığının, davacının yaralanmasının şekli ve bölgesi gözetildiğinde emniyet kemeri takmadığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.