Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10191 E. 2024/6814 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10191
- Karar No
- 2024/6814
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ...vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne kesin olmak üzere karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 01.09.2023 tarihli ek kararı ile kararın kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2023 tarihli kararı ile davacılardan ... yönünden 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... Gökay yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi olarak açılan davada her bir davacı yönünden temyize konu edilen miktarlar karar tarihi olan 17.07.2023 itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin üzerinde olduğundan, kararın kesin olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 01.09.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin esasa ilişkin kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan Öz Işık İnşaat Taahhüt A.Ş adına kayıtlı diğer davalı ... idaresindeki aracın, müvekkillerinin murisi olan ...'ın da içinde bulunduğu askeri araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, 06 TVN 01 plakalı araç sürücüsünün şerit ihlali yaparak ağır kusurlu davrandığını, müvekkili Hatice'nin eşi olan müteveffa ...'ın Uzman Çavuş olarak görev yaptığını, müvekkili ile müşterek çocuğun destekten yoksun kaldıklarını, murisin ölümünden davacıların derinden etkilendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Hatice Gökay için 40,000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi ve oğlu ... için 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; davanın, müvekkilinin yerleşim yeri olan Muş ili Bulanık ilçesinde görülmesi gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, Muş Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/285 E.-2014/466 K. sayılı dosyasının Yargıtay'da olduğunu ve kesinleşmediğini, müvekkilinin, bilirkişi raporunda çıkan bedeli Jandarma Genel Komutanlığına ödediğini, müvekkilinin tali kusurlu olduğunu, raporlarda bu hususun belli olduğunu, kazanın 14.12.2006 tarihinde meydana geldiğini, davanın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Özışık İnşaat vekili cevap dilekçesinde; trafik kazasının 14.12.2006 tarihinde meydana geldiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin 14.12.2016 tarihinde dolduğunu, davanın 03.01.2017 tarihinde açıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacı ... ile oğlu Berkay'a 16.04.2007 tarihinde Güvence Hesabından toplam 57.500,00 TL ödeme yapıldığını, talep edilen maddi tazminatların yapılan ödemeler nedeniyle reddedilmesini, davacıların mirasbırakanı olan ...' ın Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığında Uzman Çavuş olarak görev yaptığını, İçişleri Bakanlığı tarafından kendilerine gerekli tazminatların ödendiğini, maaş bağlandığını, bu nedenle maddi tazminat alacaklarının bulunmadığını, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin aracını kullanan ...'e İstanbul Teknik Üniversitesi'nden verilen raporda kusur atfedilmediğini, tüm kusurun askeri aracı kullanan Hüseyin Kılıç'a ait olduğunun bildirildiğini, aracın kaza olduğu tarihlerde Finans Sigorta ile Türkiye Genel Sigorta A.Ş ile sigortalı olduğunu, Finans Sigorta ile Türkiye Genel Sigortada davanın ihbar edilmesini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... Gökay yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminat yönünden bilirkişi raporuna ve ek rapora itirazları dikkate alınmadan usul ve esasa aykırı rapora göre karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise çok düşük olduğunu, harç ve yargılama giderlerinin de yanlış hesaplandığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Özışık İnşaat ve Taahhüt AŞ vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, dava açılması için gerekli 10 yıllık zamanaşımının dolduğunu, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, kazaya ilişkin yapılan aktüer hesaplamalar ve kusur raporları arasında çelişkinin bulunduğunu, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin arabasını kullanan ...'e İTÜ'den verilen raporda kusur atfedilmediğini, bütün kusurun askeri aracı kullanan Hüseyin Kılıç'a atfedildiğini, bu raporun dosyaya sunulmuş olmasına rağmen hüküm kurulurken dikkate alınmadığını, ... yönünden hükmedilen tazminat miktarının da yüksek hesaplandığını, rapora göre kusuru bulunmayan ... ve dolayısıyla müvekkili şirketin hakkaniyet ölçülerine aykırı bir tazminat ödemeye mahkum edildiğini, davacı ... Gökay'ın dava sürerken başka bir evlilik yaptığını, bu sebepten ötürü kendisi lehine herhangi bir manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 14/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... Gökay yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı 14.12.2006 tarihli trafik kazası sonucu yolcunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimi yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hüküm bulunması gerektiği açıktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, Bölge Adliye Mahkemesince kararın gerekçesinde davacı eş için 30.000,00 TL, müteveffanın çocuğu için 25.000.00 TL manevi tazminat takdirinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilip davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinafı kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve yeniden hüküm tesis edilmişse de; kararın hüküm kısmında gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde davacı ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Şu hali ile gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğu ve hükmün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu açıktır. Bu durumda; açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun şekilde gerekçe hüküm çelişkisi içermeyen kendi içinde tutarlı, maddi olaya ve talebe uygun, denetime elverişli ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gerekçeli karar ve hüküm oluşturulmak gerekirken, Anayasa'nın 141 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298 inci maddelerine aykırı şekilde hüküm tesisi kararın bozulması gerektirmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
V. KARAR 1 . Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.07.2023 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.